Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Renan Tan Tavukçuoğlu, içinde yaşadığımız toplumu iyileştirmek için çocuklara yatırım yapılmasını gerektiğine inanıyor. Projesi Puduhepa ve Kız Kardeşleri için ilhamını Anadolu’nun gerçek kadın süper kahramanlarının başarı hikayelerinden alan Tavukçuoğlu, çocuklara bu ilhamı aktarmak için bez bebekleri ve hikâye kitaplarını aracı olarak kullanıyor. Ayrıca elle üretilen bebekler sayesinde kadınlara istihdam sağlanıyor ve kız çocuklarının eğitim masrafları karşılanıyor. 

Kendisini  "Son dört yıldır, içten yanmalı bir sosyal girişimci" olarak tanımlayan Renan Tavukçuoğlu'nun sağlam bir eğitimi ve iş tecrübesi var aslında. Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nü bitirmiş. Türkiye’de iş hayatına başlamadan önce sekiz yıl ABD'de yaşamış... Orada yüksek lisans yapıp çalışma imkanı bulmuş. Ancak reklam ve pazarlama alanında ilerlerken kurumsal hayat yetmemeye başlamış ve hayallerini gerçekleştirme cesareti göstermiş. Biz de kendisiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bu süreci konuştuk...

Puduhepa ve Kız Kardeşleri projesiyle Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü’nü kazandınız... Peki Puduhepa kimdir?

Bu çok kıymetli ödül aslında proje için güzel bir fırsat. Üç bin yıl öncesine gidip Puduhepa’nın hikayesini yeniden günümüze taşıdık. Puduhepa, hepimizin derslerden hatırlayacağı, tarihin ilk barış antlaşması olan Kadeş’e mührünü basan Hitit kraliçesidir. Kadeş’i biliriz ama Puduhapa’yı bilmeyiz.

New York’ta Birleşmiş Milletler Binası’nda gümüş bir kopyası var. Bilelim ve hatta ilham alalım diye projeye ismini verdik. Projemiz kadın gücü ile toplumsal dönüşüm hedefliyor. Bu sebeple bu ödül gibi, her türlü destek, hayallerimizle mevcut durumumuz arasındaki yolu kısaltma imkanı sağlaması açısından çok kıymetli.

 

Proje ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Bebekler için ilham kaynağınız neydi?

Projenin fikir olarak doğuşu dört beş yıl öncesine dayanıyor. İnanılmaz bir sıkışmışlık yaşıyordum. Kurumsal hayat yetmiyor, toplumsal travmalarımızdan çok etkileniyordum. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Ben de hayal ettiğim değişimin parçası olmak için harekete geçmeye karar verdim. Daha iyi bir dünyada yaşamayı hak ediyoruz. Bununla birlikte bazı şeyler için geç kalındığına kanaat getirdim.

Mesela şiddet uygulayan yetişkin erkeklerin ıslahı gibi. Ve çocuklara yatırım yapmaya karar verdim. Çünkü onları doğru değerlerle ve bilinçle yetiştirirsek, ilerinin güçlü toplumunun yapı taşlarını oluştururuz. Tohumları bugünden ekme projesi yani ‘Puduhepa ve Kız Kardeşleri’.

Anadolu’nun gerçek süper kahramanı kadınların başarı hikayeleri yeni yetişen çocuklara ilham olsun diye, bez bebekleri, ilham dolu hikaye kitapları ve anne babalarla eğitmenlere yardımcı olacak gelişim setleri hazırlıyoruz.

Puduhepa bebekleri, standart bebeklerden farklı olarak, çocukların rol modeli olabilecek kişilerden ilham alınarak oluşturulmuş. Bebekler aracılığıyla verdiğiniz mesajlar nedir?

Müfredatta olmayan ama gerçek hayatta hepimizin ihtiyaç duyduğu yaşam becerilerini çocukluktan itibaren kazandırmak için çalışıyoruz. Her kadın karakterin hayatını gelişim uzmanları ile inceliyoruz. TOÇEV’in psikologları ve uzmanları bizi hedef kitlemiz üzerinde istediğimiz etkiyi oluşturmak için yönlendiriyor. Yazar-çizerimiz Demet Kılıç, bu şekilde kitaplarını yazıyor. Çatışma çözme becerisi, adil rekabet, liderlik, ekip çalışması ve psikolojik sermaye öğeleri bugün çoğu problemin nedeni olan eksiklikler. Çocuklarımız dünya vatandaşı olabilsin diye farklı açılımlar düşünüyoruz. İşbirliği yapabilme yetisini öğretmeye çalışırken bol bol kullanıyoruz da. Yeni çıkan Bilim Sohbetleri kart serimizin hazırlığını Hayal Gücü Merkezi ve Stellar Lab ekibi ile gerçekleştirdik.

