HABERTURK.COM

 

Habertürk'ten Alper Uruş'un haberine göre Türkiye, 9 Ekim’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde, terör örgütü PKK/YPG’nin sözde terör devleti girişimine karşı Barış Pınarı Harekatı’nı başlattı. Harekat sürecinde önce ABD ardından ise Rusya ile 32 kilometre derinlikte terör örgütü mensubu kalmaması üzerine mutabakata varıldı.

TEL ABYAD’DA KANLI SALDIRI

Dün ise Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) kontrolünde olan Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’nin hemen karşısında bulunan Tel Abyad şehrinde terör örgütü YPG/PKK tarafından bombalı araçla düzenlenen saldırıda 13 kişi hayatını kaybederken, 40 kişi de yaralandı. Güvenlik Uzmanı ve Stratejist Abdullah Ağar saldırıya ve bölgedeki gelişmelere ilişkin sorularımızı yanıtladı.

“PAZAR SALDIRISI İLK DEĞİLDİ”

“Tel Abyad ve Rasulayn’da terör örgütü mensubunun kalmaması üzerine evet ABD bizimle mutabakat yaptı. Hatta, YPG/PKK’nın buradan çekildiğine dair yazılı belge de verdi. Ancak bu mutabakat sonrası hem Tel Abyad’da hem de Rasulayn’da 5-6 saldırıyla karşılaştık.

 

Teröristlerin katliamda kullandığı bomba yüklü kamyonet.

Yani dün yaşanan kanlı eylem ilk değildi. Çekilme sürecinden sonra bombalı, roketli, havanlı, sniperlı ve güdümlü tanksavar ile YPG/PKK güvenlik güçlerimizi ve sivilleri hedef aldı.

“SALDIRININ TEK BİR NEDENİ VAR”

Burada YPG/PKK’nın başka bir oyun peşinde olduğunu görmek gerekiyor. Bu tür saldırıların tek bir nedeni var o da; bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve bunu insanların hafızalarına sokma girişimi… Bakın dün 5-6 yıldır kapalı olan Akçakale Sınır Kapısı, ki buradan 1 milyon Suriyeli’nin evine döneceği basına yansıdı, temizlenirken, sınır kapısında tadilat ve bakım yapılırken bu bomba patlatıldı. YPG/PKK buraya Suriyeliler’in dönmesini kesinlikle istemiyor.

“İSTİKRARI BEN SAĞLARIM” MESAJI

Bununla birlikte, geri göçü istemediği gibi, kendisinin çıktığı bu bölgede istikrarsızlığın baş gösterdiğini hem Suriye kamuoyuna hem de küresel ölçekte dünyaya göstermeye çalışıyor. Mesajı açık bize, ‘burada istikrarı ben sağlayabilirdim’ diyor. Bölücü örgüt bu saldırılarla insanları yönetmeyi ve yönlendirmeyi hedefliyor.

Afrin’de, El Bab’da benzer saldırılar olmadı mı? Oralarda da gördük bu tür saldırıları. Türkiye şu an orada hastaneleri, okulları onarıyor; yeniden inşa ediyor. Altyapısına destek oluyor ve bunların hepsi terör örgütünü rahatsız ediyor.

“SALDIRIYI, DEAŞ DA ÜSTLENEBİLİR”

PKK, bu patlattığı bomba ile dünya kamuoyuna da oynuyor. Çok önemli bir ayrıntı var. Bu saldırının YPG/PKK tarafından yapıldığını biliyoruz ancak yarın bu saldırıyı çıkıp DEAŞ da üstlenebilir.

Bölücü örgütle asimetrik ilişkisi olan DEAŞ’ın bu saldırıyı üstlenme olasılığı bile var. Bununla da, ‘Bakın ben bölgeden çekildim, DEAŞ bomba patlattı’ mesajı vermeye çalışır. Ancak saldırının doğrusal ya da asimetrik olarak YPG adına yapıldığı ortada.

“ABD, SOÇİ’DE BELİRLENEN SAHADA”

ABD’lilerin Rumeylan-Kahtaniye (doğu-batı) hattında kendilerini göstermelerinden sonra dün de Tel Tamir-Derbesiye hattında (güney-kuzey) kendilerini göstermeleri söz konusu. Buralar hem ABD’lilerle hem de Ruslarla yapılan mutabakatlarda YPG/PKK’dan arındırılmış olması gereken bölgeler.

Bu güney-kuzey hattına ABD devriyesinin, YPG/PKK’nın, Türkiye’nin Tel Tamir’de dini azınlıklara etnik temizlik yapıyor iftirasından sonra gelmesi dikkat çekiyor. Öte yandan ABD’lilerin Kamışlı’da YPG/PKK’lılarla görüştüğü iddia ediliyor.

“RUSYA, ABD’DEN ROL ÇALIYOR”

Rus Dışişleri Bakanı Lavrov Türkiye’nin bölgedeki güvenlik hassasiyetine saygı duyduğunu belirterek Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın ve Türkiye’nin Kürt sorunu olduğuna atıfta bulunuyor.

Rusya sorunu böyle algılayabilir ama Türkiye’nin Kürt sorunu değil terör sorunu var. ABD bu dili kullanıyordu ve Türk-ABD ilişkilerinin hangi noktaya geldiği ortada. Kürt sorunu var demekle bence Rusya hem nalına hem mıhına vuruyor.

 “DEAŞ İLE BATI AFRİKA PROJESİ”

İki gün önce Nijer’de Boko Haram 12 askeri öldürmüştü. Dün de Mali’de 53 asker öldürüldü ve 10’u da yaralandı. Nijer ile Mali komşu. Bunu sözde yeni halifeyle DEAŞ/Boko Haram üzerinden etkinin, dizaynın Batı Afrika atağı olarak okuyorum. Bağdadi Irak’la başlamış, 23 ülkeyle emekli olmuştu.

DEAŞ, Boko Haram Batı Afrika’da; Nijerya, Mali, Nijer, Kamerun, Çat ve Burkino Faso’da var. Yani DEAŞ üzerinden Batı Afrika Projesi, Fransa! Sadece Ortadoğu’nun petrolleri değil, başta Batı Afrika’nın stratejik madenleri ve zenginlikleri de gündemde.

“O SALDIRILAR BİAT NİTELİĞİNDE”

Mısır Sina’da, Nijer’de, Mali’de bu saldırılar tabii biat niteliği taşıyor. DEAŞ, mutasyona uğramış, değişmiş, gelişmiş bir örgüt gibi davranıyor. Lider olarak açıkladığı Ebu İbrahim El Kureyş ile Hz.Peygamber arasında bir bağ kurmaya çalışıyor ve böylelikle kendisine masumiyet, uluhiyet kazandırma düşüncesinde.

Ama olduğu her bölgede İslamofobi’ye hizmet ediyor. Irak’taki Türklere ve Türkiye’ye oyun kurmaya çalışıyorlar. Eski liderleri Bağdadi, Bağdatlı değil Samara’lıydı. Enternasyonalist bir örgüte dönüştüğü için küresel bir lider kimliği yaratmaya çalışıyor.

 

1881 -
1938