Menderes Magnesia’nın gizli mücevherleri
İzmir'in 100 kilometre güneydoğusundaki olağanüstü güzellikteki Magnesia Antik Kenti, yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Magnesia'ya 30 yılını adayan Prof. Dr. Orhan Bingöl'le antik şehri gezdik, hikâyelerini dinledik
ABONE OLMenderes Magnesia’sının antik kalıntıları yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. İzmir’in 100 kilometre güneydoğusunda, turistikten ziyade arkeolojik açıdan aktif çalılık bir alanda ve mütevazı girişine bakıldığında orası olduğuna dair hiçbir işarete rastlanmayan Magnesia...
Aslında Magnesia’nın olağanüstü güzelliğini toprak, yüzyıllar önce yuttu. Ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru arkeologlar bu muhteşem, heybetli yapıyı yeniden parça parça ortaya çıkarmaya başladı. Magnesia’ya 30 yılını adayan Prof. Dr. Orhan Bingöl’ün himayesindeki antik kent, o dönemden beri kendini hep gösterdi. Evet, sadece 20 dakika mesafedeki UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Efes Antik kenti kadar ünlü olmasa da aynı derecede merak uyandırıyor.
Bingöl’e göre Magnesia’yı bölgedeki muhtemelen daha iyi tanınan sitelerden ayıran ise neredeyse tüm yeraltı şehrinin bakir kalması, üzerine hiçbir şeyin inşa edilmemesi. “Sütunlar kusursuz biçimde oyulmuş, dolayısıyla yenilememize gerek kalmıyor” diye açıklıyor durumu Orhan Bingöl: “Ayrıca alttaki gizli mücevherleri değerlendirmek, uzmanlık gerektiriyor.” Yine de Magnesia gezisi kendine bir bucket-list yapıp tek tek dünyanın en popüler antik kentlerini gezenler için değil.