Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Süper Lig Fenerbahçe Celtic-Fenerbahçe maçının yazar yorumları

        SERDAR ALİ ÇELİKLER

        VAR'LAR VE YOK'LAR

        Fenerbahçe takımında zevk alma yok. Oyun isteği yok. Sezon başındaki coşku yok. Oyun planı yok. “Beyler sakin..” diyecek bir aklı selim saha içi lideri yok. Duran top kullanırken organizasyon yok. Duran top karşılarken hiçbir şey yok. İyi savunmacı yok. İyi savunma anlayışı hiç yok. Bu kadar çok ‘yok’ olunca ilk devrede Avrupa arenasında mahalle takımının yemeyeceği goller yenildi. Her iki golde de savunma ceza alanı içinde tek bir hatta durdu ve Celtic’liler’in tek ekmeği olan yan toptan 2 basit gol yendi. Aynısını 83’te de yiyorlardı da Commons kötü vurdu. Tamamen teknik adam isteği sonucu oluşan alan savunması zorlaması ile yenilen 2 amatör gol dışında rakibin pozisyonu da yok. Fener’de başka yoklar da vardı. Ligimizde var olan Volkan Şen Avrupa’da yok. Ozan Tufan henüz Fener’de yok. İlk 11’deki 3 Bursalı’dan Şener dışında henüz sınıf atlayabilen yok.

        Beşiktaş maçından sonra bu maçta Nani de yok. Ama Fener’de bazı ‘var’lar mevcut. Mesela Volkan çıkınca Fernandao’yu sokan ve stoperlerle boğuşturabilen kulübe var.

        2. yarıya Diego ile başlayıp ‘top oynamaya’ karar verdiğinde rakibi sahasına hapseden ‘kalite’ var. Oyunu rakip alana yıkınca özgüveni artan 2 bek var; tek ön libero halini alınca daha da büyüyen Topal var. Beşiktaş maçında saç baş yoldurup bu maçta 2 tane yazan yedek santrfor var. Celtic Park’ta 60. dakikada “3.’yü yemeyelim bari” dedirten baskı kurma yetisi var.

        Ba’nın dahli ile 3-5-2’ye dönebilecek oyuncu zenginliği var.

        Ama Beşiktaş maçından sonra bu maçta da görüldü ki 70’ten sonra fizik gücü yok, kondisyon yok. Bu kadar ‘yok’lar içinde bir takım ‘var’lar ile 15 gündür bu maça hazırlanan Celtic’e karşı 2-0’dan dönülebiliyor.

        Vitor Pereira’nın tek katkısı 4-3- 3’ü benimsediğini göstermesi oldu. 2. yarı 4-2-3-1’i sonra 3-5-2’yi denedi. Bunlar teknik adamın yapması gereken hamleler. Bunlar artı puan. Ama savunma anlayışı; savunmanın bireysel çalışması kesinlikle şart. Duran top konusu hem hücum hem savunma anlamında çalışılmalı. 3 gün arayla 2 önemli maçta 2-0’dan 2-2’ye getirebilmek önemli. Takım gol yeme işini çözdüğü anda rahat skor bulabileceğini gösteriyorsa sorun da çözüm de bellidir. Ama kondisyon ve coşku problemi kesinlikle acilen masaya yatırılmalı. Josef döndüğünde Topal’ın stopere kaydırılması da bir başka çözüm olabilir. İlk yapılacak iş Vitor’un kafa karışıklığını bir an evvel bitirmesi ve sabit bir A planı ile ideal 11’ini bulması.

        FERNANDAO

        Beşiktaş maçından sonra kendisini taraftarına bir nebze olsun affettirmiştir. Top kaybını ve hücum faulünü azaltmazsa yine ilk tercih olamaz.

        SAVUNMA

        Hepsi bireysel olarak dipte. Kompozisyon halinde de son derece zayıflar. Devre arasına kadar idare; sonra bir savunma lideri transferi şart görünüyor.

        FAİK ÇETİNER

        AMBROSE UYANDIRDI

        Maça iyi başlayan, sahaya kazanmak için çıkan Fenerbahçe, ilk 30 dakika içinde kalesinde iki gol birden gördü... Fark ikiye çıkınca, oyundan da skordan da ümidini kesenler çoğunluktaydı. Ne yalan söyleyelim, biz de bundan farklı düşünmüyorduk. Celtic’in bulduğu iki golde de gördük ki; F.Bahçe defansında ciddi problemler var. Hele de yenilen ikinci gol evlere şenlik.

        Commons, ceza sahası içinde gol vuruşunu yaparken, Bruno Alves ve Kjaer, rakiplerine değil adeta birbirlerine markaj yapıyorlardı. Devre bitimine doğru Volkan Şen’in sakatlanması, teknik direktör Pereira’yı mecburi bir değişikliğe itti.

        Fernandao oyuna girdi. İlk 45 dakika bitiyordu ki Ambrose’nin müthiş ‘kıyağı’ ile F.Bahçe maça ortak oldu. Celtic’li defans oyuncusunun kısa düşen kafa pasında fırsatçılığını ve takipçiliğini konuşturan Fernandao, farkı bire indirdi. Gol F.Bahçe için sürpriz, rakip için de ‘şok’ oldu. Aslında bu gol, F.Bahçe’yi yeniden kendine getirdi.

