Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

TRT 1'de yayınlanan ve Taraklı doğumlu 49 yaşındali İbrahim Akartürk'ün hikayesini konu edinen Yalaza dizisi 2. yeni bölümü ile bu akşam seyircisinin karşısına çıkacak. Peki, Yalaza oyuncuları kimler? Yalaza 2. bölümünde neler yaşanacak? İşte Yalaza oyuncuları ve 2. bölüm fragmanı...

YALAZA 2. BÖLÜM FRAGMANI VE ÖZETİ

‘Yalaza’ şakasının mucidi Taraklı halkı, güne, bütün kasabanın boydan boya bayraklarla donatılmış halde olduğunu görerek başlar… Ortalık ‘gümbür-gümbür’ mehter marşıyla inliyordur… Dizinin Fatih’i başta olmak üzere insanlar oldukça coşkuludur.. Acaba bu tablo neyin habercisidir?..

Bu bölümde; vefat ettiği sanılan Marangoz İbrahim usta az kalsın gömülecekken son anda “Santral’in, ahaliye Yalaza yapması” sayesinde kurtulur! İbrahim usta, traktör üzerinde götürülürken bütün ‘gizli-aşk’ları duymuştur.. Bakalım kızlarının peşinde olan, Oral, İsmail ve Fatih, Marangoz İbrahim’in gazabından kurtulabilecekler midir? “Çocukluk aşkı İbrahim’i”, az kalsın öldürecek olan “Alev” ise, Taraklı’ya adeta peşine belayı da takıp gelmiştir… Kasabanın ‘Yalaza’cısı Santral ve Settar, hemşerilerini bu ‘beladan’ kurtaralabilecek midir?

YALAZA 1. BÖLÜMDE NELER YAŞANDI?

Marangoz İbrahim, Taraklı kasabasının sevilen bir simasıdır. Dört kızı Aysu, Burcu, Tuba ve Gökçe, oğlu Arda ve babası Faik’le beraber hayatını sürdürmektedir. Arda’nın doğumunda karısını kaybettiğinden beri duldur. İbrahim’in dört kızının peşinden ise birbirinden hayta Oral, İsmail ve Fatih koşmaktadırlar. Kasabada sevilen bir ev lokantası işleten Nalan ise çocukluğundan beri İbrahim’e karşılıksız aşk beslemektedir. Tek amacı İbrahim’le evlenmektir. İbrahim’in Nalan ile evlenmesini istemeyen kızları, babalarının çocukluk aşkı, uzun zaman önce Taraklı’yı terk etmiş olan Alev’i Taraklı’ya çağırırlar. Alev beklenmedik bir biçimde ortaya çıkar. Gel gelelim, bu davet başlarına büyük dertler açacaktır. Belki de babalarını kaybedeceklerdir. Alev’in gelmesiyle İbrahim’e arabasıyla çarpması bir olur. Ortalık bir anda can pazarına döner. Acaba İbrahim yaşayacak mıdır? Bütün bu gariplikleri normale döndürmek vazifesi ise kasabalının Yalazacısı Santral ve yorgancı Settar Baba’ya düşer.

YALAZA OYUNCULARI

Sinan Taymin Albayrak (İBRAHİM AKARTÜRK)
Evlenme çağına gelmiş dört kızı, ufak oğlu Arda ve bunak babası Faik ile beraber Adapazarı’nın Taraklı kasabasında yaşamını sürdüren kırk dokuz yaşındaki İbrahim Akartürk bütün mahallenin saygınlığını kazanmış bir marangozdur. En büyük arzusu ise çocuklarına analık kendisine de eşlik yapacak bir hanım ile evlenmektir.

Didem Balçın (ALEV YANARDAĞ)
Alev çevresinde her zaman hem duruş hem de kişilik olarak öne çıkma arzusuyla dolu kırklarının ortasında bekar bir kadındır. Bol aksiyonlu hayatını biraz da olsa dindirmek adına Taraklı’ya; çocukluğunun geçtiği yere döner. Yıllar önce kaybettiği çocukluk aşkı İbrahim ile yolları yine tam bu noktada kesişmektedir. Bu konuda Nalan ile birlikte büyük bir savaşa gireceklerdir.

İpek Tuzcuoğlu (NALAN İNCE)
Mahalleyi saran poğaça kokuları her zaman Nalan Abla’nın Yeri’nden yükselmektedir. Hayattan en büyük beklentisi Marangoz İbrahim ile evlenip onun çocuklarına analık etmektir, bunun için İbrahim’i her zaman yaptığı yemeklerle efsunlamaya çalışmaktadır. Yıllar önce İbrahim’i başka bir kadınla evlenirken gördüğü için en büyük takıntısı İbrahim’i tekrardan kaybetmektir. Bu korkuya istinaden Alev ile aralarında büyük bir çekişme yaşanmaktadır.

