Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Güncel Özgür Özel, Genel Merkez'den Meclis'e yürüdü | Son dakika haberleri

        Genel Merkez’den ayrılarak Meclis’e yürüyen Özel, yürüyüş sırasında gazetecilere açıklama yaptı, “Bir makamı meraklılarına bıraktık. CHP'nin gerçek genel merkezi bundan sonra TBMM'deki grup salonu ve 81 ildeki ilk başkanlıklarıdır” dedi.

        Özel, TOMA’nın üzerine çıkmasına ilişkin ise yürüyüşe devam edebilmek ve polise karşı herhangi bir taşkınlık yaşanmaması için görüşme halinde olduğunu söyledi.

        “BİZE MECLİS’TEKİ ODAMIZ YETER “

        Özel, gazetecilerin sorusu üzerine, şöyle konuştu: "Meclis’e yürüyorum. Bundan sonra durmak yok. Kaybedenler geride kalsın. Daha önce de söyledim. Bu parti kurulduğunda bir genel merkez binası yoktu. Savaş meydanlarında askeri çadırların içinde kuruldu. O fikir öyle olgunlaştı. Meclis kurulduktan sonra da ilk genel merkezi Birinci Meclis’in içindeydi. Hala daha orada mevcut. Bize Cumhuriyet Halk Partisi’ni büyütmek için, iktidar yapmak için bina lazım değil. Bize yürek lazım, mücadele lazım. Bize Meclis’teki odamız yeter.

        Mücadeleyi Birinci Meclis’te olduğu gibi Meclis’ten başlatıyoruz. Elbette partimizi geri alacağız. Elbette genel merkezimizi geri alacağız. Elbette baba ocağını geri alacağız. Ama o güne kadar da sokaktayız, meydandayız. Başımızı sokacak bir yer ararsak Meclis’tir. Benim Türkiye'de 83 tane makam odam var. Bunlardan bir tanesini bıraktık. Bir tanesi Meclis’te, 81 tane de ilde il başkanlığı var. Her bir ilde benim makam odam, makam masam var. Birini geride bıraktım. 82’ncisine doğru yürüyorum."

        ÖZGÜR ÖZEL MECLİS'E ULAŞTI

        Polis müdahalesiyle gerçekleşen tahliye işleminin ardından CHP Genel Merkezi'nden ayrılan Özgür Özel ve beraberindekiler yürüyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ulaştı.

        Meclis önünde basın açıklaması yapan Özel şöyle konuştu:

        "İşte bu yüzden 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldi dediğimizde gözler yerde, başlar önde kimse kimseyle konuşmayacak haldeyken görev bize düşer dedik. Cumhuriyetin gençlerine, kadınlarına, muhafızlarına görev düşer dedik. Söz verdik, yenilmeyeceğiz, kaybetmeyeceğiz dedik, ışıkları erkenden kapatmayacağız dedik.

        Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. 'Gelin siz geçin partinin başına biz size güveniyoruz' dedi. Öyle zor bir işi başardık ki, 'Atatürk gelse bu delegeyle seçimi kazanamaz, Cumhuriyet dönemi boyunca ne bu partide ne diğer partide genel başkan seçimle değişmedi, değişmez' dediler. Dedim ki 'Bizim delegeyi, onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu ikna edecek. Ankara'ya gelirken onlarla konuşun da gelin' dedim. Geldiler, salondaki yerini aldılar.

        'DELEGE HALKIN SESİNİ DİNLE'

        Kiminiz salondaydınız, kiminiz de dua ile ekranınızın başındaydınız. O gün hiçbir kimsenin kimin söylediğini bilmediği ama duyunca iştirak ettiği, salona, dışarıya, Türkiye'ye yayılan slogan yükseldi. Slogan şuydu: 'Delege halkın sesini dinle'.

        Tüyleri diken diken oldu hepsinin, onbinler, yüzbinler, milyonlar 'delege sokağın sesini dinle' diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, karar verdiler, partide değişimi yaptılar. O günden sonra 4 ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik.

        Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik, 47 yıl sonra CHP; Türkiye'nin birinci partisiydi artık. İşte bizim hikâyemiz böyle. Bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için, onu yendiğimiz için, onu yeneceğimiz, onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü.

        En iyi siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz Türkiye biliyor ki, ne 31 Mart seçimi ne de gelecek seçimde saraydakinin inmesi tek başına CHP'nin gücüyle olacak şey değil. Birbirini, ülkesini seven farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk'ü seven milyonlar kurtaracak.

        "AK PARTİ'NİN BUTLAN KOLLARI KOLKOLA KARŞIMIZDADIR"

        'Zulüm o gün başladı' dedim ya. İttifak, ittifak bir ittifak daha. Sonradan şekillendi karşımıza dikildi iki mağlubiyeti hazmedemeyenler. 31 Mart seçimlerinde ilk yenilgiyi ve bundan sonraki onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla Türkiye'de ilk kez bir siyasi partide seçimle bir genel başkan gelmesini, 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torunun, bir emekli öğretmen çocuğunun genel başkan olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza.

        AK Parti'nin yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları kolkola karşımızdadır. Buradan bugüne kadar hep sustum, ben 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür, büyüğünü sayan Özgür, koluna girdiğine kötülük düşünmeyen Özgür, sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.

        “SİZE SÖZ VERİYORUM, BENİ ACIYLA, ZULÜMLE, BASKIYLA TERBİYE EDEMEZLER”

        Ama yeter, kendime acımıyorum, ama son seçim akşamını başına tülbentli sirkeli bağlayan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acımıyorum. Kendime acımıyorum, bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan, onu göndermeden gidersem gözüm açık giden partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. Size söz veriyorum, beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler, dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.

        Geçen sene 19 Mart darbesi bu ülkede en yeni nesil, en uyanıkça darbedir. 19 Mart darbesi bu Cumhurbaşkanının kendinden sonraki Cumhurbaşkanına, Ekrem İmamoğlu'na yaptığı darbedir. Ondan sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız, yolsuz demiştir. Bu ülkenin, bu partinin evlatlarına casus demiştir, hilebaz demiştir ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Biz kimseyi satmayız.

        “GENEL MERKEZİMİZE GİRDİLER, KAPILARI CAMLARI İNDİRDİLER, GAZ SIKTILAR, İŞGAL ETTİLER”

        19 Mart darbesinden sonra verdiğimiz büyük mücadeleyi durdurabilmek bu sefer de partiye operasyona giriştiler, 21 Mayıs 2026 gününde partinin başında delegenin sokağın sesini dinleyerek seçtiği 47 yıllık mağlubiyeti bitiren, yenenleri darbeyle partinin başından uzaklaştırmaya kalktılar. En son bu sabah 07.00'de ne kadar Ankara'nın kriminal, tehlikeli, suçu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar, gençlere saldırdılar, gençlik kollarına saldırdılar. Partiyi, baba evini koruduk, İstanbul'da yaptıkları gibi bu kez de şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek genel merkezimize girdiler, kapıları camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler.

        Biz, ben, sen hepimiz hep beraber son ana kadar direndik, sonra yollara döküldük geldik. Yağmur yağdı üstümüze, dolu yağdı üstümüze. Hani diyor ya birileri 'arının' diye, onların sıktırdığı biber gazından yağan yağmurla biz arındık. Bu partinin iktidarın biber gazından gayrı dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur.

        Önümüze 8 kilometrelik yolda 6 kere bariyerler geldi. O kadar güzelsiniz, haklı ve güçlüsünüz ki, o bariyerlerin her birini incinmeden ama asla geri durmadan geçtik.

        “BİNADAN ÇIKTIK, MERAKLISINA BIRAKTIK”

        İşte oradan buraya geldik. Burası Milli Egeminlik Parkı. 6 barikat aştık geldik, TOMA'ları aştık geldik. Meclis'in önüne geldik. Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu, Sivas kongresinde sonra Anadolu yaylalarında, topraklarında sonra harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bu partinin ilk genel merkezi 1. Meclis'teki bir odaydı sadece. Meclis açıldı, 9 Eylül 1923'de genel merkezi yoktu. Bizi genel merkezimizi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alanlara söylüyoruz; binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dir.

        Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Sizinle birlikte yürüyoruz. Bu meydanın özelliği şudur; biz birbirimizi sevenleriz, ülkesini sevenleriz, cumhuriyeti sevenleriz, ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız. Şimdi bir davet yapmak isterim. Hepinizi bir davet yapmak isterim. Bu parti çok zorluklar gördü. Bu partiyi darbeciler kapattılar. 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı ve butlan kolları CHP'yi bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum. Partiyi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşları; ikinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtılar; üçüncü seferinde CHP'yi işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız?

        Partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hep beraber hem CHP'ye hem de Atatürk diğer emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkacağız."

        ÖZEL: SÜRECİ TBMM'DE YÜRÜTECEĞİZ BAYRAMDA SAHADA OLACAĞIZ

        Ben 15 Temmuz'da AK Parti hedef alındığında demokrasinin yanında durmuştum. Bugün de parti içinde bir darbe yapılıyor, milletin tarafında duruyorum. Şükürler olsun ki millet de arkamızda duruyor. Siyasi Partiler Kanunu'nda tüzüğün bize verdiği tüm yetkileri kullanacağız. Parti Meclisi'nde karar kuvvetinde yapabileceğimiz ne varsa onu yapacağız. Toplumsal baskıyı artıracağız. CHP baskıyla, kaptı kaçtıyla elde tutulacak bir yer var. Süreci buradan yürüteceğiz. Genel merkezi koruma refleksi doğruydu. Bayramda sahada oluruz. Bir çatı gerektiğinde o çatı TBMM çatıdır. Ama esas olarak sokaktayız. Bundan sonra büyük bir iktidar yürüyüşünü sokaklarda, 81 ilde yürütmeye devam edeceğiz. Siyasi partiler üyelerin seçtiği delegeler, delegelerin seçtiği yönetimler tarafından yürütülür. Parti şuan fiilen kapanmıştır. Umarım Eylül'e kalmaz. Bu darbeden sonra bir kez daha açacağız. Ümit ediyorum 9 Eylül'e kalmaz.

        TBMM'DEKİ ODASINDA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRDÜ

        Özgür Özel'in TBMM'deki odasında bir süre dinlenmesinin ardından çalışmalara başladığı öğrenildi.

        SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞTI

        Özgür Özel, kişisel sosyal medya hesabından bugün yaşananlarla ilgili olarak yaptığı paylaşımda, yağmurda ıslanmış haldeki görüntüsüne yer verdi.

        KILIÇDAROĞLU'NUN AVUKATI İKİNCİ KEZ DİLEKÇE VERDİ

        İstinaf mahkemesinin kararıyla CHP Genel Başkanı olarak görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne ikinci kez dilekçe verdi. Çelik, "Parti Genel Merkezi'nin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz" ifadelerini kullandı.

        ANKA'da yer alan habere göre; İstinaf mahkemesinin CHP Kurultayı'nın iptaline ve önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun tedbiren genel başkan olarak görevlendirilmesine ilişkin kararının ardından, sabah saatlerinde CHP Genel Merkezi'ne gelen Kılıçdaroğlu'nun avukatları ve bazı milletvekilleri partiye alınmadı.

        Bunun üzerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun Avukatı Celal Çelik'in, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne, dilekçe verdiği öğrenildi.

        REKLAM

        Emniyete dün de dilekçe verdiği, bugün yaşananların ardından ikinci kez dilekçe sunduğu belirtilen Avukat Celal Çelik, dilekçesinde şunları kaydetti:

        "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararı ve Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin dosyasında düzenlenen tebliğ-tebellüğ belgeleri gereğince, CHP'nin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen ısrarlı bir biçimde önceki Parti ilgilileri tarafından Genel Merkez boşaltılmamıştır. Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi Genel Merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla Parti Genel Merkezi'nin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz."

