Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Kocaeli'de ufacık bir berber dükkanından tüm dünyayı daha iyi bir yere getirmeye çalışıyor Rasim Uyan... Öyle ki haftada 1 günlük hasılatını sivil toplum örgütlerine bağışlıyor. Atık jilet ya da pil getireni ücretsiz tıraş ediyor. Oğlu sayesinde teknolojiyi de yakından takip ediyor. Hatta bitcoinle de müşterilerine hizmet veriyor. Ancak oradan elde ettiği gelirle de ağaç dikiyor... Doğayı gelecek nesillere yaşanabilir şekilde bırakmayı görev bilmiş Sosyal Elçiler Başkanı Rasim Uyan'la sosyal sorumluluk projelerini konuştuk.

- Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz?

46 yaşındayım. Lise mezunuyum, Kocaeli İzmit’te doğdum. 30 yıldır berberlik mesleğiyle uğraşıyorum. Çocukluğumdan bu yana sosyal sorumluluk projelerine kendini adamış biri olarak hayatımı sürdürüyorum.

- Bir gününüz nasıl geçiyor? 

Sabah evden çıktığımda önce sokaktaki kediler ve köpeklere mamalarını bırakıyorum. Daha sonra iş yerine gidiyorum. İş yerinde de sokak hayvanlarımız var. Onları besleyip işime başlıyorum. Tabii insanoğlu için doğduktan sonra ölene kadarki en önemli şey zaman. Biz bu zamanı biz en iyi şekilde kullanırsak topluma, çevreye ve halkımıza güzel şeyler bırakırız. Dolayısıyla ben bu zamanı değerlendirmek adına sosyal sorumluluk projeleri yapıyorum.

- 17 Ağustos 1999 depreminde dükkanınız hasar almış ve bu nedenle işinizi bir süre yapamamışsınız...

Çalışma hayatıma 1983 yılında başladım. İlk dükkanımı 1993 yılında açtım. Bu açtığım dükkan depremde ağır hasar aldığı için 2001 yılında ikinci dükkanımın açılışını sinema sanatçısı Ediz Hun'un katılımıyla gerçekleştirdik.

1 GÜNLÜK HASILATINI BAĞIŞLIYOR

- Berberde tek mi çalışıyorsunuz?

Ben tek kişilik bir berberim. Her hafta 2 ya da 3 gün sivil toplum örgütleri için çalışıyorum. 1 günlük hasılatımı sivil toplum örgütlerine bağış yapıyorum. Çünkü sivil toplum örgütlerinin daha da gelişmesi lazım. Onun haricinde ayda 2 öğrenci kız çocuğumuza burs gönderiyorum. Anlayacağınız küçük bir berber dükkanıyız.

"İŞE 8'DE BAŞLIYORSAM 7'DE KAĞIT TOPLARDIM, ONUN GELİRİ DE YETİŞTİRME YURDUNA GİDERDİ"

- Doğaya tutkunuz ne zaman başladı peki?

Sosyal sorumluluk projelerine çocukluğumda başladım ben. Fakir bir ailenin çocuğuydum. Annem ve babam meyve aldığında, meyveyi yedikten sonra çekirdeğini toprakla buluşturmaya çalışırdım. İlkokul 4'e gidiyordum o zamanlar. Doğa sevgim bu şekilde başladı.

Çıraklığımda kağıt toplayan bir amcamız vardı. Onunla birlikte kağıt topluyorduk. Her gün işe 8'de başlıyorsam, 7'de o amcamızla kağıt toplardım. Buranın geliri de yetiştirme yurdundaki çocuklara giderdi. 1993 yılında askerden döndükten sonra da kendi iş yerimi açtım. İlk sosyal sorumluluk projemize, bana bu konuda destek veren halkla birlikte atık pillerle başladık.

- Sahi, atık pil projesi nasıl gelişti?

Atık pilin zararlarını ilk kitaplardan öğrendim. Daha sonra atık pilleri kendi mesleğimle birleştirip halkımıza nasıl faydalı hale getirebilirim diye düşündüm. Pilleri insanlardan toplayıp geri dönüştürmek için bir şeyler yapmalıydım. Ben de 5 kilo atık pil karşılığında müşterileri ücretsiz tıraş etmeye başladım. Tabii bu projeye başladığımda benim pilleri verecek yerim yoktu. Ben de pek çok yere yazdım ve pilleri gelip almaya başladılar. TBMM'ye hatta Birleşmiş Milletler'e bile pillerle ilgili yazı yazdım. Ondan sonra da bu projeyi okullara yaydım. Bu şekilde serüvenimiz başlamış oldu.