        Pereira ikinci yarıda, Diego’yu Ozan’ın yerine sahaya sürdü. Devre biterken gelen gol ve Diego’nun orta alandaki hareketli futbolu maçın gidişatını da değiştirdi. Fernandao’nun bu yarı başında attığı beraberlik golü, F.Bahçe’yi daha da cesaretlendirdi. Şener’in kanat bindirmeleri, Nani’nin hareketliliği ve ustalığı, Diego’nun asistleri, Mehmet Topal’ın bitmeyen enerjisi, Fernandao’nun diriliği, mücadelesi ve de her şeye rağmen Van Persie’nin sahadaki mevcudiyeti, Celtic’i sindirmeye yetti. Maça 2-0 geride başlayan F.Bahçe, dün gece zoru başarıp oyunu da daha mutlu bitirebilirdi. Yine de Celtic deplasmanından 1 puanla dönen F.Bahçe, “Yola devam” dedi. Bu arada Kjaer, Alves ve Ba ile henüz defans güvenliği sağlanamıyor. Pereira bu işe nasıl bir çözüm bulacak bilemeyiz. Bizim bildiğimiz, eldeki güçlü ve tecrübeli kadronun her şeye rağmen bu gruptan çıkmayı başarabileceğidir. Ama unutmamalı ki Fenerbahçe, kendi işini kendi bitirmeli. Yoksa her zaman onları uyandıracak bir Celtic’li Ambrose bulamayabilirler! Bizden hatırlatması.

        DİEGO RİBAS

        Emre Belözoğlu gittikten sonra F.Bahçe’nin vazgeçilmezlerinden biri oldu. Oyuna girmesinin ardından maçın gidişatını değiştirdi. Diego Ribas, Pereira’nın adeta ‘can simidi’...

        PROBLEMLİ DEFANS

        F.Bahçe’de Simon Kjaer ve Bruno Alves, ciddi sıkıntı yaratıyor. Her ne kadar iyi niyetli görünseler de öyle kademe hataları, öyle garip işler yapıyorlar ki bu durum F.Bahçe’nin her zaman başını ağrıtıyor. Dün gece yenilen gollerde olduğu gibi...

        MERİÇ MÜLDÜR

        20 DAKİKALIK ŞOVLA BU KADAR

        Her maçın ayrı bir hikayesi vardır. Celtic Park’taki randevu belki de Volkan Şen’in sakatlanıp yerini Fernandao’ya bıraktığı dakikada başladı. Evet işler yolunda gitmiyordu. Pereira, Fernandao tercihini her türlü kullanacaktı belki ama acaba ne zaman? Ki en azından devreyi bitirecekti. Sakatlığın hayırlısı olmaz, bu kez bu sakatlık iyi geldi! Devre arasındaki Ozan-Diego değişikliği de takıma can kattı, futbola da renk.

        Fenerbahçe’nin ilk 45 dakikadaki futbolu ne kadar yavansa, ikinci yarı özellikle de ilk 20 dakikada o derece pırıltılıydı. İki ayrı Fenerbahçe izledik.

        İlk yarıdaki oyunu ben çöpe atılmış kabul ediyorum. İleride top tutamayan, duran top ve rakibin kanat bindirmelerine yine çare bulamayan, tek bir pozisyon yakalayamayan bir takım vardı sahada. Beşiktaş maçında nasıl ki 4 pozisyonun üçünde kalesinde gol gördü, bu kez de Celtic biri duran top, artı bir buçuk pozisyonda iki gol buldu.

        Fenerbahçe’nin futbol adına ortaya bir şey koyamadığı dakikalarda Celtic 4 dakikada 2-0’ı yakaladı. Yakaladı da ortada rakibin de 2-0’lık bir oyunu yoktu aslında. Ofsayt olabilecek birinci gol ve rakibe ikram edilen ikinci gol. Çok adamla geliyorlar, hızlı oynuyorlar, tribünlerin de etkisiyle işin içine coşkuyu da katıyorlardı da 2-0’ı hak edecek çok ezici bir üstünlükleri de yoktu.

        İkinci yarıda işin rengi değişti zaten. İlk gol öyle güzel bir dakikada gelmişti ki zaten, futbolcuları maça, Fenerbahçe’yi de hayata döndürdü. İlk yarıda ayağına her gelen topun öldüğü Ozan yerini Diego’ya bırakınca, Fenerbahçeli futbolcular da akıllarını başlarına toplayınca, dengeler tamamen değişti. Sağdan geldiler, soldan geldiler ilk yarıda akıllarının köşesinden bile geçirmedikleri şutu denediler. Özellikle 45-65. dakikalar arası Fenerbahçe tüm ipleri eline aldı. Celtic, 15 dakika sahasından bile çıkamadı.

        Maç içinde iki takım adına çokça da benzerlikler yaşandı. Bir defans hatası, bir duran topta 4 dakikada 2 gol yiyen Fenerbahçe rakip stoperin hatasından ve de bir duran toptan yine 4 dakikada Fernandao ile 2-2’yi yakaladı. İyi ki de yakaladı.

        Bu maç çok önemli bir dönemeçti. En azından mağlup olmamak gerekiyordu. ‘Yenemiyorsan yenilme’ kural bu. Fenerbahçe kazanamadı belki ama İskoçya’da alınan 1 puan umutları Ajax maçlarına taşıdı. Molde sürprizi yaşanmış olsa da grubun belki de en sert deplasmanında bir ölçüde telafi edildi.

        BU İKİLİ TUTMUYOR

        Alves-Kjaer ikilisi sezon başından beri ritmi tutturamadı. Ağızlarıyla kuş tutsalar yaranamıyorlar. Bence dün iyilerdi. Ama futbol en ufak hatayı affetmiyor. Celtic’in ikinci golünde, ikisi de rakibi seyretti.

        PEREİRA’NIN PRENSİPLERİ

        Pereira enteresan adam. Kanaatimce inatçı değil ama kendi doğruları, prensipleri var. Molde’den sonra kalede yine Fabiano’yu oynatması gibi. Fabiano da kötü değildi belki ama Volkan’ı oynatmayarak yine risk aldı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