İklim değişikliği ile birlikte tarımsal hasarların boyutunun ve sıklığının arttığının altını çizen Tarım Sigortaları Havuzu Tarsim'in Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, "Tarım sigortası bir maliyet değil bir ihtiyaç" dedi. Tarımın devam etmesinin diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Satoğlu, Tarsim'in oldukça zor bir uğraş olan tarımın devam etmesinde önemli katkıları olduğunu dile getirdi. 

Bitkisel ürün sigortalarının yanı sıra yaptıkları hayvan hayat sigortasında önemli artışlar olduğuna dikkat çeken Satoğlu, hem küçükbaş hem de büyükbüş hayvan sigortalarında yüzde 40-50 artışlar olduğunu dile getirerek, "3,5 milyon büyük ve küçük baş hayvan ile 1.9 milyon kovan sigortalı. Ayrıca su ürünlerinde de sigorta önemli düzeye ulaşmış durumda" diye konuştu. Türkiye'de 2,8 milyonu özel sigorta 516 bini de tamamlayaıcı sağılk sigortasında olmak üzerez toplam 3 milyon 339 bin kişinin özel sağlık sigortası bulunuyor. Bu rakamlar Türkiye'de sigortalı hayvan sayısının insan sayısını geçtiğini gösteriyor.

TERÖRİSTİN VERDİĞİ ZARAR DA KAPSAMDA

Sigortalı hayvan sayısının sigortalı insan sayısını geçmesinde Tarsim'in sigorta kapsamını genişletmesinin etkisi büyük. Tarsim daha bu yıl hayvan sigortalarında 13-14 hastalığı daha sigorta kapsamına aldı. Örneğin hayvan hırsızlığı ve terör nedeniyle meydana gelebilecek teminata alınınca hayvan hayat sigortası önemli boyuta ulaştı.  

 

 TÜRKİYE'NİN YÜZDE 20'Sİ SİGORTALI 

Bitkisel alanda ise Tarsim'in kapsadığı alan Türkiye'de ekilebilir alanın yüzde 20'si civarında. 13-14 milyon hektarlık alının 25 milyon haktarı güvence altına alınmış durumda. 2005'te tarım sigortalarına başlarken örmek alınan İspanya'da sigortalılık oranı 40 yılda yüzde 30'un üzerine çıkmışken Türkiye için 13 yılda yüzde 20 önemli bir başarı. Satoğlu, Türkiye'de potansiyelin yüzde 40-45'e kadar çıkabileceğini düşünüyor.

BAZI BÖLGELERDE YÜZDE 60'A ÇIKTI

Genellikle kaderci olarak bulunen ve bu nedenle sigorta yaptırmaktan kaçındıkları söylenen çiftçilerin hiç de böyle olmadıklarını Satoğlu'nun verdiği bilgiler ortaya koyuyor. Satoğlu, köylülerin o köyde bir kaç tane hasar olduğu zaman üreticinin hasar ödemesini aldığını görmesi halinde bir sonraki yıl o köyde sigortalılık oranının muazzam arttığını dile getiriyor.  Satoğlu, ayrıca üzüm kayısı, fındık gibi değerli ürünlerin sigortalılık oranını yüksek olduğunu ikincisini ise don ve doludan etkilenen ürünleri üretenleri olduğunu bilireterek, "Örneğin Manisa'da sigortalılık oranı yüzde 60'a kadar çıkmış durumda" dedi. Sigortanın Anadolu'da yüzyıllardır var olan imecenin modernize edilmiş hali olduğunu anlatan Yusuf Cemil Satoğlu, çiftçilerin sigortayı tanıdıkça imece gibi algılamaya başladığını da sözlerine ekliyor. 

