TBMM'de banko görevlisini rehin almaya çalışan, DHKP-C ile bağlantılı olduğu belirlenen biri kadın iki kişi gözaltına alındı.

Saat 14.50’de TBMM Dikmen Kapısı’na gelen biri kadın iki kişinin, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile randevuları olduğunu söyleyerek, Meclis'e girmek istediği öğrenildi. TBMM Güvenlik Kaynakları'ndan edinilen bilgiye göre yakalananların isimlerinin daha önce Mahmut Tanal'ın ofisi tarafından Meclis protokolüne bildirildiği belirlendi.

DOSYALARI KABARIK

Yakalananların üst aramalarında bomba düzeneği süsü verilmiş siyah kutu ve uç kısmına kesici cisim bantlanmış kurşun kalem bulundu. DHKP-C terör örgütü ile irtibatlarına yönelik bilgiler bulunan şahıslardan Mulla Zincir hakkında 'terör örgütü propagandası yapmak', 'kanuna aykırı toplantı ve yürüyüş kanununa muhalefet' ve 'hakaret' suçlarından 5 adet açık ceza dava dosyası bulunduğu aktarıldı.

Yakalanan diğer isim Eylem Yücel hakkında ise 'Terör Örgütü Adına Eylem ve Faaliyetlerde Bulunmak' suçundan Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde bir süre tutuklu kaldığı, 'silahlı terör örgütüne üye olmak', 'terör örgütü propagandası yapmak', 'görevi yaptırmamak için direnme', 'kamu malına zarar verme', 'kanuna aykırı toplantı ve yürüyüş kanununa muhalefet' suçlarından 13 adet açık ceza dava dosyası bulunduğu, 'hakaret' suçundan ise aranma kaydı bulunduğu belirlendi.

ADI YASAKLI LİSTEDE

Mulla Zincir'in 2015 yılında Meclis'e ziyaretçi salonundan atlayıp içeri girmek istediği, engellenince Berkin Elvan'la ilgili slogan attığı belirtildi. Bu olayın ardından Meclis’e girişi yasaklanan Mulla Zincir'in adı yasaklı listede çıkınca içeri alınmadı.

 

TBMM BAŞKANI ŞENTOP: OLAYIN BİR MİLLETVEKİLİ İLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ YANLIŞ OLUR

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Meclis'te DHKP-C ile bağlantılı olduğu belirlenen biri kadın iki kişinin gerçekleştirdiği terör eylemi girişimine ilişkin, "Meclisimizde güvenlikle ilgili gerçekten iyi işleyen bir sistem var. Güvenlik görevlisi arkadaşlarımızı tebrik ediyorum." dedi.

"GÜVENLİK GÖREVLİSİ ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Şentop, tüm milletvekillerine, personele ve özellikle de terör örgütü bağlantısı tespit edilen şüphelilerin fiziken zarar verdiği Meclis çalışanlarına geçmiş olsun temennisinde bulundu.

Ziyaretçi olarak gelen iki kişiden erkek olanın içeri girdiğini, kadının ise ziyaretçi kabul salonunda beklediğini belirten Şentop, erkek şüphelinin yaklaşık 1,5 saat içeride kaldıktan sonra dışarı çıkarak bekleme salonuna gittiğini, burada iki şüphelinin birlikte yaklaşık 1-1,5 saat daha vakit geçirdiğini anlattı.

İki şüphelinin daha sonra birlikte içeriye girmek istediğini ancak kadın şüphelinin Meclise giriş yasağı olduğunun tespit edildiğini ifade eden Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"MECLİSİMİZ, MİLLETİMİZİN EN FAZLA ZİYARET ETTİĞİ YERDİR"

"Kendilerine bunu izah etmeye çalışan halkla ilişkiler görevlimize, erkek olan arkadan saldırarak, boğazından sıkıyor. Oradaki güvenlik güçlerimizin müdahalesiyle etkisiz hale getiriyorlar. Daha sonra savcılık zaten olaya el koydu, soruşturma şu an devam ediyor. Meclisimizde güvenlikle ilgili gerçekten iyi işleyen bir sistem var. Buradaki, güvenlik görevlisi arkadaşlarımızı tebrik ediyorum, kendilerine hassasiyetleri için teşekkür ediyorum. Giriş yaptıkları andan itibaren kendileriyle ilgili bütün bilgiler, örgüt üyeliği dahil olmak üzere, ilgili birimlerimiz tarafından öğreniliyor. Bu şekilde gerekli takipleri yapılıyor".

