Serebral palsi (beyin felci),vücut hareketlerini ve kasların uyumlu kullanım bozukluğuyla sonuçlanan, çocuğun beyinsel gelimini etkileyen bazı hastalıklar sonucu ortaya çıkan bir grup patolojinin adıdır.

Serebralpalsi ilerleyici bir hastalık değildir. Beyin gelişimi gebeliğin erken dönemlerinden itibaren başlar ve çocukluk çağında devam eder. İlk 2 yıl beyne zarar veren herhangi bir olay serebralpalsiye neden olur. Bu hasar beyinden vücuda ve vücuttan beyne gelen uyarıları bozar.

Serebral palsi her çocukta değişik ağırlıkta ve tiptedir. Beynin hasar gören bölümüne göre spastik çocuklarda şu bulgular olabilir: Kaslarda sertlik veya kasılmalar, istemsiz hareketler, yürüme ve koşma gibi kaba motor hareketlerde zorluk, yazı yazma veya düğme ilikleme gibi ince motor hareketlerde zorluk, algılama zorluğu. Bu sorunlar beslenme, solunum, idrar-dışkı kontrolünde problemler, havale geçirme, öğrenme güçlükleri, gelişme geriliği gibi ek sorunlara da neden olabilir. Spastik olan kol veya bacak ağrıyı, acıyı hisseder. Spastik çocukların hareketlerindeki bozukluğun derecesi zeka düzeyini göstermez. Spastik çocukların bir kısmı zamanla daha iyi duruma gelirken bir kısmı da gelişebilecek ek sorunlar nedeni ile daha kötüye gidiyor gibi görünebilir. Bu durumu engellemek ve yaşam kalitelerini arttırmak için mümkün olan en erken yaşta tedaviye başlamak gerekir. Serebral palsi bulaşıcı değildir, kalıtsal değildir, hayatı tehdit eden bir durum değildir."

SEREBRAL PALSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Serebral palsi belirtileri arasında ilk önce yeni doğan (0-2 ay) döneminde bebeğin huzursuz olması, sürekli ağlaması, sağ-sol el veya ayaklarında hareketlerinin farklı olması, aynı şekilde el ve ayak eklemlerinde sertliklerin olması görülebiliyor. Bebeğin 3’üncü ayından itibaren baş kontrolünü sağlayamaması ve 6’ncı aydan itibaren tek başına oturamaması da belirtiler arasında yer alabiliyor. Fiziksel gelişimde gecikme olan ya da bir problemden şüphelenen ebeveynlerin, çocuklarını mutlaka çocuk nöroloğuna götürmeleri tavsiye ediliyor.

SEREBRAL PALSİ TEDAVİSİ NASILDIR?

Serebral palsi söz konusu olduğunda tedaviden çok rehabilitasyon kelimesini kullanıyoruz. Çünkü Serebral palsi tedavi edilebilen ya da ilerleyen bir durum değil. Ömür boyu rehabilitasyon gerektiriyor.

Serebral palside en çok spastisiteye bağlı hareket kısıtlılığı görülüyor. Spastisitenin şiddetine göre kas gevşetici tedaviler gerekebiliyor. Yaygın tutulumun görüldüğü tetraparezik Cerebral Palsy’lerde kas gevşeticiler oral ya da beyin omurilik sıvısına direkt pompa yardımıyla verilebiliyor. Ancak spastisite vücudun belli bölgelerinde görüldüğü hemiparezi, diparezi gibi tutulumlarda sadece etkilenen bölgeyi tedavi edecek şekilde kas içine botulinum toksinuygulaması ile tedavi edilebilir. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı çocuklarda ise ortopedik ameliyatlar gündeme geliyor. Bunlar görece yerleşmiş rutin tedaviler haline gelmiştir.

En güncel ve umut vadeden tedaviler ise fonksiyonel beyin cerrahisi alanında yaşanan gelişmelerdir. Günümüzde bu yöntemler güvenilir ve etkin bir yöntem olarak kabul edilmiştir. Özellikle istemsiz hareketlerle seyreden diskinetik bireylerde derin beyin stimülasyonu (DBS),distoni başta olmak üzere istemsiz hareketlerin etkin biçimde tedavisini sağlamaktadır. Beyin pili olarak bilinen DBS yöntemi ile hastaların hayat kalitesi önemli derecede yükselmektedir. Seçilmiş hastalarda DBS mutlaka akla gelmelidir.

Serebral palsiye eşlik edebilen epilepsi ise sıklıkla antiepileptik ilaçlarla etkin biçimde tedavi edilebilmektedir. Dirençli nöbetlerde ise yine cerrahi yöntemler nöbet kontrolünün sağlanmasına büyük katkı sağlamaktadır. Epilepsi cerrahisi, ilaçla tedavi edilememiş birçok hastanın nöbet kontrolünü sağlamaktadır.