Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Süper Lig Galatasaray Galatasaray - Gençlerbirliği | HABERTÜRK SPOR köşe yazarları - Galatasaray Haberleri

        HALİL ÖZER - KIRMIZI DÜĞMEYE BASTI

        Aslında baktığınız zaman ilk yarı ile ikinci yarının düzeni aynıydı.

        Bol ve kontrollü pas ile rakibin direncini düşürerek sonuca gitme.

        İkinci yarıda da bunu yaptı Galatasaray. Ancak ilk yarıda olmayan tek şey vardı. O da yüksek tempo ve hız.

        Hamza Hamzaoğlu’na zaman zaman kızabilirsiniz. Ancak Hamza Hoca’nın oyunu iyi okuma konusunda gerçekten önemli bir potansiyeli var. Tamam, bazen teşhisi tespit ediyor ama tedavi konusunda hatalı kararlar verebiliyor. Bu son derece normal. Ama burada önemli olan tespiti yapabilmek, röntgeni çekebilmek.

        Dün de bu röntgeni çekti hoca. Sadece takımı soyunma odasında dürttü. Hiç sormadım ama şunu dediğine eminim. “Çocuklar ağır oynuyoruz, tempoyu yükseltin.”

        Bu maç ancak bu şekilde düzeltilebilirdi. Ve tempo için üstüne üstlük bir de Yasin’i oyuna aldı. Yani tam anlamıyla kırmızı düğmeye bastı Hamza Hoca.

        Ve daha ilk 15 dakikada sonucu aldı. Türkiye’de üç büyükler, ellerindeki kadro ile ciddiyetini koruduğu ve tempoyu arttırdığı taktirde yetenekleri ile diğer takımlar karşısında çok fazla zorlanmazlar. Hamza Hoca ve kadrosu ligde bunun en farkında olan taraf.

        Bana göre Hamza Hoca’nın önemli kararlarından birisi de Sabri’yi yeniden oynatmasıydı. Zaten kulübede olmasını ben anlamamıştım. Hiç olmadık bir şekilde yoktan sağ bek yaratmaya çalışmak son derece gereksiz bir hamleydi. Taraftar istediği kadar kızsın. Eğer elinde Dani Alves ya da Lahm yoksa sabahtan akşama kadar Sabri oynar. Takımları taraftar yönetmediğine göre Hamza Hoca’nın kesinlikle bu yolda devam etmesi gerekir.

        İkinci yarıda Galatasaray takımının baskısının önemli nedenlerinden birisi de Selçuk, Bilal ve Sneijder’in Gençlerbirliği on sekizinin önünde daha çok dolaşması oldu. Dönen topların neredeyse tümünü aldılar. Hücumda da daha etkili oldular. Yani Gençlerbirliği’nin havasız kalmasını sağladılar.

        Yasin kesinlikle skoru etkileyen adamdı. Ancak vücut işaretlerinde “Kardeşim, ben nasıl yedek kalırım” havası çarptı gözüme. Hafif afra tafra vardı. Kim bilir, belki de ben yanılıyorumdur. Şu var. Eğer Yasin Öztekin böyle oynarsa zaten onu kimsenin kesmesi mümkün değil. Ama gerçekten çok yetenekli oyuncu. Geçtiğimiz yılki performansına ulaşırsa Galatasaray için yine ekstra bir güç olacaktır.

        Galatasaray’da rakiplerine oranla şöyle bir pozitif yön var. Galip duruma geldikten sonra eveleme geveleme yapmıyor. Rölantiye kesinlikle almıyor. Rakibin kafasını kaldırmasına izin vermiyor.

        HOPF

        Gerçekten önemli bir kaleci. Dört golü kalesinde görüpte haftanın en iyi kalecisi adaylarına girebilmek büyük bir başarı. Biz hesapladık, 7 net golü kurtarmış. Onu bu sezon izlemek gerçekten bir zevk olacak.

