Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Fethiye körfezindeki “alg” patlamasını yazınca Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün aradı…
Sorununla ilgileneceğini belirtti, “Ama bilesiniz ki belediyelerin kontrol mekanizması yok” kaydını da düştü…
Yetkinin tamamen Çevre Bakanlığı’nın elinde olduğunu, denize giden atıklara dönük bir denetim yetkilerinin dahi bulunmadığının altını çizdi.

“Kaotik bir durumun olduğunu ben de kabul ediyorum” deyip devam etti:
“Muğla olarak nüfusum 1 milyon gözüküyor; İller Bankası’ndan alabildiğiniz 30 milyon lira kredi. Oysa denizleri temiz tutabilmem, çevreyi koruyabilmem için yapacağım yatırım yazları 5 kat artan nüfusa göre olmalı, bu da 5 milyar lira…”
Türkiye’nin en fazla arıtma tesisi ve en büyük “çöp depone (toplayıp imha etme)” alanlarına sahip tek kenti olduklarını belirten Gürün, ilk kez bu yıl Bodrum’da çöp alanı yangı ile karşılaşılmadığını anımsattı.

BEŞ YILDA 1226 PATLAK

Su isale hattının 1226 kez patladığını da belirterek trajikomik hikâyesini paylaştı:
“Bir isale (suyu kaynağından şebekeye taşıyan) hattı beş yılda 1226 kez patlama yapabilir mi? Bu hattı DSİ yaptığı için sürekli övünüyor; iyi de çalışmayan, sürekli sorun çıkaran hattan söz ediyorum. Kuralına uygun yapılmamış ki patlıyor. Bürokratlar, sorunun olduğunu kabul ediyor ama hattın değişimine karşı çıkıyor. Çünkü hattın değişimini kabul etse kuralına göre yapılmadığını da kabul etmiş olacak. Bu da baştan yanlış yapıldığını kabul ve kendisinden hesap sorulacağı anlamına geldiği için değişime karşı çıkıyor.”
Gürün sözlerini, “Ben tek başına bir Muğla değilim, Türkiye’yim, yazın 8 ay boyunca Türkiye’nin her bir yerinden insan akıyor” diye noktaladı.

HEP BİRLİKTE BATAR

Haksız da değil…
Çünkü oya işlenmiş gibi kıyılarıyla Türkiye turizminin en önemli merkezlerini bünyesinde barındıran Muğla, başlı başına bir değer…
Bodrum, Dalaman Datça, Fethiye, Marmaris, Köyceğiz, Milas, Seydikemer, Ortaca, Ula, Yatağan, Menteşe, Kavaklıdere; her biri Anadolu’nun birçok ilini katlayacak nüfusa sahip…
Yaz aylarındaki nüfusları ise büyükşehirleri geride bırakacak boyutta.
Peki, yatırımlar yapılamazsa, belediyelere getirilen ekonomik blokajlar artarsa ne olur?
Şunu belirteyim ki, turizmde bugün gelinen noktada kimsenin “bu benim sorumluluk alanım değil” demesi olanaksız.
Birinin sorumluluğu diğerine yüklemesinin yaratacağı etkiyi görmek için Fethiye körfezinde geçen hafta ortaya çıkan alg patlamasına bakılmasında yarar var.
Bunun bir an olup bittiğini de kimse sanmasın, eğer önlem alınmazsa bir iki günde patlama olup bitmez, sürekli alg patlamalarına dönüşür.
Sorunun boyutunu anlamak için yakın geçmişte alg patlamaları yaşayan İtalya’ya ne maliyet getirdiğini turizm işiyle uğraşanlara sorsun…
Onun içine batarsa sadece yerel yönetim veya o bölgenin turizmi batmaz, toptan batılır…