Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Sosyal medyadaki tavsiyeler üzerinden tedavi uygulanmaz

        Türkiye’nin en köklü jinekoloji kurumlarından TAJEV tarafından yaklaşık 20 yıldır yürütülen “Sadece Benim İçin” projesi kapsamında, 4 Haziran’da Van Uygulama Oteli Konferans Salonu’nda halka ücretsiz tarama ve muayene hizmeti sunuldu.

        KADINLARA ÜCRETSİZ HİZMET VERİLDİ

        Bölgedeki kadınlara, KETEM iş birliğiyle mobil araçlar kullanılarak Meme Kanseri Taramaları ile Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri – HPV Taramaları olmak üzere iki temel alanda ücretsiz hizmet verildi. Tarama süreçlerinde elde edilen sonuçlar KETEM merkezleri tarafından sistemli şekilde takip edilerek katılımcılara iletilecek ve gerekli görülen durumlarda ileri tetkik ve tedavi süreçlerine yönlendirme yapılacak.

        REKLAM

        Van Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve Van Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında; Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, Sempozyum Başkanları Prof. Dr. Cihat Ünlü ve Prof. Dr. Yusuf Üstün’ün yanı sıra, Prof. Dr. Ali Kolusarı, Prof. Dr. M. Faruk Köse, Prof. Dr. U. Fırat Ortaç, Prof. Dr. Özlem Pata, Prof. Dr. Yaprak Üstün ve Op. Dr. Mehmet Ceyhan gibi alanında uzman isimler halk oturumunda konuşmacı olarak yer aldı.

        Toplumsal fayda amacıyla gerçekleştirilen ücretsiz eğitim seminerinde; Ergenlik, Menopoz, Kadın Sağlığında Yanlış Bilinenler ve Doğruları, İnfertilite (kısırlık), Gebelik Takibi, Rahim Ağzı Kanserinde Erken Tanı ve Aşılar gibi konularda halk bilgilendirildi. Katılımcılar, seminerin ardından sağlık profesyonellerine merak ettikleri soruları yönelterek, doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.

        Ayrıca, 5–6 Haziran tarihlerinde düzenlenen “Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu” kapsamında, sağlık profesyonellerine yönelik bilimsel sunumlar gerçekleştirildi.

        Düzenlenen basın toplantısında konuşan TAJEV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cihat Ünlü, “Sadece Benim İçin” projesinin düzenlenme amaçlarını aktararak, menopoz döneminde Hormon Replasman Tedavisi’nin gerekliliğine değindi.

        Prof. Dr. Ünlü, "TAJEV’in “Sadece Benim İçin” projesi, 18 yıldır kadın sağlığına odaklanan benzersiz bir sosyal sorumluluk çalışmasıdır. Bingöl, Rize, Çanakkale, Hatay, Ordu, Şanlıurfa ve Birecik’te yürütülen projeye en yoğun katılım Van’da gerçekleşmiştir. Proje kapsamında halka ücretsiz tarama, muayene ve eğitim hizmetleri sunulurken, sağlık profesyonellerine sempozyumlar düzenlenmektedir. Van gibi doğu bölgelerimizde yer alan illerde, doğru bilgiye erişim güç olduğundan; TAJEV sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı doğru bilgiyi halka ulaştırmayı misyon edinmiştir. Kadın sağlığı açısından menopoz dönemi öne çıkmaktadır. Bugün yaşam süresi 80 yaşına kadar uzamıştır. Hormon Replasman Tedavisi (HRT) bu süreçte büyük önem taşır; ancak kanser, felç, emboli, anevrizma veya hipertansiyon öyküsü olan kadınlara önerilmez. Günümüzde bant ve jel formunda östrojen takviyeleri gibi çeşitli preparatlar mevcuttur. Östrojen jelleri göğüs bölgesine ve yüze sürülmemelidir; çünkü meme kanseri riskini artırabilir. Her yedi kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanmaktadır. Yoğun tedaviler sonrası yumurtalık fonksiyonları durabilir ve erken menopoz görülebilir. Bu durumda ciddi yakınmalar yaşayan kadınlara hormonsuz takviyeler önerilmektedir. Bu ilaçlar, beyindeki ateş basmalarını tetikleyen reseptörleri bloke ederek etki gösterir. Menopoz sürecinde hormon tedavisi almak istemeyen kadınlar da hormonsuz preparatlar kullanabilir. Östrojen, vücutta kolajenin tutunmasını sağladığı için sağlıklı kadınlarda hormon takviyesi önerilmektedir" diye konuştu.

