Fatih Altaylı, Habertürk TV'de Hande Sarıoğlu'nun moderatörlüğünde Serkan Reçber ve Emin Çağlar'ın da yorumlarıyla katıldığı Spor Saati adlı programda açıklamalar yaptı. Fatih Altaylı ve Serkan Reçber'in yorumları şöyle:

A MİLLİ TAKIM'IN EURO 2020 SERÜVENİ

Serkan Reçber: Çok özel bir performans sergiledik. Sondan değerlendirdiğimizde çok keyifli bir tablo oldu ancak kura çekildiğinde "Fransa, Dünya Şampiyonu, İzlanda'dan puan alamıyoruz" deniyordu. Algıyla pratiğin çok başka olduğu ve örnek alınması gereken bir durum. Algılarımız bambaşkaydı. 'Yenilmez' denilen Fransa'dan 4 puan aldık. Geliştirmemiz ve eleştirmemiz gereken İzlanda'ya 4 puan vermemiz. Normali Fransa'ya 4 puan verip, İzlanda'dan 4 puan almamızdı. Tek derdi kazanmak olan, primi hiç konuşmayan, tek derdi ülkemiz olan pırıl pırıl bir Milli Takım bu... 

"KEŞKE ORKUN KÖKÇÜ DE FORMA GİYSEYDİ"

"Ülkemizde en temel anları yaptığımız anlar, duygumuzla hareket ettiğimizde. Akılın önde, duyguların arkada olduğunda başarılı oluyoruz. Örnek İzlanda maçı. Akılcı bir taktik, anlayış ve oyun. Ne oldu, EURO 2020'deyiz. Son milli maçta çok güzel bir uygulama oldu. Ahmed Kutucu'ya milli formayı vermek, Almanya'nın subliminal mesajlarını bertaraf ettik. Berkay Özcan aynı şekilde. İsterdim ki 2000 doğumlu, Orkun Kökçü de olsaydı. Feyenoord A Takımı'nda oynayan, Ümit Milli Takımımızda olan bir oyuncu. Hollanda U17 Milli Takımı'nın da 10 numarasıydı. Aynı şekilde Ferdi Kadıoğlu ve Eray Cümart'ı da konuşabiliriz. Doğruları ekleyerek devam etmemiz gerekiyor"

"LUCESCU'YA TEŞEKKÜR EDELİM"

Fatih Altaylı: Öncelikle Lucescu'ya teşekkür edelim. Bu oyuncuların tamamını çağıran Lucescu. Buna cesareti veren de önceki Federasyon. "Savunma oyuncularımız öyle, böyle" diyoruz peki bu adamlar nerede oynuyor? Avrupa'da. Yabancı futbolcu sınırının kalkmasının burada çok büyük bir etkisi var. Fatih Terim ve Federasyon'un ortak cesaret göstergesidir bu. Eskiden nasıl oluyordu bu işler? Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş biraz da Trabzonspor, 4 yabancı alıyorlardı. Gerisini de Türkiye'de işe yarar ne kadar oyuncu varsa parayı basıp kadrolarına topluyorlardı. Bu oyuncular da büyük paralar aldıkları için Avrupa'ya gitmiyorlardı. Yabancı yasağı kalkınca daha ucuza benzer yabancı oyuncuları istihdam etmeye başladı kulüpler. Örnek, Ozan'ı 13 milyon Euro'ya sattı Galatasaray, yarı parasına Luyindama ve Marcao'yu aldı. Yabancı sınırı olsa Ozan kalacaktı, Avrupa'ya gidemeyecekti. Keza Çağlar, Yusuf, Okay. Avrupa'da tecrübe kazanamayacaklardı. Çağlar Söyüncü bir hafta önce Manchester City'yle oynuyordu. Milli Takım'da karşılaştığında 'Bu kim kardeşim, ben bunu ligde yedim zaten' diyordu. Eskiden 20 yaşındaki çocuk bu rakiplerle karşı karşıya çıktığında titrerken şimdi özgüvenli oluyorlar.

