Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Nur TOPRAKOĞLU / HT PAZAR
ntoprakoglu@htgazete.com.tr

İstanbul’da 6 ay önce bir Azeri restoranı açıldı. Adı Asetrin. Mekânın sahibi Aladdin Yusifkanan’ın Bakü’de de bir restoranı var. Asetrin’in mutfağında kullanılan malzemelerin büyük bir bölümü Azerbaycan’dan getiriliyor. Mesela tavuk konusunda çok iddialılar. “Bizim mutfağa giren tavuklar hem yürüyor hem de koşuyor” diyorlar... Pişirme yöntemleri bizim mutfağımızdan çok uzak değil, kardeş coğrafyaların benzerlikleri lezzette de kendini gösteriyor. Lüle kebabının görünüşü Urfa kebabına benziyor. Ama Urfa kadar baharatlı değil, közde pişmiş etin kendi aroması damağınızı şenlendiriyor. Mekânın alemetifarikası, “asetrin” balığı. Sadece Hazar Denizi’nde bulunan bu değerli balık, dünya mutfaklarında mücevher muamelesi görüyor. Küçükyalı sahilindeki mekân da adını bu balıktan alıyor. Restoranda, bizim sofralarımızda pek de alışık olmadığımız bu balığın sarmasından fümesine pek çok farklı şeklini bulmakmümkün. Ne var ki, mayıs-ekim arasında asetrin avlanmıyor. Bu yüzden şu sıralar daha çok füme asetrin sofrayı süslüyor. Yani aklınızda bulunsun, mevsiminde 150 kiloya kadar çıkan asetrinin tadına bakmak için en uygun zaman kış ayları...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