        REKLAM

        Sempozyum Başkanlarından Prof. Dr. Yusuf Üstün, menopoz süreci öncesinde alınması gereken önlemleri vurgulayarak değerlendirmelerini aktardı: “Geçmişte Van’da bir yıl görev yaptım ve bu bölge benim için çok kıymetli. Bu nedenle projeyi Van’da gerçekleştirmek ayrı bir anlam taşıyor. Ziyaret ettiğimiz bölgelerde kadınlar, eğitimlerde edindikleri bilgileri aileleri ve çevreleriyle paylaşarak bilinçli bir kitlenin giderek büyümesine katkı sağlıyor. Özellikle göç alan Van’da doğru bilgilerin çevre illere aktarılması da mümkün oluyor. Cihat Hoca’nın menopoz üzerine konuşmasından devam etmek isterim. Erken menopoz farklı değerlendirilmesi gereken bir durum. Bu kadınlara eğer herhangi bir engel durum yoksa mutlaka hormon replasman tedavisini öneriyoruz. Bilindiği üzere dünyada olduğu gibi ülkemizde de beklenen yaşam süresi artık seksenlere ulaştı. Kadının menopoz döneminin normalleştirilmemesi gerekir; çünkü yaklaşık 30 yıl süren bu dönemde yaşanan sorunları en aza indirmek için erken dönemde hormon replasmanı ve yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşır. Obezite, sigara, hareketsizlik ve kötü beslenme gibi faktörlere karşı kadınların menopoz sürecine girmeden önce önlem alması gerekir. Ayrıca kalsiyum ve D vitamini gibi destekler de önem arz etmektedir. Biz hekimler olarak, kadınların bu dönemi en rahat şekilde geçirebilmesi için destek vermek zorundayız.”

        SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA DİKKAT!

        Günümüzde kadın sağlığı konusunda bilinçsizce yapılan sosyal medya paylaşımları ve aşı karşıtlığı konusunda fikirlerini paylaşan Prof. Dr. Faruk Köse, şöyle konuştu: "Sosyal medyada kanıta dayalı doğru bilgiye ulaşmak giderek zorlaşıyor. Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı olarak en çarpıcı örneklerden birinin aşı karşıtlığı olduğunu söyleyebilirim. HPV, çocukluk çağı aşıları ve gebelerin aşılanması dahil tüm aşılarla ilgili dikkat çekici karşıt söylemler sosyal medyada sıkça karşımıza çıkıyor. Türkiye, çocukluk çağı aşılarında %98 gibi yüksek bir oranla liderken, bu başarı aşı karşıtı söylemler nedeniyle zedelenmeye başladı. Örneğin, Robert F. Kennedy’nin Amerika’daki boğmaca aşılarına ilişkin olumsuz videosu sonrasında aşılanma oranları düştü; bu durum yalnızca bir yıl içinde ülkeye 38 milyar dolarlık ekonomik yük getirdi ve Kennedy hakkında dava açıldı. Ne yazık ki benzer içerikler ülkemizde de rağbet görüyor. HPV aşıları başta olmak üzere tüm aşılarla ilgili “alüminyum zararlıdır” iddiası öne sürülüyor. Oysa bir aşıda bulunan alüminyum miktarı yalnızca 0,5 miligramdır; günlük yaşamda alınan alüminyum bunun kat kat fazlasıdır. Dolayısıyla aşılarda kullanılan bu düşük miktar, insan sağlığı açısından zararlı değildir. Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi ve Uluslararası Jinekoloji-Obstetrik Federasyonu gibi kuruluşların verileri, aşıların 25 yılı aşkın kullanımında ciddi bir yan etki göstermediğini ortaya koymaktadır. Buna rağmen aksi yöndeki söylemler büyük yankı uyandırıyor. Dünya genelinde sağlık alanında birbirine bağlı 192 ülke bulunuyor. Bunların 180’i HPV aşısını ulusal programına almış ve halkına ücretsiz olarak uyguluyor. Çevremizdeki Müslüman ülkeler arasında ise Türkiye ve Cezayir dışında bu programı uygulamayan ülke kalmadı. Suudi Arabistan ve Katar dahil birçok ülke HPV aşısını ulusal programına dahil etmiştir."

