Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Seyit Mehmet Özkan dendiğinde akıllara ilk olarak Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü gelir ancak Türk futboluna yaptığı katkılar çok daha öncelerine dayanır. Bucaspor'un yetiştirdiği ve aralarında 1 yaş bulunan Salih Uçan ile Taylan Antalyalı'dan yıllar boyunca potansiyellerini sahaya yansıtmaları beklendi. Salih 26, Taylan ise 25 yaşına geldiğinde nihayet bekleneni yapmaya başladı. İki yıldızın durumu da Türk futbolundaki acı gerçekleri gözler önüne serdi.

Salih Uçan'ın Fenerbahçe'nin yolunu tutması Türkiye futbolunun yönünü değiştiren transferlerden biriydi. Bu yön, Salih'in Fenerbahçe'deki performansından çok Bucaspor'la alakalı. Salih Uçan'ı İzmir ekibine "Kazanılan bonservis bedelinin çoğunluğu altyapıya yatırılacak" şartıyla götüren Seyit Mehmet Özkan, bu sözün tutulmaması üzerine Bucaspor'dan ayrılarak Altınordu'yu satın aldı ve hayalindeki projeyi hayata geçirdi. Bucaspor Futbol Akademisi'nde yetişen 81 genç, profesyonellik haklarıyla Altınordu'ya verildi. O gençlerden ikisi bugün İngiltere'de Leicester City formasıyla top koşturuyor. Yani aslında Cengiz ve Çağlar'ın belki de nice gencin futbolcu olmasında Salih Uçan'ın da katkısı bulunuyor!

İKİSİ DE İKİ SEZONDA KAYIP!

Fenerbahçe'de düzenli ilk 11 oyuncusu olamasa da Avrupa Ligi'nde gösterdiği performansla birlikte Avrupa devlerinin dikkatini çeken Salih Uçan, 2014 yazında Roma'ya transfer olurken iki sezonu İtalya'da geçirdi. Salih Uçan'ın yerine Bucaspor'da forma şansı bulan Taylan Antalyalı ise aynı yaz Gençlerbirliği'nin yolunu tuttu. Aralarında bir yaş bulunan iki futbolcu da kulüplerinde düzenli forma şansı bulmakta zorlandı.

Taylan Antalyalı, Gençlerbirliği'ne transfer olurken Seyit Mehmet Özkan'ı ziyaret ederek helallik aldı.

Sampdoria'dan gelen kiralık teklifini kabul etmeyen Salih, iki sezonda Roma formasını Serie A'da sadece 7 kez terletirken Taylan ise aynı iki sezonda Gençlerbirliği'nde Süper Lig'de 3 maçta forma giyebildi. Hatta dönemin Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav, Seyit Mehmet Özkan'ı arayarak sitemde bulundu. Özkan ise Taylan'ın Süper Lig futbolcusu olduğunu yineleyerek beklemesini rica etti.

SALİH UÇAN NASIL KEŞFEDİLDİ?2007 yılında Marmaris'teki 13 yaş altı turnuvasını izleyen Seyit Mehmet Özkan, Marmaris İzmirgücü maçında ikiz olan Çağatay ve Çağan kardeşleri beğeniyor. Bir yıl sonra Uşak'taki turnuvaya Seyit Mehmet Özkan yerine Zafer Bilgetay ikizleri izlemek için gidiyor ancak onların yanında Salih Uçan'ı da beğeniyor. Üç oyuncunun bonservisleri 90 bin TL'ye alınıyor. Salih'in babası Durmuş Uçan'ın emekliliğine üç yıl kaldığı için aile İzmir'e taşınmayı erteliyor böylece Salih, Bucaspor'un inşaatı henüz tamamlanan lojmanların ilk sporcularından oluyor.

BİR ORAYA BİR BURAYA SAVRULDULAR

Gençlerbirliği'nde forma giyemeyen Taylan 2015-16 sezonunun ikinci yarısında hiç değilse Kayseri Erciyesspor formasıyla top koştururken ertesi sezon Gençlerbirliği'nin yetiştirici kulübüne kiralandı. Salih ise Fenerbahçe'ye geri döndü ve ligde sadece 11 maçta forma giyebildi. Taylan 2017-18'de bonservisiyle BB Erzurumspor'un yolunu tutarken kulübünü Süper Lig'e taşıyan isimlerden oldu, ertesi sezon gösterdiği performansla Galatasaray'a transferini sağladı. Aynı sürede şansını yine yurt dışında deneyen Salih Uçan önce Sion ardından Empoli formalarını terletti. İsviçre'de 19, Empoli'de 14 maça çıkan Salih'in Türkiye'ye dönüşündeki durağı Alanyaspor oldu.