Şentop, bir gazetecinin salı günü Meclise çok fazla ziyaretçi geldiğini hatırlatarak, bu kişilerin güvenlik soruşturmalarının nasıl yapıldığını sorması üzerine Şentop, "Meclisimiz, milletimizin en fazla ziyaret ettiği yerdir. Bilhassa partilerimizin grup toplantılarının olduğu salı günleri, ortalama 30 binin üzerinde kişi Meclisimize giriş yapıyor. Meclis'te, giriş yapan herkesin güvenlikle ilgili bilgilerini derleyen, bunun anında veya en kısa zamanda tespitine imkan veren bir sistem var. O anlamda güvenlikle ilgili, giriş çıkış anlamında, kontrol bütünüyle güvenlik güçlerimizin elinde" şeklinde konuştu.

Yeni güvenlik önlemleri alınıp alınmayacağına dair soruya da Şentop, "Bunu tekrar değerlendiriyoruz. Bununla ilgili toplantılar yapıldı. Emniyet Genel Müdürlüğünden arkadaşlarımız da geldiler, gerekli incelemeler yapılıyor. İlave bir şey gerekirse yapılır ama buradaki güvenlikle ilgili sistemin iyi bir sistem olduğunu söyleyebilirim" yanıtını verdi.

"GÜVENLİK TEDBİRLERİ KİMSEYİ RAHATSIZ ETMEMELİ"

Şüphelilerin aranırken nasıl Meclis'e girerek CHP Milletvekili Mahmut Tanal ile görüştüğünün sorulması üzerine Şentop, içeri giren erkek zanlının aranmadığını, aranmış olsa bununla ilgili bilginin güvenlik görevlilerinin ekranına düşeceğini söyledi.

Kadın zanlı hakkında da örgüt üyeliğinden değil başka bir suçtan yakalama kararı bulunduğunu ifade eden Şentop, kadın zanlının zaten içeriye giriş yapmadığının altını çizdi. Şentop, "Giren kişinin örgüt üyeliğine dair istihbari bilgi var ama kendisiyle ilgili bir mahkeme kararı yok" dedi.

Milletvekillerine bölgelerinden çeşitli talepler geldiğini, bunların çoğu zaman milletvekillerine intikal etmediğini, danışmanlar tarafından değerlendirildiğini anlatan Şentop, şunları kaydetti:

"Bunlar arasında tanıdığınız da tanımadığınız da olabiliyor. Bu anlamda olayın belli bir milletvekili ile doğrudan ilişkilendirilmesi bence yanlış olur. Bazen milletvekili, seçim bölgesinden hiç tanımadığı kişilerle kalabalık içerisinde görüşebiliyor. Bu sebeple, soruşturma bağlamında böyle bir ilişkinin şu anda pek bir kıymet ifade ettiğini düşünmüyorum. Ama şunu söylemek isterim, bilhassa milletvekillerimizin de danışman arkadaşlarımızın da bu konularda biraz daha dikkatli hareket etmelerini öneririm. Çünkü, burada sadece belli şahısların, milletvekillerimizin değil Meclisimizin de güvenliği söz konusu. O anlamda güvenlik görevlilerimizin giriş çıkışlarla ilgili aldığı tedbirler kimseyi rahatsız etmemeli, milletvekili arkadaşlarımızı da çalışan bürokrat arkadaşlarımız da. Bunlar hem bizim hem Meclisimizin güvenliği için alınan tedbirlerdir".

CHP'Lİ TANAL: MAKAM ODAM KALABALIK OLMASA BUGÜN HAYATTA OLMAYABİLİRDİM

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, vatandaş, Atatürk tişörtü ile TBMM'ye giremezken, terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahısların kesici, delici aletlerle makamına gelebildiğini belirterek, "Hedef seçildiğimi düşünüyorum. Makam odam kalabalık olmasa bugün hayatta olmayabilirdim." dedi.

Tanal, TBMM'de beraberinde milletvekilleriyle düzenlediği basın toplantısının kürsüsüne Atatürk'ün resminin yer aldığı tişört astı ve terör örgütü DHKP-C tarafından öldürülen Mehmet Selim Kiraz'ın fotoğrafını koydu.

