Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dante’nin İlahi Komedya’sındaki ana karaktere ilham veren Romalı şair Publius Vergilius Maro, bundan tam 2054 yıl önce şu satırları yazdı: “Spartan Hounds ve Mastiff cinsi köpekler için en iyi besin peynir altı suyudur.” Bugün köpek mamalarında hâlâ kullanılıyor... Ondan 107 yıl sonra da Romalı yazar Lucius Junius Moderatus Columella listeye arpa suyunu ekledi. Gidişatı değiştirense Pers Tanrısı Ahura Mazda’nın emirleri oldu: “Köpek için en iyi besin süt ve yağlı ettir.” Yüzyıllar boyu köpeklerini böyle beslediler. Ta ki toplumlar savaşlardan dolayı fakirleşene kadar. 1833’te The Complete Farrier adlı eğitim kitabında “Et şart değil, sebze de olur” yazıyordu. Yani insanlar tarihte evcil hayvanlarına ne yedireceklerine bir türlü karar verememişler. İlginç olansa, binlerce yıllık tartışmanın bugün hâlâ devam ediyor olması. HT Pazar'dan Serdar Yazıcı'nın haberi...

150 MİLYAR DOLARLIK SEKTÖR

Eskiden kedi ve köpeklerin ne yediğini araştırmamın nedeni, geçenlerde izlediğim Mama Kandırmacası (Pet Fooled) adlı belgesel oldu. Belgeseldeki doktorlar tüyler ürpertici şeyler anlatıyordu. Mesela Veteriner Hekim Barbara Royal, hayvan mamalarında bulunan mısır, buğday ve soyanın şeker hastalığı, obezite, kronik deri iltihapları, alerji, eklem iltihabı gibi sorunlara yol açtığını, hatta ölümlere neden olduğunu söylüyor. Ancak mama ekonomisi öyle büyük ki iyileştirmeye müsaade etmiyor, çünkü kazanç azalıyor. Bugün hepimiz marketlerden 2.5 ile 8 TL arası fiyatlara mama satın alabiliyoruz.

Dünyadaki evcil hayvan ürün ve hizmet sektörünün hacmi 150 milyar doları aşıyor. AB verilerine göre sadece Avrupa’da evcil hayvan bulunan ev sayısı 70 milyonu buluyor ve bu hayvanlar yılda 10 milyon tonun üzerinde mama tüketiyor. Avrupa mama sektörün büyüklüğü ise 15 milyar dolar. Türkiye’nin de bu sektördeki payı hiç az değil. Evcil Hayvancılık ve İşadamları Derneği geçen yıl açıkladığı rakamlar sektörün büyüklüğünün 1 milyar dolar olduğunu söylüyor. Ülkemizdeki evcil kedi ve köpekler yılda 42 bin tondan daha fazla mama tüketiyor. Besbelli bu hayvanların karnı iyi kötü doyuyor. Peki yedikleri sağlıklı mı? Türkiye’de referans alınacak veri yok. Öte yandan ABD’de 2017 Pet Sağlığı Raporu’na göre kedi ve köpeklerin 3’te 1’i obez... Şeker ve böbrek yetmezliği vakaları da cabası. Tedavi edilmezse ölüyorlar! Geçen yıl bir arkadaşımın kedisi, böbrek yetmezliği nedeniyle ameliyat oldu. 2 bin TL ödedi. Eh, bu hayvanlar ABD’de ne yiyorsa Türkiye’de de hemen hemen aynı şeyleri yiyor...

2007’de, ABD ve Avrupa’da yaşanan ani kedi-köpek ölümlerinin araştırılması sonucu, katilin meşhur bir mama markasının ürünlerinde bulunan ‘melanin’ olduğu ortaya çıktı. Bu zehirli madde uzun yıllar paket paket satılmış, hiçbir yasal denetime takılmamıştı. Ölümler artınca ‘melanin’in kullanımı yasaklandı ancak bugün hâlâ zararlı birçok madde mamaların içinde yer alabiliyor.

Mesela Avrupa ve Avustralya’da mamalarda kullanılması yasaklanan ‘etoksikuin’, ülkemizde internetten satılan mamaların bir kısmında var. Hatta birinin ambalajının üstünde “Dünya veterinerlerinin saygısını kazanmış mama” yazıyor. Oysa böcek ilaçlama ve kauçuk yapımında kullanılan bu maddenin, hayvanlarda böbrek yetmezliği, karaciğer sorunları hatta kanser yaptığı kanıtlanmış durumda. Hangi veteriner bu maddeyi onaylar ki?

Bitmedi. Penn State Üniversitesi’nin Journal of Biomedical Dergisi’ne göre ‘taurin’ maddesi kemik hastalıklarına neden oluyor ve ‘taurin’ kedi mamalarında mevcut. İçeriğinde selüloz bulunan mamalar ise lif açısından faydalı olsa bile sindirim konusunda hayvanları zorluyor. California Chapman Üniversitesi’nden Prof. Dr. Rosalee Hellberg, araştırmalarının sonucunda mısır ve glikozun köpekler için zararından bahsediyor. Mamanın lezzetli olması için kullanılan mısır şurubu şekeri, fazla tüketildiğinde hayvanların aşırı kilo almasına, şeker hastalığına, hiperaktivite ve zihinsel davranışta değişikliğe sebep olabiliyor. Özellikle köpekler için tehlikeli olan mısırın ise zamanla kalp büyümesine yol açtığı, mantar geliştirerek ölüme sebebiyet verebildiği söyleniyor. Bu konuda bizim veterinerlik fakültelerinde kayda değer bir araştırma bulamadığımı söylememe bilmem gerek var mı!

