Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Gökhan KARABULUT / KOCAELİ (AHT)

Suudi Arabistan'dan hac sırasında görev yapan kasap ve kasap yardımcılarını Türkiye'ye getirirken Suriye'de saldırıya uğrayan kafileden otobüs şoförleri Yavuz Zurnacı ve Recep Coşkun, Kocaeli'deki evlerine döndü. Yakınlarıyla hasret gideren şoförlerden Zurnacı, Suriye'de sürekli kendilerinden rüşvet istendiğini belirtirken, "Önümüzdeki Urfalıları taşıyan otobüsü durdurmuş soyuyorlardı. Kafile başkanı 'Devam et durma, bunlar bizi vuracak' deyince gaza basıp geçtim. Yolun ortasında ateşe verilen TIR yanıyordu. Yükselen alevlerin içine hiç korkmadan dalıp geçtim. Önümüze çıkan kırmızı pikapdan 4-5 kişi kaleşnikofla otobüsü taradı. Sonra önümüze geçip lastiğe ateş ettiler. Patlak lastikle yola devam ettik, 25 dakika kovalamaca yaşadık" dedi.

Manisa ve Uşaklı kasapları Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye geri getirirken uğradıkları saldırıdan yara almadan kurtulan otobüs şoförleri Yavuz Zurnacı ve Recep Coşkun, Kocaeli'deki evlerinde yakınlarıyla hasret giderdi. 22 Kasım Salı günü yaşanan saldırıyı anlatan evli ve 2 çocuk babası Yakup Zurnacı, 27 kişiyle dönüşe geçtiklerini belirterek, şunları anlattı:

"Suriye sınır kapısına geldiğimizde sıkıntı başladı. Kapıda resmi olarak sınırdan giriş ücreti olan 320 doları ödedik ve içeri girdikten sonra ikinci bir kapı daha karşımıza çıktı. Burada duran sivil giyimli biri bizden pasaportları göstermemizi istedi. Bununla birlikte 100 dolar para istedi. Parayı vermezsek bizi bırakmayacağını söyledi. Mecburen verdik. Otobüslerin kontrol edildiği bir alanda bizi durdurup kanal denilen alana soktular. Bizi elinde bir metre kılıç gibi bir bıçak olan iri yarı kişi karşıladı. 'Bin dolar verirseniz sizi kontrol etmeden bırakırım' dedi. Yalvardık, yakardık ama olmadı. Zemzem sularımızı döktü, hurmaları dağıttı. Sıkı bir pazarlıktan sonra 400 dolara anlaştık. Bizimle birlikte önümüzde ve arkamızda 30-40 otobüs vardı. Önümde Urfalıları taşıyan bir otobüs vardı. Durdurmuş otobüsü soyuyorlardı. Otobüsteki kafile başkanına ne yapacağımızı sordum. Bana, 'Devam et durma, bunlar bizi vuracak' dedi. Otobüsün gazına basıp geçtim. Bir süre gittikten sonra yolun ortasında ateşe verilen bir TIR yanıyordu. Yolun orta yerinde yükselen alevlerin içine hiç korkmadan dalıp geçtim."

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