TBMM çatısı altında dün üzüntü verici bir hadise yaşandığını ifade eden Tanal, TBMM Dikmen Kapısı'na gelen Mulla Zincir ve Eylem Yücel ismi kişilerin, "Mahmut Tanal ile görüşeceğiz" diyerek TBMM içerisine girmek istediğini söyledi.

TBMM girişinde, Halkla İlişkiler Binası içinde birinci ve ikinci kademeli güvenlikte x-ray cihazlarının olduğunu anımsatan Tanal, bu şahısların, giriş bölümünde polislerin arama ve güvenlik sorgulaması sırasında Meclis personelinden birini rehin almaya çalıştığını, polislerden birini kesici, delici aletle yaraladığını anlattı. Tanal, polise ve TBMM çalışanına geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Tanal, bu menfur olayın, üzerinden 5 saat geçmesinden sonra, gece olmuş gibi, son dakika haberi olarak basına servis edilmesinin nedeninin, CHP'yi ve kendisini terör örgütüyle ilişkilendirmek olduğunu savundu.

Yapılan ilk incelemede kadın şüphelinin hakaretten arama kaydının bulunduğunu, iki şüphelinin de terör örgütü DHKP-C ile bağlantılı olduğunun açıklandığına işaret eden Tanal, TBMM Başkanlığından yapılan açıklamaya göre ise zanlıların üzerinde yapılan aramada bomba süsü verilmiş bir parfüm kutusu ile el yapımı kesici aletlerin bulunduğunu dile getirdi.

El yapımı kesici aletin fotoğrafını gösteren Tanal, bu kişileri kesinlikle tanımadığını, hayatında hiç karşılaşmadığını söyledi.

"ALNINDA ÖRGÜT MENSUBU YAZMIYOR"

Tanal, kendisinin tanınan bir milletvekili olduğunu, gerekli birimlerden talep edilirse en fazla kartvizit basan, dağıtan, ziyaretçisi olan, halkın içinde dolaşan, halkın tüm sorunlarıyla ilgilenen milletvekili olduğunu ifade etti.

Kendisine gelen kişinin kimliğini, kimlerle, hangi terör örgütüyle bağlantısı olduğunu bilemeyeceğini, vatandaşın GBT'sini sorgulama görevinin, yetkisinin bulunmadığını belirten Tanal, "Kapıma gelen ziyaretçinin alnında 'örgüt mensubu' yazmıyor. GBT sorgulaması yapması gereken Meclis girişlerinde yetkili olan polistir. Şahısların terör örgütüyle bağlantılarını tespit edip beni uyarmaları gerekirken bunu yapmamışlardır. Makamıma kadar kesici, delici aletle girmesine göz yumulan, yetkili makamlarca izin verilen Mulla Zincir'dir. Kadın şahısla hiç görüşmedim." ifadelerini kullandı.

Tanal, Zincir'in, Fransa'dan geldiğini, önceki yıllarda yurt dışına çıkış yasağı konulduğunu, bu nedenle yurt dışına çıkamadığını söyleyerek, çözüm konusunda nasıl yol izlemesi gerektiğini sorduğunu anlattı. Tanal, bu görüşmenin, girişte bekleme dışında en fazla 5-7,5 dakika sürdüğünü, Zincir'e bir hukukçuya gitmesi, dava açması gerektiğini söylediğini aktardı. Bütün konuşmalara rağmen Zincir'in adeta yerinden kalkmak istemediğini ifade eden Tanal, odasında misafirlerinin olduğunu eğer kalabalık olmasaydı bu eylemin hedefinin kendisinin olabileceğinin altını çizdi.

Masasında DHKP-C tarafından şehit edilen savcı Mehmet Selim Kiraz'ın fotoğrafının bulunduğunu söyleyerek, fotoğrafı gösteren Tanal, "Ben nasıl olurda böyle bir terör örgütüyle görüşebilirim? Bu erkek şahıs fırsat bulup beni rehin alabilirdi, odam kalabalıktı, o kalabalıkta fırsat bulamamış olabilir." diye konuştu.

