İnanmak isteyene öyle çok Shakespeare var ki
"Shakespeare Müslüman'mış, gerçek adı da şeyh Pir'miş." Haydaaa! Ortalık birbirine girdi tabii. Bana gelince, Shakespeare hakkında o kadar çok tevatüre şahit olmuştum ki şaşırmadım. Ama yine de bu işin aslını astarını araştırmayı ihmal etmedim... Sonuç? Mısıroğlu'na boşuna saldırdınız...
ABONE OLAçıkçası üniversitede 2 yıl Shakespeare dersi almıştım ve hakkındaki rivayetlerin çoğunu zaten biliyordum. Shakespeare’in eşcinsel ya da kadın olma ihtimalini de okumuştum, casusluk yaptığını da. Dini inançları konusunda da farklı görüşler vardı; kimilerine göre Anglikan, kimilerine göre Protestan, kimilerine göre de kimliğini gizlemek zorunda kalmış bir Katolikti. Mason veya Yahudi olduğu da söyleniyordu. Hele gerçek adının ne olduğu meselesine girerseniz, kendinizi karmakarışık bir labirentin içinde kaybolmuş gibi hissediyordunuz. Şahsen onun zamanda yolculuk yaptığını ve gelecekten geldiğini öne süren bir çatlağa bile rastlamıştım. “Stratford-on-Avon’lu bir eldivencinin oğlu olan William Shakespeare’in, hayatı boyunca tek bir oyun bile kaleme almadığı çoktan kanıtlandı” diyen mizah yazarı Mark Twain kuşkusuz haklıydı.
Dolayısıyla ‘her lafı olay’ adam Kadri Mısıroğlu’nun bildik saçmalıklarını pek umursamadım. Ama sosyal medyadaki hareketlenmeyi, gösterilen tepkileri görünce de ister istemez lafa karışmak gerektiğini düşündüm. Mısıroğlu’na destek çıkmak değil, adama dünyanın en acayip şeyini söylemiş gibi yapanlar çok bilmişlere “Abartmayın, çünkü bu, ilk kez söylenmiyor, Shakespeare’e dair yüzlerce varsayımdan sadece biri” demek için.