- Daha sonra da atık yağları toplamaya başladınız...

Evet. Daha sonra atık yağ getirenleri ücretsiz tıraş ettim. Teneke kutu ve plastik şişeler için de aynı kampanyayı sürdürdüm. Gönüllü 3-4 arkadaşla kurduğumuz Sosyal Elçiler grubuyla birlikte mavi kapakla ilgili ne yapabiliriz diye düşündük. Geri dönüşüm firmalarıyla görüştük ve bu kapaklar sayesinde çocukların kırtasiye masraflarını karşılayıp eğitime destek olmaya çalıştık. Ayrıca atık jiletle ilgili de çalışmalar yaptım.

"GEMİDEN JİLET YAPABİLİRKEN, JİLETTEN DE GEMİ İNŞA EDEBİLİRİZ"

Aaa öyle mi? Onu da anlatır mısınız? 

Jiletleri berberler, hatta ekmeklere çizik atmak için fırınlar bile kullanıyor. Atık jiletin sokak hayvanlarına çok zararı var. Çöpten kağıt toplayan vatandaşlarımızın da elleri kesilebiliyor. Dolayısıyla jiletin çöpe atılmaması ve geri dönüştürülmesi lazım. Ben de 11 tane atık tıraş bıçağını bana getireni ücretsiz tıraş ediyorum.

Yerel yönetimlerden toparlandığında tahmini, senelik 400 tona yakın çeliği geri dönüşüme kazandırmış olacağız. Hedefim 5 yıl içerisinde tüm köylerde dahi jiletlerin toparlanması… Gemiden jilet yapabilirken, jiletten de gemi inşa edebiliriz bu ülkede.

- Ettiğiniz yardımlar çevreyle sınırlı değil. Sokak hayvanlarına da yardım ediyorsunuz...

Sokak hayvanları için pek çok projem var. Esnafımızı sokak hayvanı dostu yapmaya çalışıyorum. Tek tek esnafları gezip onlara mama kabı ve mama veriyorum, camlarına yapıştırmaları için de sticker veriyorum. Sokak hayvanlarımıza, kedilerimize sahip çıkın diyorum. Bu şekilde onları bilinçlendirmek amacım... Onun haricinde vatandaş bize mama kabı ve mama getirdiğinde onları ücretsiz tıraş ediyorum.

BITCOİNLE MÜŞTERİLERİNİ TIRAŞ EDİYOR

- Ayrıca bitcoin furyasına da çok çabuk uyum sağlamışsınız. Bitcoinle müşterileri tıraş ediyorsunuz!

Bitcoin oğlumun fikriydi. Oğlumla hesap ve tarife oluşturduk, sonra da bitcoin üzerinden saç sakal tıraşına başladık. Bitcoin devamlı yukarı çıkıp aşağı inebiliyor ama bizim alacağımız para hep aynı. Bizdeki tarifeleri bitcoine dönüştürerek hesaplıyoruz. Önce müşteri tıraş olduktan sonra cüzdanımızdaki barkoda telefonunu okutuyor ve parayı aktarıyor. Ben de kağıt cüzdandan elektronik cüzdana aktarıyorum. Her tıraşla gelen bitcoinle, ağaç diktirmek istiyorum. 

Ağaçla dikimiyle ilgili başka neler yapıyorsunuz?10 tane ağaç dikip bana makbuz getiren kişilere ücretsiz sakal tıraşı yapıyorum. Çocuklarla ilgili de ağaç projem var. Tıraş olmak için gelen çocuğa bir kitap veriyorum ve bir dahaki tıraşına kadar kitabı okuyup getirmesini rica ediyorum. İkinci kez dükkana geldiğinde kitapla ilgili ufak bilgiler istiyorum. Ardından çocuğumuz 2 kere tıraş olduktan sonra onun adına çeşitli dernekler aracılığıyla ağaç dikiyorum. Böylelikle kendi isimleri adına dikili bir ağaçları oluyor.

- Anlaşılan sizde sosyal sorumluluk projesi bitmiyor. Eski bilgisayarları da tamir ettirip, köy okullarına bağışlıyorsunuz bir de...