Salih Uçan geçen sezon Alanyaspor'da Erol Bulut'la kendine geldi, maç pratiği eksiğini 25 yaşında kapamaya başladı. Bu sezon ise lider Alanyaspor'da Çağdaş Atan'ın en güvendiği oyuncular arasına girdi. Fenerbahçe'deki ilk sezonunda kırıntılarını gösterdiği yeteneğini sahaya yansıtmaya başladı. Galatasaray'daki ilk sezonunda ilk 11'e yerleşemeyen Taylan ise bu sezon forvet arkasından savunma önüne çekildi. Saha içinde değişen rolüyle birlikte kariyeri de 'yeniden doğdu' 25 yaşındaki futbolcu yıllardır beklenen patlamayı gerçekleştirirken Galatasaray için değişilmezlerden oldu.

İKİSİ DE HALA "GENÇ"

Hatta Fatih Terim onun için 'Taylan'ın dinlenme lüksü yok. Oynamadıklarına saysın" yorumunu yaptı. Alanyaspor Teknik Direktörü Çağdaş Atan ise Salih'in hala genç olduğunu "Salih Uçan'ın yaşı hala genç. Topa sahip olurken bizim en önemli oyuncularımızdan bir tanesi. Biraz daha seviyesini yukarıya çıkarırsa Milli Takım'da görebiliriz" diyerek dile getirdi. Evet yanlış görmediniz, 26 yaşındaki Salih'in. İki teknik direktör de Salih ile Taylan'ın yıllarca maç pratiği yapmadığına vurgu yaptı.

TAYLAN ANTALYALI NASIL KEŞFEDİLDİ?Seyit Mehmet Özkan, Eylül 2009'da TFF U15 Ege Bölge Karması Seçmeleri'ni izlemek için İzmir Atatürk Stadı'nda yan saha tribünlerindeki yerini alıyor. Yanında ise bir yıl önce Salih Uçan'ı keşfeden Zafer Bilgetay oturuyor. Maç oynanırken bir çocuk sağ iç koridorunda topu kaptıktan sonra 25-30 metrelik driblingin ardından asist yapıyor. Biraz sonra benzer bir çıkış daha yapıyor. Ayağa kalkan Seyit Mehmet Özkan 'Arkadaşlar bu çocuğu alabiliyorsak alalım, diğerlerini siz izlersiniz' diyerek tribünden ayrılıyor. Muğlaspor'dan Taylan Antalyalı'yı transfer etmek için ailesini ziyarete giden Mehmet Özkan, annesi ve babasını İzmir'e taşınmaya ikna ediyor. Herhangi bir maddi talepleri bulunmayan aileden Nami Antalyalı, kendisine ayarlanan Aliağa'da bulunan demir çelik fabrikasındaki işine 4 yıl boyunca oğlunun hatırına servisle gidip geliyor.

AVRUPA'NIN GENCİ İLE BİZİMKİSİ AYNI DEĞİL

Avrupa'da 'genç futbolcu' denildiğinde akla 17-20 yaş aralığındaki oyuncular geliyor. Türkiye'de ise bu aralık 20'den sonra başlıyor çünkü bu futbolcular daha erken yaşlarda oynatılmıyor. Oynatılmadıkları için 24 yaşında bile maç tecrübesi kazanmaya çalışıyor. Ancak bu sorun sadece A Takım'daki maçları kapsamıyor. 

İSPANYOL VE ALMANDAN 700 SAAT, FRANSIZDAN 1530, İNGİLİZDEN 1700 SAAT AZ ANTRENMAN

Yapılan çalışmalara göre Türkiye'de doğan bir futbolcu adayı, 17 yaşına gelene kadar İngiltere'deki rakibinden bin 740 saat, Fransa'daki rakibinden bin 532 saat, İspanya ve Almanya'daki rakiplerinden 700 saat daha az süre antrenman yapıyor. TÜFAR'ın araştırmasına göre U12 yaş grubunda faal oynayan bir İspanyol çocuk, Türkiye'de oynayan çocuğa göre bir yılda en az 17 resmi maç fazla yapıyor.