        CHEDJOU

        Bu ülkede maçın sonucunu doğrudan etkileyebilecek kaç tane stoper var ki. Sol kanattan top taşıyıp klas bir Sneijder asisti yapmak, kornerde kafayla gol atmak ve kendi bölgesinde çok etkili oynamak. Daha ne yapsın?

        ATİLLA TÜRKER - İKİ KATI OLURDU

        Kucak dolusu golleri bir tarafa bırakalım. Genel tabloya bakalım. Bu Galatasaray alkışlanır. Hem de yürekten alkışlanır. Kolay iş mi dün rakip kaleye 2 düzineye yakın şut atmak. Kolay iş mi Gençlerbirliği gibi bir takımı paramparça yapmak.

        Özellikle 2. yarıda öyle bir futbol sergiledi ki Galatasaray... Ne ararsanız vardı... Hırs, kazanma arzusu, disiplin, yaratıcılık, gol yollarında etkinlik...

        Tempolu bir futbol ortaya koydu. Sürekli bastırdı. Çok hızlı oynadı. Her topa sahip oldu. Güzel pres yaptı. Bıkmadan usanmadan rakip kaleyi zorladı. Attığının katbekatını kaçırdı.

        Bakmayın siz Gençlerbirliği’nin ilk yarıyı önde kapadığına... Sabırla ve hırsla gelişen Galatasaray atakları, Gençlerbirliği’nin dün bozguna uğrayacağının habercisi gibiydi.

        Yasin’in oyuna girmesi ile Galatasaray’ın hızı ve temposu daha da arttı. Şu bir gerçek... Yasin, ateşleyici özellikleri ile çok değerli bir silah... Giriyor, vuruyor, dağıtıyor. Kendisine ufak bir hatırlatma yapalım. Yedek kaldığı zaman, hatayı Hamza Hamzaoğlu’nda aramasın. Kendine baksın. Yeter ki böyle oynasın.

        Yasin’den Chedjou’ye geçelim. Bravo... Stoper ötesi özellikleri ile skora doğrudan etki ediyor. Asist yapıyor, pas uzatıyor, gol atıyor. Bazı golcülerden daha golcü... İşte şimdi... Lafı ister istemez Umut’a getirdik. Umut... Sevgili kardeşim. Çok iyi insansın, adam gibi adamsın, çok çalışkansın ama... Böyle de goller kaçar mı kardeşim. Sonra da çıkıyorsun, “Ba kaçırınca imkansızı başardı, ben kaçırınca saç baş yoldurdu diyorlar” diye dert yanıyorsun. İyi de Umut... Dün yine öyle goller kaçırdın ki... Galatasaray taraftarlarının dökülen ve yolunan saçlarından sen suçlusun.

        Selçuk İnan ve Hakan Balta için özel bir paragraf açmamız lazım... İkisine de helal olsun... Üzerlerindeki milli takım yorgunluğunu tam olarak atamamalarına karşın, mevcut profesyonellik anlayışları ile yine belli bir çizginin çok üstüne çıkmayı başardılar.

        Gençlerbirliği için fazla söze gerek yok. Hiç direnç gösteremediler. Parladılar ve söndüler. Ama bizi asıl şaşırtan ne oldu, biliyor musunuz? Belli bir vizyonu olan Gençlerbirliği gibi güzide bir ekipte içi geçmiş böyle yabancılar ne arıyor acaba... Sezon başında yapılan yanlış transferlerin faturası bu... Geçen sezon 18 kişilik kadrosunda futbol okulundan yetişmiş 11 oyuncusu vardı bu ekibin... Şimdi yabancı çöplüğüne dönmüş... Belli ki İlhan Cavcav, menajerler tarafından çok öpülmüş... Lig arasında takviye yapılmazsa eğer... Şifo’nun işi zor.

        BU COŞKU ALKIŞLANIR

        Galatasaray, dünkü arzusu ve coşkusu ile tam not aldı.

        İLHAN CAVCAV...