Hasan Kaçan (SETTAR GÖNLÜBOL)
Mahallenin yorgancısı olan bu adam bütün Taraklı’nın saygısını ve sevgisini kazanmış olup herkesin derdini tasasını dinleyerek günlerini ufak dükkânında geçirmektedir. Deyim yerindeyse mahallenin babası olan Settar Gönlübol dini inancının yüksek olmasıyla herkesin sevdiği YALAZA kültürünün başkarakteridir.

Kadir Çöpdemir (SANTRAL)
Santral kimine göre Taraklı’nın delisi; kimine göre velisidir. Taraklı’nın rengini değiştiren bu adam aslında İstanbul’da tiyatro eğitimi almış; lakin kimse yolunun nasıl Taraklı’ya düştüğünü bilmemektedir. Yöre halkının Santral’e olan ilgisi yaptığı trafik kazasından mucizevi bir biçimde sağ kalmasıdır. Settar ve Santral ‘’YALAZA’’ hadisesinin iki baş aktörü ve yönetmenidir.

Erol Aksoy (FAİK AKARTÜRK)
Yetmişli yaşların ortasındaki Faik Dede bütün gününü muziplik ve haytalıkla geçirmektedir. Kendi oğlu olan İbrahim’den daha çocuk ve hareketli olan Faik Akartürk işine geldiği gibi davranmasıyla Taraklı’da ünlüdür. Günleri genelde torunu Arda ile hem sosyal medyada hem de gerçek hayatta yeni maceralar peşinde geçiren Faik Dede’nin en büyük arzusu ise; güzel ve genç bir hanımla evlenebilmektir.

Gamze Karaduman (AYSU AKARTÜRK)
Hayallerini süsleyen beyaz gelinliği ve düğün çiçeği ile Aysu Akartürk kardeşlerinin en büyüğü, babasının ise ilk göz ağrısıdır. Hayatın tüm yükünün omuzlarında olduğunu düşünerek hareket eden Aysu’nun en büyük tutkusu ise sosyal medya ve televizyondaki moda programlarıdır. Kardeşlerini her zaman çekip çevirmeye çalışan Aysu daima bu konuda ahkâm kesip aslında emir vermekten öteye gitmez.

Merve Erdoğan (BURCU AKARTÜRK)
En büyük hayali doktor olmak olup bu isteğini gerçekleştiremeyen Burcu Akartürk hayatını Sağlık Ocağı’ndaki hemşire koltuğunda geçirmektedir. Kendini tanıtması gerekirse ‘’Sağlığa adanmış bir ömür.’’ olarak niteleyen Burcu, mahallenin yağız delikanlılarından Oral’ın ilgisini üzerine çekmiş ve bunun farkında olarak ona ters davranmaktadır. Her konuda bir bilgisi olduğunu düşündüğünden dolayı umursamaz tavırlar içerisine giren Burcu kısacası ailenin çokbilmişidir.

Ergül Miray ŞAHİN (GÖKÇE AKARTÜRK)
Üniversitede antropoloji okumuş bu genç kızın içi ve dışı birdir. Muhafazakâr ve kaderci bir yaşam tarzını benimseyen Gökçe aslında Akartürk ailesinin deyim yerindeyse en aklı başında karakteri olup tüm kardeşlerinin ve babasının bu konuda saygısını kazanmıştır. En sevmediği şey ise insanların kalbini kırmak ve başkalarının gıyabında konuşmaktır.

Lalizer Kemaloğlu (TUBA AKARTÜRK)
Erkeksi tavırları ve insanları sıkıştıran halleriyle Tuba Akartürk ailenin üç numaralı çocuğu lakin bir numaralı sporcusudur. Motorsikletinden inmeyen bu genç kız dominant halleri dişiliğini örttüğünden, bunu ne kendisi ifade edebilir, ne de başkaları anlayabilir. Elbette hedefi hayatının aşkını bulmaktır. Tabi analar böyle bir babayiğit doğurduysa…

Tibet Tursun (ARDA AKARTÜRK)
Ailenin en küçüğü ve en belalısı Arda; hareketliliği ve kıvrak zekası ile hem ailesini hem de bütün mahalleyi birbirine katmaktadır. Bütün bu hiperaktif oluşunun altında aslında annesizlikten dolayı yaşadığı hüznü ve mutsuzluğu barındırmaktadır. Lakin ablaları ve babası bunu oldukça gizleyerek hissetirtmemeye çalışmaktadır. Bütün bu şımarıklığının asıl sebebi de budur.

