Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bu yazı yazıldığı gün itibariyle ligin başlamasına 18 gün var ve yayıncının ne kadar para vereceği meçhul.

Yayıncı sürekli indirim istiyor. TFF yayıncının yakasına yapışmış "Aman bizi bırakma" diye yalvarıyor.

TFF, kulüplere sürekli "Bunu da bulamayız. Aman bu indirimi de kabul edelim" tarzında yaklaşıyor. Kulüpler Birliği en sonunda 'Artık yeter' diyor. Yayıncı "Valla bir daha indirin, 3 yıl da uzatın yoksa sizinle işim olmaz"a getiriyor. Bir türlü olmayan, olamayan yayınlarına bakmıyor, sürekli "Kutu satamıyorum" diyor.

Kendi başına hiçbir ama hiçbir karar alamayan; toplama takım olan Nihat Özdemir'in arkasına oturtulmuş kurgu ile oluşturulan bu yönetememe kurulu, topu hep getirip getirip Ankara'nın kucağına atıyor.

• "Küme düşme kalkmayacak" dediler kaldırıldı.

• 22 takıma çıkaracaklardı. "Olmaz" dendi, kararı şıp diye verdiler.

• Ligleri 15 Ağustos'ta başlatacaklardı, kulüpler ayaklandı, 11 Eylül haftasına ertelendi.

• Yabancı sayısı düşme kararı ertelendi. Çok büyük ihtimalle o karar da değişecek.

Yani hiç ama hiçbir kararı alamayan bu kurum nedense beIN söz konusu oldu mu tamamen "Aman bak sakın. Bunlarsız yapamayız" tavrındalar.

Bugüne kadar beIN'e verilen tavizlere bakalım:

¤ beIN 'tak' diye emretti; TFF 'şak' diye kabul etti: Fiyatlama değişti. 500 milyon doların yarısı TL yarısı dolar idi ve o dolar 3.86'dan sabitlendi. Yani 500 milyon dolar zaten kurdan zarar etti.

¤ beIN söyledi, TFF 'emrin olur' dedi: Kur ile zaten 500 milyon dolardan çok aşağı düşen fiyat 410 milyon dolara çekildi. Bu esnada yayıncının garantisi olan TEMİNAT MEKTUBU beIN'e geri verildi. Karşılığında "Devlet garantisi aldık" denildi. Yani "Yayıncı bir gün giderse kulüpler naçar kalmasın" diye konulan teminat mektubu Katar devletinin iki dudağının arasına bırakıldı.

¤ beIN, pandemi sürecinde "Ödemem" dedi, olay çıktı. Kulüpler 3 haftalık ödeme istedi. beIN, "Baştan verdiğim peşinatın içinden sayın" dedi. TFF "Aman" dedi, "Üç aşağı beş yukarı anlaşın" dedi ve yine beIN'in istediği oldu.

¤ Şimdi beIN, 2020-21 sezonu için kulüplere 1.7 milyar TL verebileceğini belirtti. Yeni indirim talebi onaylanırsa toplamda %46’lık bir indirim yapılmış olacak. Ayrıca beIN Sports, tüm yayın bedelinin TL üzerinden ödenmesini de istiyor. Yani beIN diyor ki; "Senin Süper Lig'ine yıllık ancak 220 milyon dolar veririm." TFF kıvranıyor. Fikstür dahi çekilemiyor.

¤ beIN'ciler algılara başladı. "Ya bu ligin değeri ancak 250 milyon dolar zaten" diyorlar. Onlar gelmeden 400 milyon dolar olan değer; 20 takıma çıkılmışken 250'ye inecek öyle mi? Bizim futbol dünyamız da bu algıyı yiyor.

☆☆

Israrla altını çiziyorum; kulüplere sesleniyorum beIN'e mecbur değilsiniz.

• Artık 'kutu satma' devri bitti. Netflix ya da yurtdışında yayın işi yapan benzeri bir platform olan DAZN bu işe girmez mi sanıyorsunuz?

• "Turkcell - Vodafone - Telekom ortaklığına verilecek bir yayın ihalesi 300-350 milyon dolar olur" diyorum ısrarla. Bunu muhatapları ile konuşmadan mı uydurdum sanıyorsunuz?

• Ya da elektrik faturalarına eklenecek 1 TL ile maçların TRT'de yayınlanması imkansız mıdır diye düşünüyorsunuz?

☆☆

beIN, ikide bir "Buradan giderim" diyorsa; Kibar Feyzo'daki Maho Ağa gibi "Vallah sataram köyü haa" diye tehdit ediyorsa bırakın gitsinler. Yerleri dolar.

Açıkça söyleyeyim. Buradan tüm gerekli merciler de duysun. Yayın krizinin eli kulağında. Yayın işini kim çözerse o TFF başkanı olur ve o koltukta uzun süre kalır. Özdemir yönetimi bu mantıkla beIN'ci ekibiyle bu işi çözemez. O zaman herkesin saygı duyacağı bir yönetim kurulu kurulmasının zamanı gelmiştir.