Vodafone Türkiye çalışanları dijitalleşmeyle ayda 6 bin saat kazandı, verimlilik 2 kat arttı
Gelişen teknolojiler ve dijitalleşme şirketlerin müşterileriyle ilişkilerinde olduğu kadar iç işleyişinde de devrim niteliğinde değişimlere yol açıyor. Firmalar çalışan mutluluğu ve verimini artırmak, dolayısıyla kendilerine değer katacak yetenekleri bünyesinde toplamak için hem iş yapış biçiminde hem de çalışma felsefesinde önemli yeniliklere imza atıyor. Vodafone dünyada olduğu gibi Türkiye'de de uzun süredir her alanda yeni nesil yaklaşım ve çözümleri kurum kültürünün merkezine almayı hedefliyor. Bu kapsamda pandemiyle beraber evrilen çalışma hayatını, yapay zeka dahil yeni teknolojiler ve dijitalleşmenin iş hayatına etkilerini Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler'le konuştuk. Nazlı Tlabar Güler Vodafone Türkiye'nin dijitalleşme macerasının detaylarını ve genel olarak insan kaynakları alanının bugünü ile yarınına ilişkin önemli içgörülerini paylaştı
ABONE OLVodafone’da dijitalleşmenin olanaklarını kullanarak çalışanlarımıza en iyi deneyimi sunmaya odaklanıyoruz. Dijital geleceğe hazır bir şirket olma hedefiyle yaklaşık 5 yıl önce kapsamlı bir dönüşüm programı başlattık. Kültürel dönüşüm başlığı altında çalışma ortamımızı ve tarzımızı değiştirmeye odaklandık. Burada teknolojiyi de kullandık. Örneğin, çalışanlarımızın gün içinde iş yaparken ihtiyaç duydukları tüm araç, sistem ve bilgilere tek bir platformdan ulaşabildikleri, tüm sistemlere tek bir ID ve şifre ile istedikleri cihazdan bağlanabildikleri ve bunları istedikleri gibi özelleştirebildikleri dijital çözümler sunduk. Çalışanlarımızın özellikle bina giriş-çıkışlarında şirket kimlik kartlarının yerine akıllı telefonlarını kullanmasını sağlayan Dijital Geçiş Sistemi’ni geliştirdik. Günlük hayatımızı kolaylaştıracak ve işimize daha fazla vakit ayırabilmemizi sağlayacak dijital araçlara yöneldik. İş süreçlerimizin önemli bir bölümünü robotik otomasyona devrederek ayda yaklaşık 6 bin saat kazandık ve toplantı sayımızı neredeyse %20 azalttık. Pandemiyle birlikte hibrit çalışma düzenine geçtik. Bu dönemde, işe alım sürecimizi de dijitalleştirdik. Hem işe alım mülakatlarımızı hem de tüm değerlendirme ve gelişim merkezi uygulamalarımızı online platformlara taşıdık. Kurumsal eğitimlerimizi de online ortamda sürdürüyoruz.
Dijitalleşmenin hayatımıza kattığı en önemli yeniliklerden biri de Agile çalışma şekli oldu. Agile maceramız, 9 yıl önce teknoloji fonksiyonları içinde kurduğumuz çevik takımlarla başladı. Agile ile farklı uzmanlıklara sahip 10-12 kişilik ekipler hiyerarşik olmayan bir düzen içinde aynı amaç için bir arada çalışıyorlar. “Kısa dönemlerle, müşteriye değer katan küçük çıktılar üret, böylece hata varsa çabuk gör ve çabuk düzelt” mantığıyla hızlı ve çevik bir şekilde hareket ediyorlar. Çözüm odaklı olmayı sağlayan ve çalışanları motive eden Agile, çalışanlarımızın daha fazla inisiyatif almasına izin veriyor ve gelişimlerine yardımcı oluyor. Ayrıca, işbirliğini destekliyor, bir iş geliştirme sürecinin gerekli tüm fonksiyonlarını bir araya getiriyor, küçük takımlarla siloları kaldırıyor, geliştirme süreçlerine esneklik ve hız kazandırıyor. Yalın ve hızlı olmaya, çabuk karar almaya, esnek olmaya dayanan bu sistem, müşterilerimizin gerçek ihtiyaçlarına odaklı, katma değer yaratan dijital ürün ve servisler geliştirilmesine imkân veriyor. Müşteri deneyimine daha fazla odaklanmayı, pazar dinamiklerine daha hızlı yanıt vermeyi ve dijital teknolojilerden en iyi şekilde faydalanmayı mümkün kılıyor. Agile yaklaşımla, ilk dönemde üretim hızında 3 kat, verimlilikte 2 kat, kapasite geliştirmede 2,5 kat, lansman tarihlerinin performansında 3 kat, kalite göstergelerinde 5 kat artış kaydettik.