• Canlı Yayın
  • 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlık ve Spor Bayramı kutlu olsun
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Yargının yeniden yapılanmasında ve yargı içerisine FETÖ/PYD mensuplarının monte edilmesinde en büyük etkisi olduğu iddiasıyla tutuklanarak cezaevine konan Hakimler ve Savcılar yüksek Kurulu eski 1. Daire Başkanı İbrahim Okur hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. 

Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianame, yargılamanın yapılacağı Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gönderildi. Daire de Okur için duruşma tarihini 23 Temmuz 2018 olarak belirledi.

Tek kişilik iddianame 94 sayfadan oluştu. Başsavcılık, İbrahim Okur’un terör örgütü FETÖ/PYD üyesi ve yöneticisi olmak suçlarından 22 buçuk yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. 

İbrahim Okur da savcılık ifadesinde, örgüt üyesi olmadığını ancak mahkemenin örgüt üyesi olarak kendisi hakkında hüküm kurması halinde ‘etkin pişmanlık’ yasasından yararlanmak istediğini belirtti. 

Okur’un etkin pişmanlık yasasından yararlanıp yararlanmayacağına Yargıtay 9. Ceza Dairesi karar verecek. Daire, Okur’un verdiği bilgilerin örgütün dağılmasına ve deşifre olmasına yardım edip etmediğine göre karar etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyecek.

Okur’un Bylock kullanıcısı olmadığı, ancak pek çok bylock görüşmesinde adının geçtiğinin belirtildiği iddianamede, tüyler ürperten sözlerin yer aldığı da göze çaptı.

Habertürk Ankara'dan Yasemin Güneri'nin aktardığına göre; İddianamede FETÖ/PYD davası sanıklarından Halil Işıklar’ın Bylock yazışmalarında tüyler ürperten şu ifadeler de yer aldı: 

“2 bin kişiyi almadan düzelmez bu işler” demiş Hoca Efendi. Saraya yürüyüp O adamı taşlayıp indirmeden düzelmez, aslında bir sabahlık işi var hepsinin. Savcı yazacak iddianameyi, kolluk gücü olarak asker makul şüphe gözaltı yapacak, Hakimlerde 2. günü ayarlanıp iş bitecek. Kurul üyelerini de alacan, medyayı da, 1 günde toplar geçersin, 1 haftada her şey değişir. Gerisi artık ülkeyi almış olacaksın. 17/25’i niye yaptık o zaman, hazırlık var şu an… Emniyete kalsa, asker girmeden biz bile hallederiz diyo. İlk günü tüm medyaya kayyım, manşetler uçurumdan dönüldü, kaos bitti vs. manşet atacak… Darbe olmamış olacak. Savcı verecek gözaltı kararlarını, Garnizonlara yazacak direk, 1 savcı yeter, gerisi kolluk gücünün işi. Bu çalışmayı detaylı yazıp gönderdim. 3 dosya, İŞİD, vatana ihanet ve 17/25 aralık. Cumhurbaşkanına bile kanunen gözaltı yapılabiliyor. Sonra istifaları istenir abluka altında iken, kabul etmeyenler ya İmralı ya yurtdışı. “

Savcı, iddianamesinde bu yazışmaları örgüt tarafından darbe planlarının ve hazırlıklarının yapıldığına delil olarak gösterdi. 

İddianamede, İbrahim Okur’un FETÖ/PYD davası sanıklarından HSYK eski genel sekreteri Mehmet Kaya’yı genel sekreterliğe öneren kişi olduğu da yazıldı. Ahmet Hamsici’nin mahkemeye verdiği ifadede, “İbrahim Okur’da Fethullah Gülen örgütü mensubuydu” sözleri de deliller arasında yer aldı.

Ele geçirilen bylock görüşmelerinde, “Bu halkı eğitim seviyesi ortalama ilk okul 4. halkı ikna demek ilk okul 4 öğrencisinin ikna demek abi” dendiği de iddianameye yansıdı.

İddianamede en çarpıcı cümlelerden biri de, “Kendisini eğitim ve insan yetiştirmeye adadığını iddia eden bir sivil toplum kuruluşu için gizliliğin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bir sivil toplum örgütü insanlardan ne saklayabilir ki. Ama radikal bir terör örgütü için gizillik hayati bir öneme sahiptir.

İddianamede, İbrahim Okur’un örgüt içerisindeki konumu, örgütün adeta silah olarak kullandığı yargı yapılanmasının en üstünde yer alan mahrem sınıf olan HSK 1. Daire Başkan8lığı sıfatı ile FETÖ/PYD isimli terör örgütünün hücre yapılanmasında, HSK kurumu içerisinde özel göreve haiz yönetici sıfatında olduğu sonucuna varıldığı belirtildi.

İddianamede, kamuoyuna mal olan Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy gibi kumpas davaları soruşturmalarını yürüten Zekeriya Öz, Ercan Şafak ve Fikret Seçen’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekilliği’ne atanmasını Okur’un sağladığı belirtildi.

İddianamede aynı zamanda İbrahim Okur’un örgüt içerisindeki konumu ve örgütün silah olarak kullandığı yargı yapılanmasının en üstünde yer alan mahrem sınıf olan HSYK üyeliği ve 1. Daire Başkanlığı ile FETÖ?PYD silahlı örgütünün, hücre yapılanmasında HSK kurumu içerisinde özel göreve haiz yönetici sıfatında olduğu sonucuna varılmıştır deniildi

Okur, Mahkeme’nin hakkında terör örgütü üyesi olduğu kanaatine varırsa beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesini istedi. 

Okur 23 temmuz da hakim karşısına çıkacak…