Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam "PKK'ya direndim ama Hizbullah'a yakınlaştım"

        VEYSİ İPEK / AJANS HABERTÜRK

        Hizbullah terör örgütüyle ilgili ana davanın görülmesine bugün Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Almanya'da geçtiğimiz yıl yakalanıp Türkiye'ye iade edilen Cihan Yıldız'ın dosyası ana davayla birleştirildi. 6 cinayet ve 9 yaralama olayıyla suçlanan Yıldız, "PKK'ya katılmamakta direndim, ama bu arada Hizbullah'a yakınlaştım" derken suçlamaları ise reddetti.

        Hizbullah terör örgütü adına gerçekleştirilen 162 cinayet ve 89 yaralama olayını gerçekleştirdikleri iddiasıyla 23'ü tutuklu 33 sanığın yargılanmasına Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Tutuklu sanıklarla avukatlarının katıldığı duruşmada

        Almanya'da 2008 yılında yakalanarak Türkiye'ye iade edilen ve aralarında DEP milletvekili Mehmet Sincar'ın da bulunduğu 6 öldürme, 9 yaralama olayına katıldığı öne sürülen Cihan Yıldız'ın dosyası da ana davanın dosyasıyla birleştirildi. Mahkemede söz alan Yıldız, savunmasında askerden döndükten sonra Silvan'da PKK'nın militanları tarafından "Türkiye Cumhuriyeti'nde askerlik yaptın, sıra Kürtlere hizmet etmekte. Dağ kadrosuna katılacaksın" denildiğini belirterek, "Ben muhafazakar biriyim. Bölgede PKK'nın etkinliği çok güçlüydü, onlara katılmak yerine askere gitmiştim. 4-5 PKK militanı tekrar yanıma geldi, beni darp ettiler, bunların arasında Abdülmenaf Şimşek de vardı. Bu olaydan sonra Şimşek öldürüldü ve beni bundan sorumlu tuttular. Ben de etki-tepki meselesinden asker arkadaşım Mustafa Tayik'in yanına yerleştim. Bu kişinin Hizbullah elemanı olduğunu bilmiyordum. Askerde beraber namaz kılıyorduk. Tamamen kan davasından korunmak için gitmiştim. Silvan ilçesindeki evinde bir dönem misafir kalmıştım. PKK'ya katılmamakta direndim, ancak bu arada Hizbullah'a yakınlaştım. Camiye gidip Kuran dersi alıyordum. Ancak Mehmet Sincar ve diğer kişilerin öldürülmesi ve yaralanması olaylarına kesinlikle karışmadım. PKK'nın ideolojisini benimsemediğim için onlardan uzak durmaya çalıştım. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum" dedi. Yıldız'ın avukatları da eylemlerin 1992-1993'te gerçekleştirildiğini, ancak müvekkillerinin 1995 yılında örgüte katıldığını beyan ettiğini vurguladılar.

        Bazı sanıkların avukatı olan Hüseyin Yılmaz da İstanbul Beykoz'da ele geçirilen bini aşkın CD'nin mahkemeye getirilmesi ve dosyaya konulmasını isteyerek, CD'lerdeki bilgiler ışığında savunma yapabileceklerini ifade etti. Yılmaz, "Ergenekon davası kapsamında sanık avukatların talebi üzerine görüntüler, CD'ler ve iddia makamının sunduğu belgeler anında teslim ediliyor. Bunlar dosyaya niye konulmuyor? Sadece ABD'de yapılan CD çözümlerinin bir kısmı geldi. Sanıkların özel hayatlarından deşifre edilmemek adına bu CD'lerin dosyaya konulmadığı söyleniyor. Ancak Ergenekon davasında da sanıkların özel hayatı deşifre edilebiliyor" diye konuştu.

        Sanıklardan Mehmet Ezme ve Rıfat Demir, polisleri öldürmediklerini, ancak gözaltında işkence gördüklerini ve işkence raporlarının da adliyede kaybolduğunu iddia ederek, işkence yapıldığına dair sağlık raporlarını yeniden mahkeme heyetine sundu.

        İstanbul Beykoz'da Hüseyin Velioğlu'nun öldürüldüğü operasyonda sağ olarak yakalanan örgütün sözde şura üyesi Edip Gümüş ve askeri kanat sorumlusu Cemal Tutar'ın da aralarında bulunduğu diğer tutuklu sanıklar, savunmalarını önümüzdeki duruşmalarda yapacaklarını söylediler.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