Eti marine etmeli mi etmemeli mi?
Etlerimizi sadece lezzet vermek amacıyla, maksimum 2 saat marine etmeliyiz
ABONE OLMangalın üzerinde pişen etin ve balığın her türlüsüne bayılıyoruz. Her ne kadar hamur işlerini seviyor gibi algılansak da, oldukça et obur bir toplumuz. Tabii bu etlerin ve balıkların daha lezzetli hale gelmesi için de formüller üretmeye bayılıyoruz. Birçoklarımızın kendine ait, çok önemsediği ve sır gibi sakladığı marine etme yöntemleri var. Gelin bu marine etmenin bilimsel yüzünü biraz açalım. ‘Marine’, Latince’de ‘denize ait’ anlamına geliyor. Eski zamanlarda balıkları saklayabilmek, yumuşatmak ve lezzet vermek için deniz suyunun içinde bekletirlermiş. Modern dünyadaysa marine etmemizin iki sebebi var. Birincisi, lezzet vermek. İkincisi, yumuşatmak. Bu iki sebep de, gıdanın kimyasıyla uğraşanlar tarafından uzun süredir sorgulanıyor.
3 GÜNDE 1 SANTİM
Yumuşatmak için uygulanan marine, işin en şüpheyle bakılan kısmı. Genel kanı, sirke veya şarap kullanarak etleri marine ettiğimizde sert dokularının kırılıp yumuşadığı yönünde. Ancak bilim, tam olarak öyle söylemiyor. Yapılan araştırmalar, marine etmek için kullanılan sıvıların, kırmızı etlerin içine 3 günde sadece 1 santimetre işleyebildiğini gösteriyor. Bir başka deyişle, kalın bir parça eti 1-2 saat marine edip yumuşamasını beklemek hayal. Eğer vaktiniz varsa ve yeterince sabırlıysanız, uzun süre asiditesi yüksek bir karışımda bekletebileceğiniz etlerin lezzet ve formlarında düşüş olduğu da bir gerçek. Gelelim marine etmenin ‘lezzet’ kısmına... Birçok kişi, iyi etin marineye ihtiyacı olmadığını düşünüyor. Toplumdaki genel algı da, eskimiş etlerin kusurlarının marine edilerek örtülebileceği yönünde. Gıda biliminin dünyada en çok saygı duyulan isimlerinden Harold McGee, ‘On Food and Cooking’ adlı muhteşem kitabında buna karşı çıkıyor.