        "MAHKEME KARARINA UYUN"

        Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez, sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’nun ifadelerini paylaştı.

        Paylaşıma göre Kılıçdaroğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim. Ayrıca örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır."" dedi.

        VALİLİKTEN EMNİYETE TAHLİYE TALİMATI

        Öte yandan Ankara Valiliği tarafından yapılan paylaşımda, emniyete tahliye talimatı verildiği bildirildi. Yazılı açıklamada şu sözlere yer verildi:

        "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 21.05.2026 tarihli ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı kararı ve Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2026/33826 Esas sayılı dosyasında düzenlenen tebliğ ve tebellüğ belgeleri gereğince; Cumhuriyet Halk Partisi Vekili Avukat Celal Çelik’in Ankara Emniyet Müdürlüğüne yaptığı başvuru ile mahkeme kararına uyulmadığı bildirilmiştir.

        CHP Vekili Avukat Celal Çelik, CHP Genel Merkezinin mahkeme kararına dayalı olarak yetkililere teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.

        Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine sunulur."

        EKİPLER MERKEZE ULAŞTI

        Valiliği'nin talimatı sonrası polis ekipleri tahliye için CHP Genel Merkezi'ne geldi. CHP Genel Merkezi'nin tahliyesi talebinin sabah saatlerinde tebliğ edileceği iddiaları üzerine yaşanan gerginliğe ilişkin konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, şunları söyledi:

        “Biz bu haksız, hukuksuz kararı tanımadığımızı ve tanımayacağımızı defalarca söyledik. Bize bugün yapılanlar aslında demokrasiye, halk iradesine darbedir, sandığın kaçırılmasıdır. Biz yine de olgun davranmaya, demokrasiye uygun davranmaya, kamu düzenini bozmamaya ve özellikle de güvenlik güçlerimize karşı karşıya gelmemeye çalışan ve sorumlu davranan taraf olduk.

        Her zaman iletişimden yana olduk. Baba ocağımızı korumasını biliriz. Ama 'baba ocağımızla ilgili önemli, kritik görüşmeleri de her zeminde yapmaktan çekinmeyiz' dedik.

        Ancak bu sürece uymayan, sabah saatlerinde bulabildikleri mafyavari insanlarla, CHP’li olmakla hiçbir ilişkisi olmayan insanlarla meydan okurcasına zorbalıkla girmeye çalıştılar. Biz bunu engelledik, püskürttük. Yine denerlerse yine püskürtürüz.

        Ancak burada hiçbir güvenlik gücümüze bir saygısızlık yapılmaması için, hiçbir içerideki arkadaşlarımızın burnu kanamasın, hiçbir polisimize en ufak bir müdahale olmasın, hiçbir güvenlik gücümüzün üniformasında ufacık bir yırtık olmasın diye iletişim sürdürüyoruz. Bunun gereği olarak da arkadaşlarımızla görüşüyoruz.

        Olumlu, olgun, Türk demokrasisine yakışır bir sonuç almaya çalışıyoruz. Biz burada Türkiye'ye yakışır, bu ülkenin 80 yıllık çok partili rejimine yakışır, 100 yılı aşkın demokrasi deneyimine yakışır bir gün yaşanmasını ve bu sorunun olgunlukla, demokrasinin ve hukukun kazanacağı şekilde çözülmesi için gerekli olgunluğu ve çabayı gösteriyoruz.”

        ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU'NDAN İKİNCİ GÖRÜŞME

        Basın Danışmanı Sönmez, Özel ve Kılıçdaroğlu'nun telefonda ikinci bir görüşme yaptığını açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklama yapması bekleniyor.

        Gece yapılan telefon görüşmesinde belirlenen isimlerle birlikte bugün saat 14.00'te Özel-Kılıçdaroğlu heyeti görüşecek.

        Kılıçdaroğlu adına; Mahir Polat ve Orhan Sarıbal ile Özel adına da; Murat Emir ve Suat Özçağdaş'ın parti binası dışında bir yerde görüşeceği bildirildi.

