Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Yıl 1996. Takvimler 11 Nisan’ı, saatler ise 13.00 sıralarını gösteriyordu. İstanbul, baharın en güzel günlerinden birini yaşıyordu. Öğle yemeği için eve gelen İsa adlı genç adam, kapıyı çaldı. Ancak 26 yaşındaki eşi Aygül’den ne bir ses geldi ne de kapı açıldı.

Eşinin komşularına gitmiş olabileceğini düşünen İsa, iş yerine geç kalmamak için binadan ayrıldı. Saatler ilerledikçe endişe büyüdü. Aynı apartmanda yaşayan bir akrabası da Aygül’e ulaşamayınca durumdan şüphelendi. Sessizlik artık sıradan bir yokluğun ötesine geçmeye başlamıştı.

ZEHİRLENMİŞ SANILDI

Harekete geçen komşulardan biri, yan balkondan içeri girdi. Genç kadın, eve adımını atar atmaz kısa bir süre sonra çığlık attı. Çığlıkla birlikte kapıyı açan genç kadın, “Aygül’e bir şey olmuş” diye bağırdı.

Bunun üzerine komşular koşarak eve girdi. Evde hareketsiz halde yatan Aygül’ün boyun kısmından yoğun bir çamaşır suyu kokusu geliyordu. Bu koku, ilk anda herkesi aynı düşünceye sürükledi: “Eyvah, temizlik yaparken zehirlenmiş.”

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