Eski ve çalışır durumda olmayan bilgisayarlar bize geliyor. Oğlum bilgisayarların tamirini üstleniyor. Sosyal Elçiler grubumla bu bilgisayarların tamirini yapıp köy okullarına bilgisayar sınıfları oluşturmaya çalışıyoruz. Tamir yaparak bilgisayarların hem çöpe gitmesini engelliyoruz, hem de çocukların bilgisayar öğrenmesini sağlıyoruz.

- Su tasarrufu edeni de tıraş ediyorsunuz değil mi? 

Evet. Düşük su faturası getirene sakal tıraşı yapıyorum. Yani 20 liranın altında su faturası getirene sakal tıraşı benden. Çünkü müşteriler sakal tıraşını evde yaptıkları zaman daha fazla su kullanıyorlar. Ben 1 bardak suyla tıraş yapıyorum. Onlar evde daha fazla harcıyorlar.

"SİMİTÇİ ARKADAŞIMIZ DA 1 GÜNLÜK KAZANCINI BAĞIŞLIYOR"

Ufacık bir dükkanda büyük bir çevre hareketi başlattınız Peki yaptığınız işler diğer esnafları da etkiledi mi?Etrafımdaki esnaflarda böyle projeler yapan yok. Sadece ben yaptığım için onlar da beni destekliyorlar. Ancak dışarıda bizi görüp bir şeyler yapan var mı? Evet. Mesela bir simitçi arkadaşımız da aynı şekilde 1 günlük kazancını bağışlıyor.

 

- Yaptığınız işler oldukça masraflı gözüküyor. Projelerle ilgili sponsorunuz var mı? 

Hayır, sponsorum yok. En büyük destekçim halk... Onlar olmadan bu kadar atık eşyayı toparlayamazdım.

- Hali hazırdaki projeleriniz neler?

2 Nisan'da Dünya Otizm Farkındalık Günü. Bu nedenle Marmara Otizm Derneği'nin Onların Gözünden Projesi'ni destekliyorum.

3 Nisan'da da Yunanistan'daki bir otizm derneği için hem Yunanistan Başkonsolosluğu'na ve Yunanistan Büyükelçimize yazı gönderdim. Eğer uygun görürlerse Yunanistan'daki otizm derneğimize de buradan da bağış yapmış olacağız.

12 Nisan'da halkımızı ve sivil toplum örgütlerini toplayarak hep birlikte kök hücre ve ilik bağışında bulunacağız. Bu konuda farkındalık oluşturmak istiyorum. Organ bağışı kartını da gösterenlere onları da teşvik etmek amacıyla ücretsiz tıraş ediyorum.

Ayrıca bir ağabeyimizle birlikte Nicomedia Tolerance Ansamble adında bir koro bulduk. Bu koro hoşgörü korosudur. Her türlü dilde şarkı söylüyoruz. 25-28 Nisan arasında İstanbul'da konserimiz var. Ayrıca Kocaeli'de, Yunanistan ve Avusturya'da da konserler olacak.

TEK İSTEĞİ SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNİN KAMU SPOTU OLMASI

- Hayalleriniz ve geleceğe dair planlarınız neler?

Hayalim çocuklara daha yeşil ve mavi bir dünya bırakabilmek. Sosyal sorumluluk projelerimden bazılarının kamu spotu olmasını istiyorum. Yerel yönetimler ile ilgili projelerim var. Belediye başkanlarından bu projelerin hayata geçirilmesini ve halkımıza sunulmasını istiyorum.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su işleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı'na sunabileceğim projelerim hazır. Bakanlıklarımıza bu projelerimizi ulaştırmak isterim. Benim Türkiye'deki her atık jileti bir anda toplama şansım yok. Ama her yönetim, Çevre Bakanlığımızdan ya da TBMM'den çıkacak kanunla eğer bu toparlanırsa o zaman bu ülke 400 ton çeliği geri dönüşüme kazandırabilir.

Çevreye, hayvana, insana yardım ederken işini de büyük bir sorumlulukla yürütüyor Rasim Uyan. Öyle ki sosyal sorumluluk projesine verdiğimiz destek dolayısıyla bana da Teşekkür Belgesi verdi. Kendisine buradan da teşekkür ediyoruz...