"ŞENOL HOCA PİSLİĞİYLE KAVGA ETMİYOR, FARKI BU"

"Şenol Hoca pisliğiyle kavga etmiyor, farkı bu. Fatih Terim sürekli gerilim... Şenol hocada böyle bir şey yok. 'Bu oynar, bu oynamaz' diye bakıyor. Oyuncu biliyor ki hocayla kişiliksel sorunu olmayacak. Oyuncu diyor ki 'Bunun arkasında bir niyet yok. Bana kızgın değil, kırgın değil' Öyle midir değil midir bilmem ama görüntü bu. Ve güven var, 'Beni oynatmıyorsa bir nedeni vardır. Şuraya gittim, bu restorana gittim diye oynatmamazlık değildir' diyor oyuncu. Bunlar bir araya geldiğinde vasat bir takım birden bire iyi bir hale geliyor. Bizim takım, vasat bir takım. Topu aldığında birkaç oyuncuyu geçecek, yıldız bir oyuncu var mı? Ama toplam kaliteye baktığında daha iyi bir takım. Arda Turan yok ama toplama baktığında 20 Arda Turan var. Toplamda fark ediyor her şey"

"FRANSA'YI DA YENERİZ, UÇARIZ, KAÇARIZ' GİBİ BİR DURUM YOK"

"Şenol Güneş, futbolcularının değerinin üzerine birkaç artı puan koyan bir adam. Bursaspor'da 11 oyuncusunun 11'i de büyük kulüpler tarafından kapışıldı. Gittikleri yerde başarılı olamadılar çünkü Şenol Güneş faktörü ortadan kalkmıştı. Keyfi yerinde bir Şenol Güneş'in Beşiktaş'ta vasat futbolculara oynattığı futbol ortada, işi parmaklandığında oynattığı futbol ortada. Federasyon'u eleştiriyoruz ancak Güneş'e sağladıkları ortama diğer şeyleri de katınca başarı geldi. Bu başarıyı da çok abartmamamız lazım. Fransa'yla 100 maç yapsak ikili maçlarda 4 puan alacağımız maç sayısı 5'i geçmez. 'Fransa'yı da yeneriz, uçarız, kaçarız' diye bir şey de yok"

"YABANCI SINIRI"NIN ETKİSİ NE OLDU?

Serkan Reçber: Belli aralıklarla sürekli tartışıyoruz. Sezon sonu itibariyle kademeli olarak aşağıya düşeceğini öngörüyorum. Burada problem yok, en kolay çözülebilecek kısım bu. Kulüpler Birliği, Federasyon toplanır ve teknik adamlara sorulur, fikir alınır. En zor olan kısım şu, bu konuşulurken hangi kulübümüz altyapısında hazırlık içerisinde? Önce altyapımızdaki zafiyeti gidermemiz gerekiyor. Örnek, bir sahada beş takım idman yapıyor U14'ten, U19'a kadar. Orada oyuncuyu mu oyunu mu geliştireceksiniz? Bir saat idman yaptırılıyor ki ardından başka takım girebilsin. İlaveten, eğitici bulamıyoruz. Federasyon'a sesleniyorum, altyapı teknik adamlarına kriter getirilmeli ve altyapı teknik adamları, altyapıcı olarak kalmalı. Bunun için de maddi şartların yerine getirilmesi gerekiyor. Schalke'nin altyapı direktörü 20 senedir görevde! Önce fiziksel şartları iyileştireceğiz ardından eğiticilerimizi eğitmek durumundayız. Yurt dışından eğiticiler getirilebilir. Çok konuşuluyor ama kabul etmediğim bir şeydir: 'A Takım ne oynuyorsa altyapı da onu oynasın' A Takım ne oynuyor ki altyapı da onu oynasın? Kulüp olarak anlayışı belirlemeliyiz. Çok zor değil, yeter ki fırsat verilsin.

FUTBOLDA MALİ ÇÖZÜM MÜMKÜN MÜ?

Serkan Reçber: Federasyonun kulüplerle ortak hareket ederek, altyapıya göndermiş olduğu yatırımları denetlemesi gerekiyor. Kulüpler, TFF'den yardım almalı ama tesis yardımı alıp parayı A Takıma harcıyor. Kasımpaşa olarak her şeyi doğru yapıyorum. Bir lira borcum yok, muazzam bir tesisim var. Vergimi ödüyorum. Hani benim ödülüm? Ceza yiyorsun! Bir yanda her yerde yanlış yapan, vergi borcu olan transferde hata yapan, altyapısı olmayan kulüplere de bir takım ödenekler çıkarılıyor kulüplerin ayakta kalması için. Türk futbolunun menfaatineyse yapılsın, karşı değilim. Ama işi iyi yapan kulüpler de ödüllendirilmeli. Bu nasıl anlatılabilir bir durum? İşimi iyi yapıyorsam, karşılığını istiyorum"

Fatih Altaylı: Muazzam borçlarla Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'a transferde akıl almaz halde harcama yetkisi veriyorlar, 0 olması gerekirken... Kasımpaşa gibi kasasında para dolu kulübe '60 milyon transfer yapabilirsin' diyor. Ne alaka?"

