ECE ULUSUM / GAZETE HABERTÜRK - PAZAR
Akıllı telefonlara gömülüyor, fotoğraflarımızı sosyal medyada paylaşmaktan, paylaşılanları izlemekten o çektiklerimizi yaşamaya zaman bırakmıyoruz. İmajlarımızı süslediğimiz sanal bir dünyaya tıkılıp kalıyoruz. Araştırmalara göre artık “paylaşım” yapmak ve “paylaşımlara” bakmak, uyumadığımız zamanın yarısını alıyor!
Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmail Hakkı Polat geçen yıl bir deney yaptı. Sınıfındaki 30 kişilik öğrenci grubundan 2 gün boyunca dijital diyet uygulamalarını istedi. Diyeti sadece 5 kişi tamamlayabildi. Bu öğrencilerden biri, diyet sırasında yaşadıklarını Polat’a şöyle aktardı: “İki gün telefona bakmayınca neler kaçırdığımı anladım. Annem yaşlanmış, babam saçlarını kestirmiş ve kardeşim büyümüş. En kötüsü de bunu Twitter’da yazamamaktı!
Bir günde uykuya ortalama 8, mesaiye de 9 saat harcayan bir kişi, kalan 7 saatin yarıya yakınını akıllı telefon ve tabletlerde sürüp giden sanal hayata ayırıyor. Bu arada bizim hep bir mercek arkasından izlediğimiz hayat da sürüp gidiyor. “Eh bunda ne sorun var?” diyebiliriz elbet. Neticede alan memnun, veren memnun! Ama örneğin bir Disneyland araştırmasında ziyaretçilerin selfie’den, videodan, paylaşımdan eğlenemediği ortaya çıkınca tüm Disneyland’larda selfie çubuğu toptan yasaklandı. Yakında festivallerde, konserlerde de bu tür uyarıları bekleyin derim