OYNAYANLAR SINIF ATLADI, SALİH KAYBOLAN YILLARI TELAFİ ETMEYE ÇALIŞIYOR

20 Yaş Altı Dünya Kupası, 2013 yılında ülkemizde düzenlendiğinde Salih Uçan, organizasyonun en önemli yeteneklerinden biri olarak kabul ediliyordu. O dönemki piyasa değerlerine göre Salih Uçan, turnuvadaki 11. en iyi oyuncuydu. Önünde Ross Barkley, Geoffrey Kondogbia, Lucas Digne, Jese, Paul Pogba, Gerard Deulofeu gibi yıldızlar vardı. Salih'in önündeki 10 değerli oyuncunun 8'i turnuvadan sonra 200'ün üzerinde maça çıkarken birçoğu Avrupa'ya damga vurdu. Salih ise Jese ve Quintero'yla birlikte 200 maçın altında kaldı ve gelişimini sürdüremedi. Taylan'ın söz konusu süredeki maç sayısı 192. Üstelik bunların 76'sı TFF 1. Lig, 27'si ise 2. Lig'de.

PİYASA DEĞERİ DÜŞEN DÖRT FUTBOLCUDAN BİRİ

Söz konusu 12 oyuncu arasında 2013'ten bu yana piyasa değeri düşen dört futbolcu bulunuyor. İspanya futbolu ve Real Madrid'in büyük beklentilerinin bulunduğu Jese'nin piyasa değeri 8 milyon Euro'dan 3,75'e inerken turnuvanın yıldızlarından Juan Quintero'nun değeri de 6,5 milyon Euro'dan 3,75 milyon Euro'ya inmiş durumda. Richmond Boakye vadettiği gelişimi bir türlü gerçekleştiremezken piyasa değeri 6,25 milyon Euro'dan 1 milyon 250 bin Euro'ya geriledi. Keza Salih Uçan'ın değeri de 5 milyon Euro'dan 1 milyon 250 bin Euro'ya düşmüş durumda. Bu dört ismin ortak özelliği ise 12 futbolcu arasında en az maça çıkan oyuncular olmaları.



Grafik: Can Baytak

TÜRKLERİN YETENEK EKSİKLİĞİNDEN SÖZ EDİLEBİLİR Mİ?

Alt yaş kategorilerinde başa baş mücadele edebildiğimiz, zaman zaman yendiğimiz ülkelerin gençleri 17-18 yaşından sonra sınıf atlarken Türkiye'de doğup büyüyen gencin kendini bulması 20'li yaşlarını geçiyor. Burada bir yetenek eksikliğinden söz edilebilir mi? "Yetenek geliştirilebilir bir şey. Oyuncuyu yetenek başlığı altında coğrafi olarak sınıflandırmak yerine mental açıdan kategorize etmeyi tercih ediyorum" diyor Bursaspor ve Milli Takım'ın eski scout'u Oğuzhan Oğuz. "Genetik değerlendirmeyi Avrupalılar bizden daha iyi yapıyor. Türk futbolcusunda var olan yeteneğin üzerine daha iyi düşünüyorlar çünkü imkanları, donanımları ve bilgileri var. Avrupa'da temel unsur oyuncuyu yetiştirip satmak, futbolcunun üzerinden kulübe değer katmak, kulübün CV'sine yeni bir oyuncu ekleyerek ekonomiyi de sürdürülebilir hale getirmek. Bizde bunlar eksik"

Bucaspor altyapısından Altınordu'ya geçen Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü, yıllar sonra Premier Lig'de Leicester City formasıyla birlikte top koşturuyor.

Dünyada oyuncu yetiştirme konusunda her zaman imrenilen kulüplerin başında gelen Ajax'ta altyapı gözlemcisi olarak görev yapan Salih Oğuz ise Türkiye'de saha dışı şartların yarı yarıya olduğuna dikkat çekiyor. "Yetenek olarak eksiğimiz yok, fazlamız var ama bu süreç sadece yetenekle alakalı değil" diyor Oğuz. "Kulüplerin çocuğa bakışı, ahbap-çavuş ilişkileri, oyuncunun gelişimi ya da gelişememesi üzerinde doğrudan belirleyici oluyor. Ailenin futbola yakınlığı, bilinci de öyle. Aile çocuğunun birkaç yıl içinde çok üst düzey olmasını ve para kazanmasını isterse yanlış yönlendirmeler oluşuyor. 17-18 yaşındaki bir çocuğun bu şartlarda başarılı olması çok zor"

HERKES BAŞKASINI SUÇLUYOR!