        Yapılan yeni açıklamada görüşmenin gerek olmadığı gerekçesiyle iptal olduğu bildirildi.

        "SÜRECİN GEREKTİĞİ GİBİ İŞLETİLMESİNİ İSTİYOR"

        Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, " Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi Genel başkanı olarak sürecin olması gerektiği gibi işletilmesini istiyor ve bu isteğini de sizinle paylaşıyorum. Kemal Bey yargı kararına uyulması; hukukun üstünlüğü ilkesiyle davranılması ve tutum alınması gerektiğini söyledi. Çünkü Kemal Bey kapının bu tarafının da diğer tarafının da Genel Başkanı; böyle bir görüntünün olmasından en çok Kemal Bey rahatsız oldu." dedi.

        CHP'de mutlak butlan sonrası son gelişmeler
        CHP'de mutlak butlan sonrası son gelişmeler Haberi Görüntüle

        TEBLİGAT GÖSTERİLMEDİ

        CHP Genel Merkezi'nin tahliyesi iddiaları üzerine sabah saatlerinde yaşanan gerginlik devam ediyor. CHP'li Murat Emir, Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftci ve Deniz Yavuzyılmaz otopark kapısına giderek polisle müzakereye başladı.

        Polisler, kapının açılmasını talep ederken Emir de “Önce tebligatı görmem gerek” dedi. Ancak tebligat gösterilmedi. Müzakere sürüyor.

        "ÇIKIŞIN YOLU ACİL KURULTAYDIR"

        CHP'li Murat Emir açıklamalarda bulundu. Yaptığı konuşmanın satırbaşları şöyle:

        "Bu krizi bu demokrasi krizini olabilecek en az hasarla atlatmanın çarelerine baktık. Özellikle kurultayın tarihini belirlemek için toplanacaktık. Bu bir sandığın kaçırılmasıdır. Buradan çıkışın tek bir yolu vardır, o da acil kurultaydır. Mademki bizim yaptığımız kurultayı saymıyorsunuz o halde getirin sandığı hangi delege ile istiyorsanız onunla kurultay yapalım. Yine bir uzlaşı arayışının içindeyiz. Biz ne ülkemizin ne halkımızın ve ne partililerin böyle bir krizi hak etmediğini söylüyoruz. Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık. Az sonra görüşeceğiz ve bir çözüm bekliyoruz."

        "KAPILARI KAPATMIŞ DEĞİLİZ"

        Eski CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, CHP Genel Merkez yöneticilerinin İçişleri Bakanı ile görüşme taleplerine ilişkin şunları söyledi:

        "Dün geceden beri devam eden bir karşılıklı görüşmeler trafiği var. Dün gece devam eden trafikten sonuç alamadığımız için sabah buraya geldik. Bu sorunun bu noktalara gelmemesi için elimizden geldiği kadar kolaylaştırıcı olmak istedik. CHP Genel Merkezi’nin kapısının önüne geldik ve 'gelin oturup konuşalım, burada hukuki bir durum var, partimizi birlik beraberlik içinde ortak akılla geleceğe taşıyalım' bakış açısıyla CHP Genel Merkezi’nin içine girip birlikte konuşmak istedik ama bu mümkün olmadı. Sabah 7.30-8.00’den beri buradayız, içeriye davet edilmedik. İçeride arkadaşlarımız var onlarla telefon görüşmeleri yapıldı ama bu görüşmelerden de bir sonuç alamadık. Biz hala tüm bunlara rağmen buradayız.

        Görüşmek istiyorlarsa diyalog kapılarını kapatmış değiliz. Telefonlarımıza cevap vermedikleri için basın üzerinden konuşmak durumunda kalıyoruz. Sizin aracılığınızla bu arkadaşlara bir mesaj vermek istedik. Kendileri İçişleri Bakanlığı’ndan randevu talep ettiklerini ve oraya gideceklerini söylediler. Bence İçişleri Bakanlığı’na gitmeye gerek yok, biz buradayız çözeriz. Konunun tarafıyız, oturalım konuşalım. Çözüm burada. O kadar fazla zahmet etmelerine gerek yok. Bir araya gelip hızlı bir şekilde çözeriz. Hepimiz Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Bizimle görüşmek istiyorlarsa bizi davet etsinler ya da biz davet edelim, bir araya gelelim."