Serkan Reçber: Gençlerbirliği, Göztepe, Sivasspor doğru örnekler, sadece Kasımpaşa değil.

"GALATASARAY, MALİ YAPILANDIRMAYI İMZALAYAMAMIŞ!"

Fatih Altaylı: Divan Kurulu'na katıldım ve öğrendim ki Galatasaray, yapılandırma anlaşmasını hala imzalayamamış. Çünkü Galatasaray, üzerine düşenleri yapmamış. Anlaşmanın detaylarını hala bilmiyoruz ama belli ki kulübe bir takım yükümlülükler getiriliyor, Galatasaray da onları halletmeye çalışıyor. Fenerbahçe zaten imzalamaya bile çalışmıyor.

ALTYAPILARDA OYUNCU YETİŞİYOR MU?

Fatih Altaylı: Biz oyuncuyu yetiştiriyoruz ama yukarıya çıkaramıyorduk. Fenerbahçe mesela futbolcu öğütme mekanizması halinde. Türkiye'nin en parlak futbolcularını genelde Fenerbahçe alır. Bu oyuncuların büyük bölümünü de murdar eder. Nedenini bilmiyorum. En son Mehmet Ekici... Kavgalar çıktı, ne oldu Mehmet Ekici. Alper Potuk ne oldu? Bizim üstyapı, bunların kıymetini bilecek durumda değil. Oynat işte! Ozan Kabak oldu. Ozan Kabak olduğu halde, onu ortaya çıkaran Fatih Terim dahi oynatmıyor. Yunus Akgün nerede abi?

"AVRUPA'YA GİDECEK İLK FUTBOLCU YUNUS AKGÜN OLACAKTIR"

Serkan Reçber: Fransa U20 maçının en iyi oyuncusuydu. Fransızlarla resmen dalga geçti! Koca koca fizikli Fransızlarla. Real Madrid maçı aynı şekilde. Fatih Terim'le iletişiminde mi hal ve hareketlerinde mi bir zafiyet var bilemiyorum ama U20 maçında seyrettiğim Yunus Akgün, inanılmaz oynadı. Çok etkili bir performans sergiledi. İddia ediyorum belki Galatasaray'da çok süre bulmasa da Avrupa'ya gidecek ilk oyuncu Yunus olacaktır.

EMRE BELÖZOĞLU'NUN 'BENİM GÖRDÜĞÜM EN SAF MİLLİ TAKIM' AÇIKLAMASI

Fatih Altaylı: Bunu diyen 15 gün önce rakip futbolcuya galiz küfür eden Emre Belözoğlu dimi bu? Diyelim ki Emre Belözoğlu öfkesine yenilip küfretti. Eleştiriler üzerine şöyle dedi: "Bu yaptığım hareketten rahatsız olunduysa özür dilemekten geri kalmam" Yuh! 'Ben yanlış bir şey yapmadım ama insanlar rahatsız olduysa' diyor. Kendini asla suçlu görmüyor! Böyle bir futbolcunun saf, temiz lafları... Emre kötü bir örnek futbolcular açısından. Tamam futbolculuğu, abiliği, hırsı, futboldaki yaklaşımına saygı duyalım da adamlık konusunda... Doğru, dışarıda iyi çocuk. Ama ne yapayım dışarısını!

MİLLİ TAKIM KİMLERDEN OLUŞMALI

Serkan Reçber: Orkun Kökçü'yü görmek isterim. Doğukan Sinik'i görmek isterim. Milli Takım, performans yeridir. Kulüp takımlarında isim olur ancak milli takımda performansla tercih yapılmalıdır. Emre Kılınç bu performansla olmalı. Orkun böyle devam ederse olmalı.