Projede ana hedefleriniz nedir?

Her bebeğimiz hayatın bir alanını sahipleniyor. Puduhepa’nın ilk kız kardeşi, NASA’da çalışan ilk Türk bilim kadını Dilhan Ege Eryurt. Ay'a iniş projesine olan katkıları için Apollo 11 ödülü almış. Bilim, teknoloji konusunda ilham vermek için aramıza geri döndü. Gülriz Sururi, sanatın önemini hatırlatmak için pandemi senesinde aramıza katıldı.

Sanat sadece bugün yara almıyor, esas acısını ileride çekeceğiz. Yves Rocher Vakfı desteği ile hayat bulacak dördüncü bebeğimiz de ‘doğa’ konusunu sahiplenecek. Bugün şehirde yaşayan gerek çocuklarımız gerekse bizler doğadan iyice koptuk ve bu konuya eğilinmesi hepimiz için aciliyet arz ediyor.

Proje ile kadınlara ve çocuklara ne gibi yardımlar sağlıyorsunuz?

Projemizin masraflar sonrası tüm geliri TOÇEV’e aktarılarak maddi imkanları kısıtlı ailelerin kız çocuklarının eğitimine dönüyor. El yapımı ürünlerimizi diken, biçen, dolduran kadınlara ise evlerinden çalışarak ekonomiye katılma imkanı sunuyoruz. İlham hepimize. Kısaca her yaştan kadına dokunan bir projeyiz. Finansal fayda kısmı, kurumsal destekçilerin artması ile daha fazla kız çocuğunun okutulmasına katkı demek. Bir de sosyal fayda kısmı var ki, orası uçsuz bucaksız. Eline geçtiğimiz çocuğun hayalleri ile sınırlıyız sadece.

Bebeklerin kıyafetlerini Arzu Kaprol, Zeynep Tosun ve Özlem Süer gibi ünlü tasarımcılar hazırladı değil mi? Bu süreç nasıl gelişti?

İyi bir niyetle yola çıkınca yol açılırmış. Bizim projede de ekipçe gönlümüzden geçeni, dilimizden döküleni oldu bilin. İlham çok önemli diye yola çıktık. Arzu Kaprol’ün kariyerindeki bir geri dönüş hikayesi beni çok etkilemişti. Kendisini ilk dinlediğimde henüz ortada Puduhepa projesi yoktu ama Puduhepa’nın kıyafeti için arayış içerisindeyken aklıma ilk gelen isim oldu.

Bu arzumu bir TOÇEV toplantısında sarf etmem, gerçek olmasına yetti. Aynı şekilde uzay ile ilgili bir karakter çalışırsak muhakkak Zeynep Tosun ile çalışmak istiyordum. Zeynep Tosun da gerek kadın istihdamına olan katkıları, gerek kariyer yolculuğuyla verdiği ilham, gerekse muazzam kişiliği ile yere göğe koyamadığımız bir tasarımcımız.

‘Yeniden Doğuş’ koleksiyonunda yıldızlar ve güneş motifleri vardı ve koleksiyonun ismi de çok anlamlı, ben de bu sebeplerle kendisiyle çalışmayı çok istemiştim. Toplantıda cümleyi kurmam yetti diyelim. Ve bir gün yine TOÇEV toplantısında dediler ki; üçüncü bebeğin kıyafetini de Özlem Süer tasarlamak için onay verdi. Yani yola çıkınca yol açılıyor gerçekten. Ve yolda harika kadınlarla buluştuk.

Bebeklerle, kız çocuklarına ilham oluyorsunuz. Peki sizin ilham aldığınız kadınlar kimler?

Doğal olarak güçlü kadınlar beni çok etkiler. Hayatın her alanından olabilir ama geçmişe dönersek bunlar genellikle ilkleri başarmış kadınlar. Onlar zorlukları göğüsleyip yolu açtıktan sonra arkalarından gitmek mümkün oluyor. Mesela Nezihe Muhiddin. Kadın hakları savunucusu, mücadelecisi, öncüsü. Hiçbir şey kimseye altın tepside sunulmuyor ya hayatta. Bu noktada insanlar ikiye ayrılıyor. Bir şikayet edenler. İki harekete geçenler. Biz ikinci kısımdayız ve hep orada olmuş olan kadınlara hayranız.

Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının ardından yapılan ilk seçimlerde (1935) meclise giren on yedi muazzam kadın var. Sınırlı sayıda üretim olarak belki böyle bir bebek seti çalışırız çünkü ilham dediniz mi buram buram kokuyorlar. Lütfen araştırın, okuyun. Hepsinin hayatı ayrı ayrı ilham dolu.

Anneniz Canan Tan, ünlü ve başarılı bir yazar. Size en büyük öğüdü ve tavsiyesi ne olmuştu? Annenizle ilham veren bir anınızı anlatabilir misiniz?

Annemiz, kardeşimle bana her zaman ulaşmak istediğimiz hedef için; neden ulaşamayasın ki? derdi. ‘Ancak senden daha çok isteyen ve senden daha çok çalışan biri olur ise mümkün olmayabilir’. Bir de elinden geleni yaptıktan sonrasına razı gelmek de çok önemli mevzu bu hayatta. Derler ya, söyleme-yap. Hayallerinden vazgeçmemiş bir kadın ile büyüdük ve hayallerinin gerçekleşmesine tanık olduk.

1996 yılında Amerika’ya MBA okumaya gittiğim yaz, posta kutusundan annemin ilk imzalı kitabı çıktığında yaşadığım heyecanı anlatmam mümkün değil. Çocuklarını okutmuş, evden yollamış bir annenin yazar olarak kariyer yolculuğunun başlangıcına tanık olmak aldığım en büyük ilhamlardandır.

Sizin için kadın ne demek? Türkiye'de kadın olmak zor mu?

Kadın güç demek. Aynı zamanda hassasiyet içeren bir güç ama. Zarafetle demiri bükebilen bir irade. Hayranlık uyandıran, bazılarının ezmek isteyeceği kadar fazla iyi, potansiyeli büyük insan cinsi. Rahat bırakılırsa, yediveren. Türkiye’de veya dünyada, kadın, erkek veya çocuk fark etmez, herkesin bir sınavı var. Göreceli kavramlardan konuştuğumuzu bilmek lazım. Kime göre, neye göre zor? Evet sosyal devlet imkanları olan İskandinav vatandaşlarına göre çok zordayız ama Suriye’deki savaştan çocuklarını kaçırmaya çalışan kadından da şanslıyız. Ancak eğitim olduktan sonra şartlar eşitlenir. Bunun çabası içerisindeyiz.

Siz kadın olmanızdan kaynaklı bir zorluk yaşadınız mı?

Duygularımızla harekete etmekten dolayı suçlanmamalıyız. Duygularımız bizi biz yapan eğitimimiz, ailemiz, değer yargılarımız gibi önemli bir parçamız. Onlar olmazsa bugün dünyanın ihtiyacı olan beceri seti eksik kalırdı. Yani şunu demek istiyorum; erkekler tarafından belirlenmiş kriterlere göre erkekler tarafından değerlendirilmek yavaş da olsa geride kalıyor. Ben de ‘kadın işte’ olarak elbet değerlendirilmelere tabii oldum. İş dünyasının, her alanda olduğu gibi kadının verimli, olumlu, yapıcı gücüne ihtiyacı var. Aksine ikna olmayalım.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlara ve erkeklere mesajınız nedir?

Bizim en büyük hedeflerimizden biri toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmak. İlkokuldaki çocuklarımız Puduhepa’nın hikayesini işledikten sonra öğretmenleri ne anladıklarını sorduğunda; ‘Kadın erkek eşittir’ diyorlar. Bu videoları görünce, yani ektiğimiz tohumların sulandığını görünce, toplumsal cinsiyet eşitliği bu çocuklar kadar yakınımızda geliyor bana. Ne mutlu hepimize. Umut var ve çocuklarımız kadar yakın.

Hedefleriniz ve bundan sonraki projeleriniz neler?

İlham veren Anadolu kadınlarının bebeklerini ve hikaye kitaplarını yapmaya devam edeceğiz. Bu noktada üretimimizi kadın kooperatiflerine yönlendirmek için çalışmalarımız sürüyor. Biraz yavaş işliyor o kısım, üzülüyorum. Aynı zamanda dünyaya açılıp farklı kültürlerden güçlü kadınlarla Puduhepa’yı el ele tutuşturup dünyaya barışın, kız kardeşliğin ve kadının gücünü göstermeyi istiyoruz. En büyük hayalim de yıllar sonra büyük başarılara imza atacak çocuklarımızın bugünden ilhamı olmak.

Herkes hayal ettiği değişimin bir parçası olabilir. Kadın, erkek, çocuk, yetişkin fark etmez. Başkasının hayatına değer katabilmek çok güzel. Bizimle aynı yolda yürümek isteyenleri www.puduhepavekizkardesleri.com'a bekliyoruz.