‘HAYVAN MAMALARINDA BİR STANDART YOK’

Bu konuda 10’dan fazla veterineri aradım. Ya adlarının yazılmamasını istediler ya da “Bu konu hakkında yorum yapamam, çok derin” dediler. Neyse ki sonunda bir uzman açık yüreklilikle konuşmayı kabul etti. Veteriner Hekim Hilal Akbaş ile uzun sohbetimizi özetliyorum: “Mamalarda koruyucu kimyasallar var. Pet shop’larda kuzu, tavuk ya da av hayvanı eti olduğu söylenen mamaları bu kadar ucuza satamazsınız. İçinde ne kadar et olabilir ki? Tavuklu diye satılan bazı mamalarda ağırlıklı olarak hayvanların ayak, kafa ve ilik gibi kısımları kullanılıyor...” Bunun üzerine gidip bir köpek maması aldım, arkasında aynen şöyle yazıyordu: “Et ve hayvansal türevler yüzde 37 (yüzde 4 et) içerir.” Peki “türevler” ne demek?

Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden adının açıklanmasını istemeyen bir veteriner, “Hayvan mamalarında bir standart yok. Devletin kontrolü artırmasında fayda var. Ürünlerin içeriklerinin tahlil edilmesi gerek. Firmalar yalnızca kazancını düşünüyor” dedi. “Farkındayız ama yapacak bir şey yok” demek gibiydi bu...

Tüketici yorumları yazan sitelerde mama markalarının altında, “Mamadan dolayı kedim kusup fenalaştı”, “Mama ishale neden oldu”, “Mama hayvanımda egzamaya neden oldu”, “Kedimin böbrek yetmezliği bu mama yüzünden” gibi uzayıp giden şikâyetler okuyabilirsiniz. Yukarıda saydığım zararlı maddeler yasal, o yüzden belirli miktarda mamalarda kullanılabiliyor. Bu maddeleri içermeyen kaliteli mamalarsa gerçekten pahalıya satılıyor. Ancak onca para döküp pet kıyafetleri aldığımız ya da doğum günlerinde partiler düzenlediğimiz dostlarımız daha sağlıklı beslenmeyi hak etmiyor mu? Ya onlar sizin seçimleriniz yüzünden hastalanıyorsa...

10 milyon ton Avrupa’daki kedi ve köpeklerin 1 yılda tükettiği mama miktarı.

ÇÖZÜM ÇİĞ ET OLABİLİR

Sağlıklı beslenmeleri için zararlı maddeler içermeyen pahalı mamalar almak tek yol değil. Çiğ et neden olmasın? Büyük mama şirketleri çiğ etin parazitlerden dolayı hayvanları hasta ettiğini savunuyor olsa da Veteriner Hekim Barbara Royal bunun bir karalama kampanyası olduğunu savunuyor: “Para kaybetmemek için...” Royal köpeğini çiğ etle besliyormuş. “Hepsi sağlıklı ve kendi ırklarına göre epey gelişmiş durumda” diyor. Aynısını Dr. Akbaş da yapıyormuş. 11 yaşındaki köpeğinin çok sağlıklı olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Kediler doğada küçük sürüngen ya da kuş gibi hayvanları avlayıp yiyebiliyor. Tabii ki bunları tutup onlara yediremeyiz fakat marketlerin et reyonlarından insan sağlığına uygun ürünleri aldığımızda herhangi bir risk olmaz, hatta hayvanınız daha sağlıklı olur.”

Mamaları kim satmalı?

Bu konuda görüş ayrılıkları var. Pet shop’lara ve hatta bazı özel veterinerlere mama markaları sponsor olduğundan durum etik değil. Bu konuda görüştüğüm doktorların neredeyse hepsi “Bir doktorun nasıl ilaç satıp para kazanması doğru değilse veterinerlerin de mama satması doğru değil. Pet shop’larsa hiç satmamalı” diyor. Önerileriyse sadece hayvan hastaneleri ve onların gözetimindeki noktalarda satışın olması.

Mama gurmesi aranıyor

Birçok mama firması sağlıklı içerik değil tat peşinde. Böylece mama sektörü yeni bir iş tanımının da kapısını açtı, ‘mama tadı test edici’. Tek yaptıkları mamayı bir tabağa döküp tadına ve kokusuna bakıp rapor çıkarmak. Aldıkları maaşı okumadan hemen tiksinmeyin! Avrupa’da yıllık kazançları 50 bin Euro, ABD’de ise 117 bin doları buluyor. Bu işle ilgili ilan bile buldum, ilanın altında da şöyle yazıyor: “Afiyet olsun!”

Mama üreticileri ne dedi?

‘Taurin çeşitli kemik hastalıklarına neden olur’

Hill’s Türkiye Ürün Müdürü Veteriner Hekim Murat Altunyuva “Uzun zamandır evcil hayvan beslenmesi üzerine çalışıyorum. Hangi maddelerin zararlı olduğunu gösteren kesin kanıtlar ortaya konulamıyor, saptaması zor. Çok kullanımda taurin çeşitli kemik hastalıklarına neden olur. Bunlar çok uzun süreli izlenmesi gereken konular. Bundan 10 yıl sonra birisi çıkıp zararını anlatabilir. Ama şu an için elimizdeki bilimsel verilerle söyleyebileceklerim bunlar.”

‘Ayrıntılı inceleme olmuyor’

Lider Evcil Hayvan Beslenme Ürünleri Kalite Kontrol Müdürü Veteriner Hekim Cansu Çavuşoğlu

“Mama sektöründe ince ayrıntısına kadar inceleme olmuyor. Yine de ‘taurin’i kedi metabolizması üretemediği için, kedi mamalarında bunun ilavesi olması lazım.”