"KUMPASIN KURBANI"

Tanal, Mulla Zincir'in Meclis'e giriş kaydı tutanağına göre saat 11.09'da giriş yaptığını, kendisiyle saat 12.10 veya 12.15 gibi görüştüğünü, 12.30'da da Dikmen kapıdan çıkış yaptığını, saat 15.00'te tekrar geri geldiğini belirtti. Tanal, "12.30'da çıktıktan sonra neredeydi? 2,5 saat neredeydi, dışarı çıktı mı? O zanlı olan kadınla birlikte birinci güvenlik kapısından geçiyor, olayların ikinci güvenlik kapısında olduğu söyleniyor. X-ray cihazları var, o kadar güvenlik önlemi alınmış, oradaki kamu görevlileri buna nasıl izin veriyor? Neden bunlar gece servis yapılıyor? Bu bir kurgu, senaryo ve bir kumpasın kurbanı seçilmeye çalışılmış durumundayım." dedi.

Meclis'te çıkış yaptıktan sonra ikinci kez randevu sistemine giriş yapılmadığını ifade eden Tanal, TBMM yerleşkesine girişin rahat olmadığını, sıkı güvenlik önlemleri uygulandığını anımsattı. Tanal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vatandaş, Atatürk tişörtü ile TBMM'ye giremezken, terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar kesici, delici aletlerle benim makamıma gelebilmektedir. 'Tanal izin verdi' diye yazarak şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışan basını kınıyorum. Çünkü bu hadisede bir mağdur varsa o mağdur yaralanan polistir, rehin alınmak istenen Meclis personelidir ve benimdir. Hiçbir milletvekilinin, Meclis'e ziyaretçilerin gelişine izin verme yetkisi yoktur, danışman arkadaşlarımız randevu isteyen kişileri, TC numaraları ve isimlerle sisteme bildirir. TBMM idaresi bu talebi onaylama, reddetme yetkisine sahiptir. Asıl hedef Tanal'dı, hedef seçildiğimi düşünüyorum. Makam odam kalabalık olmasa bugün hayatta olmayabilirdim. Şahsın hareketleri tuhafıma gitti, odamda diğer ziyaretçilerim, danışmanlarım olmasaydı bence iş bitmişti. İkinci şehit savcı Mehmet Selim Kiraz vakası yaşanabilirdi. Erkek şahıs elindeki aletle beni rehin alabilirdi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Çubuk'ta şehit cenazesinde linç girişimine maruz kalmasının, partimize yönelik kumpasın ikinci ayağıdır. İlkinde hedef Kılıçdaroğlu'ydu ikincisinde Tanal'dı. Her türlü terör eylemi girişimini lanetliyorum, ayrım yapmaksızın tüm terör örgütlerini lanetliyorum, terörle bir yere varılamaz. Terör insan hakları, hukuk devleti, demokrasi, milli birlik ve beraberliğin, kardeşliğin düşmanıdır. Atatürk cumhuriyetinin çocuğuyum; geçmişte beni teröristlere yedirmedi beni okuttu, bu makamlara erişmemi sağladı. Atatürk cumhuriyeti bugün de beni onlara yem etmez."

Bir soru üzerine Tanal, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un kendisini arayarak, geçmiş olsun dileklerinde bulunduğunu kaydetti.

 

FAHRETTİN ALTUN: HESAP SORULACAKTIR

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, twitter hesabından yaptığı açıklamada; "DHKP-C’li iki teröristin Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirmeye çalıştığı terör eylemi doğrudan millet iradesini hedef alan bir saldırı girişimidir" ifadelerini kullandı.  



BAŞSAVCILIK'TAN AÇIKLAMA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

14.05.2019 günü saat:14:50 sıralarında Türkiye Büyük Millet Meclisi Ziyaretçi Kabulüne gelerek görevli personele ucunda jilete benzer madde sarılı kalem ile saldıran Mulla ZİNCİR ve Eylem YÜCEL isimli şahıslar TBMM Koruma Daire Başkanlığı personelince orantılı güç kullanılarak etkisiz hale getirilerek yakalanmışlardır.

Eylem YÜCEL’in yanında bulunan çanta içerisinde yapılan aramada “Bomba Düzeneğine Benzer Dışarısında Kablolar bulunan Bantlanmış Siyah Kutu” bulunmuş, Bomba Uzmanlarınca yapılan kontrolde içerisinin boş olduğu anlaşılmıştır.

Adı geçen şahısların yapılan UYAP/ARŞİV tetkikinde;

DHKP/C terör örgütü üyesi olmak, örgüt propagandası yapmak, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama suçlarından bir çok suç kaydının olduğu ve haklarında açılmış kamu davalarının bulunduğu tespit edilmiş ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile gözaltına alınmışlardır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.