        SARI: KILIÇDAROĞLU'NUN GENEL MERKEZE GELİŞİ HENÜZ PLANLANMADI

        CHP Genel Merkezi'nin önünde basın mensuplarına açıklamada bulunan eski CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, "Bu gerginliğin ortadan kalkması için diyalog mekanizmalarını zorlamaya çalışıyoruz. Sadece milletvekili arkadaşlarımızla içeri girmek, sohbet etmek ve konuşmak istediğimizi, diyalog kapısını açık tutmak istediğimizi söyledik. İçerideki partili arkadaşlarımız kendilerine göre, bizim içeriye girmemizi uygun bulmadılar" dedi.

        Sarı ayrıca, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Merkez'e gelmesine ilişkin planlamanın henüz yapılmadığını söyledi.

        CHP HEYETİ İÇİŞLERİ BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ

        İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin CHP'li Murat Emir ve Suat Özçağdaş ile yaptığı görüşme sona erdi. Görüşme yaklaşık yarım saat sürdü. Emir, görüşme hakkında, "Bizim için yararlı bir görüşme oldu" dedi.

        Kendileri açısından son derece yararlı bir görüşme olduğunu belirten Emir, görüşmede icra talebinin usule aykırı olarak yapılmaya çalışıldığını ifade ettiklerini söyledi.

        İcra memurlarının hukuken gerekmediği halde Genel Merkez içerisine girmek istediğini öne süren Emir, "Oysa usulüne göre icra tebligatı yapılması son derece önemlidir. Öncelikle usul işlemler tamamlanır ve sonrasında ihtiyaç duyulursa icra memuru gerektiğinde ilgili yerin duvarına o kararı yapıştırıp gidebilir ve bu tebliğ edilmiş sayılır. Bütün bunlar ortadayken bizim avukatlarımızın o dosyaları incelemesine dahi izin verilmemiş. İlla kapıyı açıp içeri gireceğiz zorlaması yapılmıştır. Bu kendileri açısından bir talihsizliktir ve boşuna bir enerji kaybı olmuştur. Bunu Sayın Bakan'ımıza ilettik." diye konuştu.

        Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunduklarını anımsatan Emir, "Sayın Bakan'a da arz ettiğimiz gibi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının şu anda sitesinde de CHP Genel Başkanı'nın Sayın Özgür Özel olduğu açıkça görülmektedir. Bunun sebebi de bu kararın, yani mutlak butlan kararının olmaması gereken bir tedbir kararı olmasından dolayıdır. Bir tedbir kararıdır ama yok hükmündedir. Çünkü bu davada talep edilen şey, 38. Kurultay'ın yok sayılmasıdır. Mahkeme '38. Kurultayı tedbiren yok sayıyorum' diyerek aslında esas kararın yerine geçmiştir." ifadelerini kullandı.

        Emir, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı konuya el koyana kadar İçişleri Bakanı Çiftçi'den güvenlik güçlerinin Genel Merkez'e güç kullanarak girmemesini özellikle arz ettiklerini bildirdi.

        Kendilerinin iletişime açık olduğunu dile getiren Emir, CHP'nin ihtiyacı olanın bir an önce kurultay yapılmasının, kurultay tarihinin belirlenmesi olduğunu dile getirdi.

        Emir, "Sayın Bakan nezaketiyle dinledi bizi. Tabii o da bu gelişmelerden doğal olarak memnun değil. Bu meselenin demokratik ilkelere göre ve suhuletle çözülmesinden yana, ama tabii ki onun da İçişleri Bakanı olmak dolayısıyla görevleri var. Ama biz yine de kendisinden demokratik teamüllere uygun bir tavır göstermesini rica ettik, takdir kendilerinin." dedi.