Erdal Cindoruk (YAŞAR ÇELİK)
Kendisi bir nevi Taraklı’nın emlak kralıdır, lakin yeni hedefi ise müteahhit kralı olmaktır. Aklında her zaman kırk tilki dolandıran Yaşar, dini hayatının her alanına entegre etmiş gibi davransa da, aslında işler pek de öyle görünmemektedir. Dedikoduya karısı Nazmiye kadar düşkün ve bir o kadar da uzak durmaktadır. Asıl maksadı her zaman için Asil’in ağzından mahalleliye dair laf toplamaktır.

Zeynep Gülmez (KEZBAN WEISSMULLER)
Mahallenin ‘Deli Kezban’ olarak da bildiği Kezban Weissmuller hayatını kocası Helmut adına adamıştır. Yıllar önce çalışmak için gittiği Taraklı’dan yanında bir Alman ve kucağında bir bebek ile geri dönen Kezban’ın en büyük hayali ise kocası Helmut’un Müslüman olup, ona davullu zurnalı bir düğün yapmasıdır.

Ercü Turan (HELMUT WIESSMULLER)
Kezban’a olan aşkı için Göttingen’den Taraklı’ya taşınıp Taraklı’nın en şen kahvehanesi olan ‘Şen Bavyera Kıraathanesi’ni işletmektedir. Aklıyla hareket etmeyi seven Helmut aksanlı Türkçesi ve neşeli tavırlarıyla mahallenin benimsediği karakterlerden birisidir. Dini olarak çelişkiler içerisinde bulunan Helmut’un Müslüman olmama sebebinin altında daha derin manalar yatmaktadır.

Elif İnci (NAZMİYE ÇELİK)
Genç kızken görücü usulü Yaşar’la evlenen Nazmiye Taraklı’nın ayaklı gazetesidir. Boş vakitlerinde kadınlarla fal bakıp, mahalleli üzerine dedikodu yapmaktan zevk alır. Kocası Yaşar’la aynı karakteri paylaşan Nazmiye bu özelliklerinden ötürü ahalinin dikkatini üzerine çekmektedir. Kocasının maddi gücünün kuvvetli olmasından ötürü kendisini Taraklı’nın ‘först leydisi’ zannetmektedir.

Batuhan AYDAR (FATİH WEISSMULLER)
Almanya’dan Taraklı’ya yerleşen Kezban ve Helmut çiftinin tek ve biricik oğlu Fatih, babasının Türk ve Müslüman olmamasını bir türlü kendine yediremez. Milliyetçi ve dini duyguları ile beraber tam bir vatansever olan Fatih’in babası da aynı onun gibi Türk ve Müslüman olmak zorundadır. Masumane aşkı Gökçe ile birbirlerini sevmektedirler. Ona göre Gökçe bu devirde bulunması zor bir hazinedir.

Mert CARİM (ORAL)
Taraklı’da racon ondan sorulur! Mahallenin abisi ünvanına sahip olan ‘Oral Abi’ atletik yapısı, maskulen tavırları ve delikanlı duruşu ile dikkat çekmektedir. Hayatının aşkı olan Burcu’ya elinden geldiği her fırsatta yakınlaşmaya ve kaynaşmaya çalışır. Boş zamanlarında en yakın arkadaşı İsmail ile Taraklı sokaklarında volta atmaktadır.

Kerem Muslugil (İSMAİL KÜÇÜKBALTA)
29 yaşındaki bu genç adam ‘Oral Abisinin’ sağ kolu ve yardımcısı olmakla övünmektedir. Hayatını modifiye araç dükkânından kazandığı parayla ikame ettirmeye çalışmaktadır. Hayatının aşkı Aysu’ya elindeki her fırsatta yakınlaşmaya çalışmaktadır, lakin Aysu gerçek beyaz atlı prensini beklediğinden dolayı her fırsatta İsmail’i terslemektedir.

Gizem Koçer (KÜBRA ÇELİK)
Genellikle sosyal medya diliyle konuşan Kübra kendini övmesi ve herkese yukarıdan bakmasıyla çoğu insanın tepkisini üzerine çekmektedir. Manevi bir hayattansa, maddi bir hayatı tercih eden Kübra bu konuda babasının imkanlarını kullanmakta ve bunu çok umursamamaktadır. Hayali ise bir gün ünlü olup Taraklı’dan uzaklara gitmektir.

Özkan Ayalp (ASİL)
Taraklı’nın postacısı olan Asil’in daha kimseye bir mektup getirmişliği görülmemiştir. Futbol ve Taraklıspor hayatının en büyük anlamı olan bu adam bir gün Taraklıspor’un başkanı olmayı hayal etmektedi