Türk İş Dünyası Neden Giderek Daha Sık Rus Üreticileri Tercih Ediyor?
Rusya, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortaklarından biri olmayı sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’nin 2025’te Rusya’dan ithalatı 42,3 milyar dolara ulaştı. “Made in Russia” ulusal markası ise Rus ürünlerinin Türkiye pazarındaki görünürlüğünü güçlendirmeye devam ediyor; sektörel fuarlar düzenliyor, Rus ihracatçılar ile Türk iş ortakları arasında doğrudan temasların kurulmasına katkı sağlıyor. Rus şirketleri açısından Türkiye yalnızca bölgenin en büyük tüketim pazarlarından biri değil, aynı zamanda Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz ülkelerine açılan önemli bir lojistik ve ticaret merkezi olarak da öne çıkıyor.
Bu çerçevede “Made in Russia” ulusal markasının tanıtım programı, Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini geliştiren en dikkat çekici araçlardan biri haline geliyor. Üstelik artık söz konusu olan yalnızca tek seferlik fuarlar ya da münferit iş misyonları değil; Rus markalarının Türkiye pazarında sürdürülebilir ve kalıcı bir varlık oluşturmasına yönelik sistemli bir çalışma yürütülüyor.
“Türkiye, Rus ihracatçıları ve ‘Made in Russia’ ulusal markası için stratejik öneme sahip pazarlardan biri. Türk iş dünyasının Rus ürünlerine olan ilgisinin hem sanayi hem de tüketici segmentinde istikrarlı şekilde arttığını görüyoruz” diyor “Made in Russia” ulusal markasının Türkiye temsilcisi Timur Safin.
Rus şirketlerinin Türkiye’ye yönelik ilgisi birkaç temel faktöre dayanıyor. Türkiye pazarı; gelişmiş sanayi altyapısını, yüksek tüketim seviyesini, güçlü e-ticaret sektörünü ve avantajlı lojistik imkanlarını bir araya getiriyor. Bununla birlikte coğrafi konumu sayesinde Türkiye, birçok ülkenin pazarına açılmak için önemli bir platform niteliği taşıyor.
Bu süreçte “Made in Russia” ulusal markasının oluşturduğu altyapı da önemli rol oynuyor. Program kapsamında verilen sertifika; ürünlerin kalite, güvenilirlik, özgünlük, organik köken ve çevre dostu üretim gibi kriterlere uygunluğunu doğruluyor. Bugüne kadar “Made in Russia” programı kapsamında 3 binden fazla sertifika verildi; sertifikalı ürün pozisyonlarının sayısı ise 31 bini aştı.
Program katılımcıları arasında gıda, ilaç, medikal teknoloji, kimya ve bilişim sektörlerinin yanı sıra günlük tüketim ürünleri üreten şirketler de bulunuyor. Splat Global, Neurosoft, Miratorg, United Confectioners, Imperial Porcelain Factory, Sinaps (Nuton Acoustics) ve daha birçok marka program kapsamında yer alıyor. Bu durum, yabancı iş ortakları açısından kalite standartları ve ihracat hazırlığı “Made in Russia” ulusal sertifikasyon sistemiyle doğrulanmış geniş bir tedarikçi ağına erişim anlamına geliyor.
Fuarlardan Kapsamlı Bir İş Ekosistemine
Son iki yılda Made in Russia markasının Türkiye’deki varlığı belirgin şekilde genişledi. Üstelik odak noktası yalnızca uluslararası fuarlara katılım değil; şirketler arasında doğrudan iş bağlantılarının geliştirilmesi, bölgesel tanıtımlar, B2B misyonları ve Rus markalarının Türk perakende sektörü ile e-ticaret ekosistemine entegrasyonu da bu sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.
2025 yılının en büyük projelerinden biri, “Made in Russia” ulusal markasının WorldFood Istanbul fuarındaki milli katılım organizasyonu oldu. Fuara Rusya’dan 31 şirket katıldı ve etkinlik kapsamında yaklaşık 500 B2B görüşme gerçekleştirildi. Toplam ihracat potansiyeli ise 38 milyon dolar olarak değerlendirildi.
Türk distribütörleri ve perakende zincirleri açısından bu tür platformlar, Rus üreticilerle doğrudan temas kurma; karşılıklı faydaya dayalı iş birliği koşullarını, uzun vadeli tedarik imkanlarını ve ürün çeşitliliğinin genişletilmesini değerlendirme fırsatı sunuyor.
Timur Safin bu konuda şöyle konuşuyor: “Bugün Türkiye’de ‘Made in Russia’ ulusal markası artık yalnızca noktasal faaliyetlerden ibaret değil. Bu çalışma, Rus markalarının pazarda kalıcı şekilde yer almasına yönelik sistemli bir yaklaşımın parçası. Türk şirketleri artık yalnızca tedarikçi değil, uzun vadeli iş ortakları görmek istiyor.”