Söz konusu oyuncu yetiştirme olduğunda tüm paydaşlar birbirini suçluyor. Bazen forma şansı vermeyen teknik direktörler bazen de onları eğiten altyapı antrenörleri suçlanıyor. Ama faturanın çoğu 'Kendilerini geliştirmiyorlar' denilerek futbolcuya kesiliyor. Aslında bu işin bir zincir olduğunu herkes biliyor ama sorumluluktan kaçıyor. "Türkiye'de her şey eksik" diyor Oğuzhan Oğuz. "Altyapı tesislerindeki antrenman sahaları, futbolculara sağlanan fiziksel şartlar, saha dışına ayrılabilecek vakit, beslenme, antrenörlük... Fatih Terim geçenlerde 'Altyapı hocasına ne veriyoruz ki ne bekliyoruz?' dedi mesela. Altyapı antrenörü asgari ücretten biraz fazla kazanıyorsa hele de A Takım teknik direktörlerinin futbolcularla kıyaslanan maaşları varsa kimseyi motive edemezsiniz. Bazı antrenörlerin geçinebilmek için ek iş yaptığını biliyorum. Bu şartlarda bırakın çocukları, kendilerini geliştirme şansları olmuyor."

Bir zamanlar Fenerbahçe'nin geleceği olarak lanse edilen İbrahim Serdar Aydın sarı-lacivertlilerde A Takımda 30 dakika süre aldı. 24 yaşındaki futbolcu bugün Halide Edip Adıvar'da top koşturuyor. İbrahim Serdar'ın Milli Takım'ın U15 ile U20 kategorileri arasında 60 maçı bulunuyor.

AVRUPA'YLA MAKAS NEREDE AÇILIYOR?

Peki Avrupalı futbolcularla makas hangi noktada açılıyor? "18 yaşında eğitimini dışarıda alan bir genç, Türkiye'de yetişene göre 1-0, 2-0 önde başlıyor" diyor Oğuzhan Oğuz. "Örneğin Almanya'dan gelen bir Türk genci, Türkiye'de yetişenden en az 1 gömlek yukarıda oluyor. Zaten altyapı eğitimini eksik alan sadece yeteneğiyle ilerleyen oyuncular, hem karşıdaki oyuncu oyuncu özellikle de taktiksel açıdan zekileşmeye başladığında senin yeteneğe dayalı tercihlerini daha kolay çözebilecek hale geliyor. Takım kurgularından hiç bahsetmiyorum bile!"

"İBRAHİM SERDAR AYDIN, MEYER'İ HER MAÇTA SÜRKLASE ETTİ AMA..."

Altyapıda parmakla gösterilen gençlerin birçoğu bugün alt liglerde top koşturuyor. U18 Milli Takımı seviyesinde Hollanda deplasmanında hat-trick yapan Recep Niyaz beklentilerin çok aşağında kalarak bugün Denizlispor'da forma savaşı veriyor. "Birçok değişkene bağlı olsa da en belirleyici faktör yeteneği yönetmeyi bilmemek" diyor Oğuz. "Yeteneği yöneten insanlar, genelde kendi kariyerlerini vakti zamanında yönetemediği için bir sarmala denk geldik. Örneğin İbrahim Serdar Aydın, alt yaş kategorilerinde Schalke'nin büyük yeteneği Max Meyer'i devamlı sürklase etti. Her milli maçta. İkisi kıyaslanıyordu. Max Meyer bugün Premier Lig'de, İbrahim Serdar Aydın 3. Lig'de. Böyle birçok örnek var ne yazık ki."

TAYLAN VE SALİH NİSPETEN ŞANSLI OLANLAR

Taylan Antalyalı ve Salih Uçan'ın akıbeti, İbrahim Serdar Aydın gibi olmadı ama birçok genç Türk futbolundaki mevcut ortam arasında kaybolup gitti. Taylan ile Salih'in şanslı olduğuna dikkat çekiyor Oğuz. "Taylan'la Salih'in en büyük avantajları, kariyerlerinin belirleyici noktalarında onlara forma verip, yaşamış oldukları taktiksel açıklığı, oynamamaktan kaynaklanan pratik zafiyetini kapatabilecek imkanı veren kulüp ya da teknik direktörler... Fakat sağlıklı bir kariyer yönetiminden ne kulüp ne menajer tarafından söz etmek Türkiye'nin bütününde mümkün olmadı. Bu imkanları veren pek insan ya da kulüp yok."

Dileğimiz en azından birkaçının Taylan ve Salih gibi 25'inde de olsa kendilerini gösterebilmeleri...