        EMİR'DEN SARI'YA YANIT

        CHP'li Murat Emir, eski CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı'nın "Bence İçişleri Bakanlığı’na gitmeye gerek yok, biz buradayız çözeriz. Konunun tarafıyız, oturalım konuşalım. Çözüm burada" sözlerine karşın açıklamalarda bulundu.

        Emir, "İletişime açığız diyorlar ama iletişime kapalılar. İletişime biz açığız. İçişleri Bakanlığı’na önce giden biz değiliz, başkaları. Kesinleşmemiş olan bir butlan kararını, telafisi imkansız sonuçlar doğuracak olmasına rağmen uygulamaya kalktılar. İçişleri Bakanı’na ilk giden bu arkadaşlarımızdır. 12 gibi yaparız dedik. Kendileri dün gece görüşelim demişti, biz bu sabahki 7'de yapılan gövde gösterisinin altlığı olduğunu şimdi anlıyoruz. Sayın bakan nezaketi ile dinledi bizi. Tabii o da bu gelişmelerden doğal olarak memnun değil. Demokrasi ile çözülmesinden yana." dedi.

        ÖZEL: BURADAN ÇIKMAYACAĞIZ

        CHP Grup Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı video paylaşımında açıklamalarda bulundu.

        Genel merkezden açıklama yapan Özel, "Baba ocağındayız, CHP'nin Genel Merkezindeyiz. Atatürk'ün emaneti makamındayız. Bir saldırı altındayız. Suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz, AK Parti'yi yenmek. Suçumuz, CHP'de bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı 'değişim' deyip o değişim iradesiyle, gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak.

        İki sonucu hazmedemeyenler; partideki başarımızı hazmedemeyenlerle 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani AK Parti'nin yargı konularıyla butlan ittifakı var. Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabah 07.00'de hiçbirisi CHP'li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında arkada yürüyenlerin CHP'li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar. Gençler püskürttü, tekrar geldiler. Daha kalabalık geldiler. Kapılar kapandı, direniş başladı.

        Şimdi polisle geldiler ve binaya girmek, gazla girmek, jopla girmek, polisle birlikte girmek. Bu binayı tahrip etmek istiyorlar, bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama 'delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz' dedik. Kaldırabilirler, söküp atabilirler. Sokağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir.

        Seçim sokakta, meydanda kazanılıyor. Biz, bundan sonra sonuna kadar burada direnip eğer bizi buradan söküp atarlarsa da iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz. Kimse unutmasın, bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Önce savaş meydanlarında, çadırlarda kuruldu. Sonra CHP, Birinci Meclis'teki bir odayı kendine genel merkez kabul etti. Bize bir oda yeter. Bize bir çadır yeter. Bize milletimiz yeter. Ama bu darbecilerin de milletimize yaptığı yeter.

        Milletimizi, sevenlerimizi, buna tepki göstermeye, sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine, tüm Türkiye'de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, genel merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim alamayacaklar." dedi.

        POLİS, TAHLİYE İÇİN BİNAYA GİRDİ

        Genel Merkez'in bahçesindeki CHP Milletvekili Murat Emir ve beraberindekilerle görüşen polis ekipleri, bir süre bekledikten sonra Genel Merkez binasına giriş hazırlıklarına başladı.

        Partinin demir bahçe kapısını yıkarak geçen ekiplere Genel Merkez bahçesindeki partililer, su ve cam şişe attı. Polis ekipleri, bahçede ve binada bulunan partililere biber gazıyla müdahale ederek Genel Merkez'e girdi.

        CHP Genel Merkezi içinde gazdan etkilenen kişilerin olduğu, bazı partililerin kapılara koltuklardan barikat oluşturmaya çalıştıkları görüldü.

        Polis ekipleri, kurulan barikatları dışarı çıkartırken bazı partililer ve milletvekillerinin üst kata çıkan polisleri engellemeye çalıştıkları, merdivenlere deterjan gibi temizlik malzemelerini döktükleri öğrenildi.