        REKLAM

        "GEBELİKTE ŞEKER TESTİNE KARŞI ÇIKANLAR DA VAR"

        Gebelikte şeker testinin ileride bebekte diyabet görülmemesi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Özlem Pata ise şöyle konuştu: “Aşı karşıtları olduğu gibi, gebelikte şeker testine karşı çıkanlar da var. Oysa test sırasında kullanılan glikoz miktarı bir bardak limonatadaki kadar basittir. Buna rağmen bazı kişiler anne adaylarının zehirlendiğini iddia ediyor. Sosyal medyada konuşan herkes, söylediklerinin sorumluluğunu almalı; hukuki yaptırımlar gereklidir. Türkiye genelinde diyabet hastalarının sayısı oldukça fazladır. Biz Asya kökenli bir toplum olarak Ortadoğu mutfağıyla besleniyoruz. Bu mutfakta öne çıkan karbonhidrat ağırlıklı ve yağlı yemekler, diyabet riskini artıran önemli etkenler arasında yer almaktadır. Ailede birinci derece diyabet vakaları varsa veya gebede insülin direnci bulunuyorsa, gebeliğin ilk 8–10. haftasında şeker testi yapılması gerekir. Birden fazla risk faktörünü aynı anda taşıyan bir toplum olduğumuz için, anne karnındaki bebeğin diyabet riskini önlemek adına gebelikte şeker testi büyük önem taşır. Bu denli kritik bir konuda sosyal medyada bilinçsizce yapılan açıklamalar riski artırmaktadır. Bu nedenle yanlış yönlendirmelerde bulunanlara karşı hukuki süreçlerin işletilmesi gerektiğine inanıyorum.”

        Prof. Dr. Fırat Ortaç ise yanlış haberler ve sosyal medyadaki hatalı bilgilerin devlet tarafından denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

        Sağlık politikalarıyla ilgili içeriklerde de Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulacak özel bir departmanın denetim yapmasının şart olduğunu belirtti.

        Televizyonda sağlık programı hazırlanacaksa, ilgili merciler tarafından uygunluk kontrolünün sağlanması gerektiğini ifade etti. Bilgi kirliliğini önlemek için bağımsız bir komisyon oluşturulması gerektiğini, aşılama, testler ve diğer sağlık uygulamalarının düzenli şekilde denetlenmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi. Hükümetin en azından çocukları 15 yaşına kadar eksiksiz aşılamasının toplum sağlığı açısından hayati bir gereklilik olduğunu vurguladı. Ayrıca, sosyal medyadaki tavsiyeler üzerinden tedavi uygulanamayacağını, tıpta her zaman bireyselleştirilmiş tedavilerin temel alınması gerektiğini söyledi.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Can Polat cinayeti zanlıları böyle yakalandı

        Sosyal medya fenomeni Dilan Polat'ın yakın koruması Can Polat'ın İzmir'de silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Polisin zanlıları gözaltına aldığı operasyonun görüntüleri ortaya çıktı. (İHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