GALATASARAY DİVAN KURULU

Fatih Altaylı: Abesle iştigal bir Divan Kurulu Toplantısı yaklaşımı izledik. Bir kere Divan Kurulu Başkanlarının kendilerini bu kadar ön plana çıkaran tavırlarından rahatsız oluyorum. Tamam önemli vazifedir, sevgili Eşref'le de beraber çalışmışımdır ama tavrını çok doğru bulmuyorum. Divan Kurulu'nun eleştiri yapması normaldir ama bunu hasmane tavırla yapılması doğru değildir. Bunun benzeri bir çizgi aşımı Faruk Süren döneminde olmuştu. Pek çok açıdan Mustafa Cengiz yönetimini eleştirdim, beni kulüpten atmak için girişimlere yeltendiğini biliyorum ama... Kaan Kançal, şirketin nasıl kar ettiğini falan anlatırken faizlerin düşmesinin Galatasaray'a yardım ettiğini dile getirdi. Galatasaray'ın duayenlerinden biri 'Faizler çıkarsa ne yapacaksınız?' dedi. Faizlerin çıkması Kaan Kançal ya da Mustafa Cengiz'in sorumluluğunda mı? Adnan Polat yönetiminde de görev almış bir büyüğümüz abesle iştigal bir konuşma yaptı! Genel kurul seçmiş! Galatasaray'ı yönetmeye layık değillerse de buna karar verecek olan Galatasaray Genel Kurulu'dur. Bu bahsedilen adam Galatasaray Liseli de değil. Mustafa Cengiz'in seçilmesini sağlayanlar yine Liseliler. Bir grup Liselinin verdiği mücadele olmasaydı Dursun Özbek düşmezdi, Cengiz seçilemezdi. Eleştiri eyvallah ama Galatasaray'ın içerisinde Divan Kurulu'nun, yönetiminin önünde hasmane tutum takınması doğru değil. Bu aslında Galatasaray'ı yıpratmaya başladı.

"DURUŞMA İÇİN DEVREYE SOKULANLARI DUYUNCA İNSAN RAHATSIZ OLUYOR"

"Mustafa Cengiz'in mahkemeye gitmesini eleştirin ama adamı başarılı olduğu yerde eleştirmeyin. Böylelikle Mustafa Cengiz'in arkasında konsolide olmuş bir taraftar grubu oluşturuyorsunuz. Mali disiplin getirdi, hırsızlık uğursuzluk bitti. Abiler kardeşler transfer çalışmaları yönetmiyor. Yanlışlar var mı var? Mustafa Cengiz'in tavrı, konuşmaları yanlış mı yanlış. Milli maçta Cumhurbaşkanı fotoğraf veriyor, sen Galatasaray başkanısın neden fotoğrafa girmeye çalışıyorsun? Ben Galatasaray Başkanından öyle bir şey istemiyorum. Burada Sayın Cumhurbaşkanı var kafamı uzatayım, burada cenaze var fotoğrafa gireyim falan... Duruşmayla ilgili devreye sokulanları duyunca insan rahatsız oluyor hem Galatasaray hem Türkiye adına... Siyaset, güç, iktidar ilişkilerinin bulaştırılması Galatasaray'ı malzeme haline getiriyor"

"FALCAO BURADA SAKATLANDI. KRONİK SAKAT DEĞİL"

Serkan Reçber: Falcao'nunkisi kronik bir sakatlık değil, burada sakatlandı. Falcao'nun tendonunda tendrit denilen zor bir sakatlık vardır. Tandon iltihaplanmasıdır bu. Zorlanan tandonlarda olan, zor tedavisi olan, geçti sanılıp geçmeyen bir sakatlanmadır. Arka adalesi, dizi değil. Sabırlı olmak lazım. Andone'nin yaşadığını da gördük. Babel o noktada alternatifken sakatlandı.

ZELJKO OBRADOVIC'TEN AĞIR KÜFÜRLER

Fatih Altaylı: Fenerbahçe'nin saygıdeğer başkanı çıkıp 'Onun sicilini biliyoruz' falan demesin. Ben Obradovic'e kızanlardan değilim. Birinin yatak odasına kamera sokarsanız 'Vay bunlar seks yapıyor' diyemezsiniz. Molada basketbolcularıyla tartışan ve öfkeli olan bir adama mikrofon dayarsanız, basketbolculara küfrettiği gibi kameramana da küfür edebilir, ben ederdim. Oraya bu kamera, mikrofon niye sokuluyor? Kimi hoca oyuncularıyla 'Sir' diye konuşur kimi de küfürlü konuşur. Obradovic böyle konuşuyor. Bu Obradovic'le oyuncuları arasındaki bir meseledir. Ha bunu yapan başka bir takım hocası olduğunda ortalığı velveleye verip Obradovic yapınca 'Babacan bir adamdır' savunma yapanların karaktersiz olduğunu söyleyeyim ama bunlar sporun içerisinde her zaman vardır. Olması gerekendir demiyorum ama oluyor. Bunu Ergin Ataman, Fatih Terim, Hasan Şaş olunca 'Vaay' 'Sicili belli' deniyor. Obradovic'in de sicili bu demek ki. Bu işin kaybedeni, Fenerbahçe'deki sicil amirleridir! 

 

1881 -
1938