        ÖZEL: BİZE YENİLGİ YAKIŞMIYOR

        CHP Grup Başkanı Özgür Özel açıklamalarda bulundu. Özel'in açıklamasında satırbaşları şöyle:

        "Çok değerli dostlar,

        14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Bize yenilgi yakışmıyor, bize kaybetmek yakışmıyor, Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum.

        Ben de Ekrem Başkan da değişimin samimiyetini, mücadelesini ve başarısını görüp ona katılan herkes bir süredir kendine yakışanı yapıyor; birileri de kendine yakışanı yapıyor. Bugün sabahın 07.00'sinde biz onlara, 'En kısa sürede kurultay ilan edin, bu sorun bitsin' deyip, öğlen 12.00'de 'Bunu konuşalım' demişken; sabahın 07.00'sinde arkalarına Ankara'da ne kadar kriminal tip varsa onları takıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendine yakışanı yaptı.

        80 yaşında bastonuyla burada direnen de 16 yaşında halkçı liseli genç de kendine yakışanı yaptı" dedi.

        'CHP BUNDAN SONRA SOKAKTADIR'

        Özel, "Yapmayın dedik. Partiyi, kişisel hırslarınızdan dolayı bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti'ye teslim etme planının parçası, öznesi olmayın dedik. Dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler, butlan kovaladılar.

        Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti'nin hakiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Ne o? Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik? Teslim mi olacaktık?

        Devletin polisini, milletin evlatlarını baba ocağına yığanlara, baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktırıp cop vurduranlara yazıklar olsun. Daha önce de söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar, nereye? Sokağa. Kardeşim, biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki.

        Sokakta yaptık, meydanda yaptık. İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum; Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır. İktidara yürümektedir.

        Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Butlancılığı, mağlubiyetle tatmin olanları, muhalefet koltuğuna talip olanları geride bırakıp iktidar koltuğuna yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar" ifadelerini kullandı.

        Özel, konuşmasının ardından genel merkezden ayrılarak, partililer ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne doğru yürüyüş başlattı.

        Özel'in CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye yürüyüşü 6.5 kilometrelik bir mesafeyi kapsıyor.

        Beraberindeki partililerle ve kurmaylarıyla yürüyen Özel'e katılmak isteyen kalabalıkla polis arasında zaman zaman arbede yaşanıyor.

        POLAT: GENEL BAŞKANIMIZIN ODASINI BOŞALTMAMAKTA ISRAR EDİYORLAR

        CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da Genel Merkez'e girmeye çalıştıklarını belirterek, "İçerideki, önceki dönem yönetimdeki arkadaşlarımız kapıları tutmuşlar. En azından vekiller, vekillerle görüşsün. Grup Başkanı Sayın Özgür Özel yukarıda; onunla görüşelim. Ama arkadaşların suhuletle bir geçiş planlamadıklarını anlıyoruz. Bu, partimiz, üyelerimiz ve Türkiye açısından sıkıntılı bir durum. Biz, Türkiye'nin yükünü almak istiyoruz. Türkiye'ye yük olmak istemiyoruz. Yeni bir dönem başlıyor, partimiz hızla toparlanacak. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi hızla, mümkün olan en kısa sürede kurultayımızı da yapacağız. Fakat arkadaşlarımız anlayamadığımız bir inatla partinin üyelerini ve milletvekillerini alıp, Sayın Genel Başkanımızın, Parti Meclisimizin ve MYK'mızın odalarını boşaltmamakta ısrar ediyorlar. Bir şekilde çözeceğiz" diye konuştu.

        TEBLİGATI YIRTTI

        CHP Grup Başkanı Özgür Özel, makam odasında kendisine ulaştırılan, Genel Merkez'in tahliyesine ilişkin icra dairesinden alınan tebligatı, "Bunun için yıktılar baba ocağını" diyerek yırttı.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Özel Meclis'e ulaştı

        CHP Genel Merkezi'nden ayrılan Özgür Özel ve beraberindekiler yürüyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ulaştı. Hemen ardından Özel, Meclis önünde açıklamalarda bulundu

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