        G.Birliği dün sahaya 8 yabancı ile çıktı. Kaptan Doğa sakatlanınca Skulason oyuna girdi ve bu sayı 9 oldu. Bu nasıl iş! G.Birliği değil miydi, ülkemizin en iyi alt yapılarından birine sahip bulunan kulübümüz... Görünen o ki; İlhan Cavcav, 3. sınıf bazı yabancılar için çuval dolusu parayı sokağa atmış... İnsan ister istemez şaşırıyor ve üzülüyor.

        ERHAN TELLİ - MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ

        “Yasin nasıl yedek kalır ?” diye sormayacağım bu kez... Çünkü Yasin, Başakşehir maçındaki o kötü performansı ile dün gece yedek kalmayı fazlasıyla hak etmişti... İyi de oldu! Çünkü Yasin dün gece yedek kalıp sonradan oyuna girmese, belki böylesine hırs yapmayacak, belki de Galatasaray bu maçı kazanamayacaktı...

        Maçın kırılma anı bana göre onun ikinci yarıda oyuna girmesi oldu. Hem arkadaşlarını rahatlatıp boş alanlar yarattı hem de takımını rakip ceza sahasına taşıyan adam oldu. Kısacası Başakşehir önünde kendisinden bekleneni, bir hafta sonra ancak Arena’da verdi. Tabii ki Chedjou’nun da hakkını sonuna kadar teslim etmek gerekir... Çünkü hem yaptığı asist hem de golcüleri bile kıskandıracak kalitedeki o kritik kafa vuruşu ile gecenin adamı olmayı fazlasıyla hak etti. Eğer Chedjou, tam da ikinci yarının hemen başında o golü atmasa, asla böyle bir sonuç ortaya çıkmayabilirdi... Onun bu performansı, biraz da takımının ve hocasının şansı oldu. Buraya kadar her şey güzel tabii ki ama Galatasaray farklı kazandı diye bazı şeyler görülmeyebilir! Çünkü madalyonun bir de öteki yüzü var. O da Wesley Sneijder!

        Açıkçası maçtan önce Galatasaray’ın kadrosunu görünce Hamza Hamzaoğlu için, “Malzemeye göre en iyi kadroyu çıkarmış” diye düşündüm... Maç başlar başlamaz sahadaki dizilişi gördüğümde ise gözlerime inanamadım. Sözü uzatmaya hiç gerek yok. Sonuç ne olursa olsun, Sneijder gibi bir 10 numarayı sol kanatta oynatmaya çalışmak, bana göre yanlış bir tercihtir! Hele hele ikinci yarıda olduğu gibi Sneijder’dan bir ön libero yapmaya kalkışmak daha büyük bir yanlıştır! Bırakın benim gibi bir futbol fukârasını, Arena’da top toplayan çocuklara bile “Sneijder nerede oynar?” diye sorsanız, hiç düşünmeden size “Forvet arkasında, 10 numaralı bölgede” diye cevabı yapıştırır. O zaman bu inat niye? Eğer, Hamza Hoca bugün burada yaptığını Benfica ya da Kadıköy’de Fenerbahçe önünde yaparsa, sonuç felâket olabilir. Benden uyarması, gerisi onun bileceği iş! yasin geri döndü

        YASİN GERİ DÖNDÜ

        Yasin’in geçtiğimiz yıl elde edilen şampiyonlukta ne derece etkili olduğunu anlatmaya gerek yok. Dün oyuna girer girmez yaptıkları ile bize yeniden kendini hatırlattı. “Ben varken, sol kanatta başkası oynamaz” dedi.

        RODRİGUEZ MELO DEĞİL

        Rodriguez genç ve yetenekli bir oyuncu ama ön liberoda sırıtıyor. Eğer Galatasaray ondan faydalanmak istiyorsa belki de kanatta oynatılmalı. Ama dün gece bir kez daha gördük ki, asla bir Felipe Melo değil.

        ÖNERİLEN VİDEO

        FETÖ Elebaşı Gülen Öldü! Bundan Sonraki Süreç Nasıl Devam Eder?

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