 

 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLİYOR, HASAR ADEDİ VE ŞİDDETİ ARTIYOR

Satoğlu, 2018'i kısaca şöyle değerlendirdi: "2018 yılı tarım sigortası açısından, oldukça yoğun geçti. Türkiye'nin hemen hemen her bölgesinde yaşanan dolu hadiselerinin önemli bir payı oldu. Dolunun yanı sıra sel, su ve fırtına hasarları da önemli yer tuttu. Küçük çaplı don hadiseleri de yaşandı. Genel olarak bunları iklim değişikliklerinin etkileri olarak görüyoruz. İklim değişikliği dünyanınn belli bölgelerini değil dünyanın tamamını etkiliyor. Türkiye de bundan nasibini alıyor. Hasarların adedi ve şidddeti giderek artıyor. 2018'de biz bunu gürdük. 360 binin üzerinde hasar ihbarı geldi. Önceki yıl bu rakam 300 bin civarındaydı. Hasar ödememiz de 200 bin üreticiye 1.2 milyar liraya yaklaştı. Bunun yüzde 80'i bitkisel alandan geldi. Üreticimiz ise 900 milyon lira civarında prim ödedi. Devlet katkısı ile birlimte 2 milyar 50 milyon lira civarında prim toplandı. 

50 MİLYON LİRA HORTUM HASARI ÖDENDİ

-Tarım sigortalarına çiftçilerin ilgisi nasıl? 

Her geçen gün tarım sigartalarına olan ilgi artıyor. Poliçe adedinde yüzde 10 artış oldu ve poliçe 1 milyon  800 bine yaklaştı. Sigortalı varlık 42 milyar lirayı geçti. Bir önceki yıla göre sigortalı varlık yüzde 40 yükselmiş oldu. Sigorta bedeli yüzde 40 yükselirken primler yüzde 25 arttı. Fiyatlarda üretici lehine artış gerçekleşti. 

Hasar ödemeleri ise 800 milyon liradan 1.2 milyar liraya ulaştı. Örneğin Manisa'da bir köye gittim. 80 yaşındaki bir amca bu köyde hayatında ne don ne de dolu hadisesi yaşanmadığını söyledi. Ancak o köyde geçen yıl hem don hem dolu hasarı oldu. Sel, su hasarlarının yaşanmadığı bölgelerde bile bu hasarlar olmaya başladı. Dolu ise geçen yıl 81 ilin 70'inde meydana geldi. Sel su hasarları ise Trakya, Ege ve Akdeniz'in belirli bir bölümü ile Karadaniz'de yaşandı. Fırtına hasarları da çok yoğun oldu. Mersin, Antalya bölgesi fırtınadan oldukça olumsuz etkilendi. Öyle ki Mersin, Antalya civarında hortum hasarı artık normal hale geldi. Yaklaşık 50 milyon lira hortum hasarı ödedik. 2017'de fazla olan kuraklık ise 2018'de çok görülmedi. 

 -2018'de hangi alanlarda hasar ödemeleriniz oldu?

Kayısı ve buğdayda ayrıca elmada ciddi hasar ödemelerimiz gerçekleşti. 

 

-2019'da neler taminat dahilinde olacak? Yeni planlarınız nedir?
Bitkisel alanda nohut, yeşil ve kırmızı mercimek kuraklık teminatına girdi. Sıcak rüzgarların vereceği zararlar ile incir ve üzümde  aşırı yağmurların neden olacağı zarar taminat kapmasına alındı. Elma, armut ve ayvada ise hasar başlangıç dönemi tomurcuklanmadan önceye alındı, yani hasar dömeni uzatıldı. Ayrıca küçükbaş hayvanlarda yavru atma, arıcılıkta ise kovan ve arının yanı sıra şimdi de kovandaki bal artık sigortalı hale geldi. Ayı saldırıları arıcılıkta an önemli hasarları oluşturuyor. Bir ayı 6 kovanı birden götürüp içindeki balları yiyebiliyor. Geciçi arıcılar da Tarsim kapsamına alınmış durumda.

-Bazı ülkelerin Tarsim'i örnek aldığını biliyoruz. 2018'de hangi ülkelere danışmanlık verdiniz?

2018'de 35 ülkeye danışmanlık hizmeti verdik. Latin Amerika'dan Afrika'ya Bonsa Hersek, Makedonya'dan Çin, Filistin ve kardeş ülke Azerbaycan'a kadar bir çok ülkede gittik. Azerbaycan'da tarım sigortaları sisteminin kurulması için anlaşma yapıldı.