Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Bir gün önce köpürmeler, deniz içinde hareketlenmeler başladığında geliyor olduğu belliydi.
Ertesi gün de rengi ile geldiğini ortaya sergiledi.
Nasıl bir şey olduğunu yazının altındaki video ve fotoğraflardan göreceksiniz.
Deniz bir anda çim ekilmiş bahçeye döndü, bir ada oluşturup, Kızıl Ada önlerinden akıntıyla kıyıya yaklaştı, oradan da Fethiye limanına doğru yol aldı…
Beş yıl kadar önce Antalya ve Datça açıklarında da yaşandığı için ne olduğunu hemen anladım; bilimsel adı “alg” olan, kirliliğin yarattığı etki sonucu ortaya çıkan deniz yosunundan başkası değildi.
Bir başka anlatımla, fitoplankton çoğalması, yani alg (deniz yosunu) patlamasıydı.
Neden olur sorusuna gelince, konuştuğum ziraat mühendisleri iki gerekçe ortaya koydu.
İlki akarsuların önlerine bir engel gelip, içinde besin birikimine neden olması, birden suyun şişip patlayarak denize boşalması; ikincisi ise atık arıtma sistemlerinin çalıştırılmayıp denize salınması…
Besin zincirinin en alt halkasını oluşturan alglerin de buna hızlı bir şekilde saldırması.
Aktarıldığına göre son dönemde sıklıkla görülmeye başlanmış.
Dere yataklarında fazla yağmur nedeniyle zaten boşalma olduğu için ortaya çıkmasının nedeni olarak gösterilen ilk gerekçe ortadan kalkıyor; ikincisi öne çıkıyor.
Yani arıtma sistemlerinin çalıştırılmaması.
Yanlış anlaşılmasın, tek başına belediyelerden söz etmiyorum; pıtrak gibi büyüyen tatil siteleri ve turizm yatırımlarının arıtmaları da son dönem sıkıntılı bir hal almış.

ELEKTRİK FATURASI ARTINCA

Gerekçe olarak da bir anda yükselen elektrik faturalarını gösterdiler.
Her ne kadar Çevre Bakanlığı, Çevre Kanunu’nun 29’uncu maddesinin emri gereği, arıtma tesislerinin elektrik giderinin %50’sini yıl sonunda geri ödüyor olsa da bu dahi pahalı gelmeye başlamış.
Bazıları da buradan aldığı indirimi, sanki arıtma sistemini çalıştırıyormuş gibi başka alanlardaki elektrik giderlerine saymaya başlamış.
Eğer bir önlem alınmaz ise turizme yaratacağı etkinin büyüklüğünün hangi boyuta ulaşacağı açık.
Bunun denetimle çözülecek tarafının kalmadığı da yıllardır görünüyor.

ÇÖZÜM BASİT

O nedenle çözüm oldukça basit.
Madem kullanılan elektrik fatura bedelinin %50’si arıtma tesislerinde iade ediliyor, o zaman turizm yatırımlarının olduğu bölgelerde bu oran çok daha yüksek rakama çekilir.
Öyle yıl sonunda toplam elektrik gideri üzerinden de hesaplama yapılmaz, arıtma sisteminin bulunduğu yere konulacak özel saatler aracılığıyla anında yararlanır hale getirilir.
İndirim, yıllık değil, aylık fatura ödemesi üzerinden yapılır; bu da kimsenin yan yollara sapmasına, arıtmaya harcamış gibi gösterdiği elektriği başka alanlarda tüketmesinin önüne geçilir.
Yapılmazsa sorun dünyanın en iyi koyları arasında sayılan Fethiye ve ona bağlı Ölüdeniz ve Göcek’i de vurur…
Sintine içinde kalmış turizm algısını da bedava elektrik versen hiçbir arıtma sistemi temizlemez…