Sanayi alanında da dikkat çekici bir ivme gözlemleniyor. 2025 sonbaharında İstanbul’da Rus ormancılık ve ahşap sanayi şirketlerine yönelik bir iş misyonu düzenlendi. Rusya’dan 22 şirketin katıldığı organizasyon kapsamında, 90 Türk şirketiyle yaklaşık 300 görüşme gerçekleştirildi. Misyonun toplam ihracat potansiyeli 48 milyon dolar olarak değerlendirildi.
İş birliğinin devamı niteliğinde Türk ithalatçı heyetleri de İjevsk ve Arhangelsk’e ziyaretlerde bulundu. Türkiye’den 16 şirketin temsilcileri Rus ormancılık sanayi işletmelerini ziyaret ederek potansiyel iş ortaklarıyla 350’den fazla görüşme gerçekleştirdi.
Bu tür formatlar Türk iş dünyası açısından özellikle önem taşıyor. Çünkü şirketler yalnızca üretim kapasitesini ve kalite standartlarını değerlendirmekle kalmıyor; aynı zamanda tedarikçilerle doğrudan ve güvene dayalı ilişkiler kurma fırsatı da elde ediyor.
Rus Markalarına Yönelik İlgi Artıyor
En dikkat çekici alanlardan biri güzellik ve kozmetik sektörü olmaya devam ediyor. 2026 baharında düzenlenen Beauty Istanbul fuarında son yılların en büyük Rus katılımlarından biri gerçekleşti; Rusya’nın farklı bölgelerinden 30’dan fazla şirket etkinlikte yer aldı.
Rus üreticiler; bakım ve profesyonel kozmetik ürünleri, farmasötik çözümler, doğal içerikli ürünler, güzellik sektörüne yönelik sektörüne yönelik hammaddeler ve bileşenler sundu. Ayrıca Tataristan, Primorskiy Krayı ve Moskova’dan gelen şirketler ayrı kolektif stantlarla temsil edildi.
Bir diğer stratejik alan ise medikal sanayi olmaya devam ediyor. Expomed Eurasia 2026 fuarında Rus medikal ekipman üreticileri 155 B2B görüşme gerçekleştirdi. Bu temasların ihracat potansiyelinin yaklaşık 6,5 milyon dolar olduğu değerlendiriliyor.
Tarım ve gıda sektörü ile inşaat alanında da yüksek bir hareketlilik dikkat çekiyor. Rostov Bölgesi şirketleri İzmir’de düzenlenen AGROEXPO fuarına katılarak hayvan yemleri, gübreler ve sera ekipmanları alanındaki çözümlerini tanıttı. İnşaat sektöründe ise Rus üreticiler YAPI Turkeybuild Istanbul fuarında yapı malzemeleri, ormancılık sanayi ürünleri ve teknik sistemler sergiledi.
Türkiye Uzun Vadeli Bir Yönelim Haline Geliyor
Uzmanlar, Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik iş birliğinin giderek daha çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuştuğunu belirtiyor. Daha önce ağırlıklı olarak büyük ölçekli enerji ve hammadde projeleri ön plandayken, bugün tüketici ürünleri, sanayi iş birlikleri ve KOBİ segmenti çok daha belirleyici bir rol üstleniyor.
Timur Safin’e göre: “Türkiye pazarı Rus şirketleri için yalnızca bağımsız bir yönelim değil, aynı zamanda başka ülkelere açılma fırsatlarını bir araya getiren bölgesel bir platform niteliği taşıyor. Bu nedenle iş dünyası uzun vadeli varlık oluşturmaya ve ortak projeler geliştirmeye büyük önem veriyor.”
2026 yılında “Made in Russia” ulusal markası Türkiye’deki faaliyetlerini genişletmeye devam edecek. WorldFood Istanbul kapsamında büyük ölçekli bir milli stand organizasyonu planlanırken, şirketlerin Foodist ve BeautyEurasia fuarlarına katılımı da sürdürülüyor. Bunun yanı sıra dijital kampanyalar, tadım etkinlikleri, influencer iş birlikleri ve Rus markalarının Türk perakende sektörüne entegrasyonu gibi yeni tanıtım formatlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Bu nedenle bugün Türkiye’de “Made in Russia” programı artık yalnızca ayrı ayrı etkinliklerden oluşan bir girişim olarak değil; Rus şirketlerinin bölgenin en dinamik pazarlarından birinde uzun vadeli varlık oluşturmasına yönelik kapsamlı bir strateji olarak değerlendiriliyor.