Elif Key: Pikachu müzede ne arar!
Pokemon Go çılgınlığı tüm dünyayı sarmış durumda ...
Elif KEY / New York - HABERTÜRK CUMARTESİ
ABD’li teknoloji girişimcisi Elon Musk geçtiğimiz ay bir konferansta insanoğlunun bir simülasyon içinde yaşadığını iddia etmiş, belki bizim de oyun karakterleri olduğumuzu, bizden daha gelişmiş yaratıkların bizi o oyunun bir parçası haline getirdiğini söylemişti!
Bir haftada dünyanın geldiği hale bakınca Elon Musk haksız mı? Sanki biri yukarıdan emir vermiş gibi çoluk çocuk perperişan sokaklarda Pokemon kovalıyor! New York durur mu? Bastı “yükle” tuşuna.
Hikâyeyi şehrin yazılı olmayan kurallarından alırsak: Burada kaldırımda yürürken birdenbire durana muhakkak bir küfreden çıkar, tam olarak n’aptığınızı sorarlar, çünkü durmak için çok çok geçerli bir sebebinizin olması, bacağınızın kopması, belinizin kilitlenmesi ve yolun burdan sonrasına devam edemeyeceğinizi doktor raporuyla ispat etmeniz gerekir.
Koca şehirde kaldırımlarda, metroya inerken duranlar, kendi etrafında dönmeye başlayan insanlar konusunda ise kafalar biraz karışık, kim kime küfredecek, zira neredeyse herkes duruyor! Bu duran insanlara ne desen boş, zaten ne desen duymayacaklar!
HEYKELLERİN AYAK UCUNDA PİKACHULAR
Beşinci Cadde’de, Rockefeller Plaza’daki Nintendo dükkânına yürüyen Pokemonculara az ötedeki Scientology’nin yetkilileri gelsinler de baksınlar, en havalı günlerinde böyle hastalıklı bir kitle görmemişlerdir.
Nintendo, Pokemoncuların ibadet yeri, meğer burada mahalle aralarında izine az rastlanır karakterlerden varmış. Öğlen yemeği molasını alan takım elbiseli adamlar, torunuyla gelenler, “Pokemon kuklası istiyorum” diye bağıran Japon kızlar.
Nintendo’nun önümüzdeki günler için açıkladığı resmi bir Pokemon etkinliği olmaması fanatiklerde asabiyet yaratmış durumda.
Nintendo’nun önünde buluşup işlerini halledip level atlayanlar doğruca Central Park’a gidiyor. 69’uncu Cadde’deki girişin orada ve Plaza Otel’in önünde çok hareketlilik varmış, kimi “Metroya binelim” diyor, kimi “Yürürüz daha çabuk orada oluruz” diyor.
New York’ta kiliselerin ve hatta Yehova Şahitleri’nin evlerinin önlerinin dolu olması da biraz bu yüzden, Pokemonlar cirit atıyor.
Hatta eski bir kiliseyi vakti zamanında satın alan ve evi haline getiren Boon Sheridan, evinin önündeki kalabalıklar sayesinde evin oyun tarafından yanlışlıkla Pokemon Go Gym Merkezi olarak işaretlendiğini fark ediyor!
Evinin önünde dakikalarca duran insanlara bu kadar nazik davranmayanlar da var. Yan komşumuz Mr. Gene, heyecan içinde yaratık yakalamaya çalışan çoluğu çocuğu bastonuyla kovalayacağını, artarlarsa polisi arayacağını söylüyor. Eskilerin “Topunuzu keserim”i, “Pikachu’nu karakola aldırırım”ına dönmek üzere.
BİR MESLEK KOLU OLARAK POKEMON AVI
New York Üniversitesi’nde okuyan bir genç kadın ise tembeller için Pokemon yakalayacağını, günde en az 1, en fazla 4 saat yürüyeceğini, Pokemonlarınızı evden alıp eve bırakacağını taahhüt ediyor.
“Seni bunun için mi okuttuk?” diyen bir ailesi var mı bilemiyorum. Bir de tabii müzeler var. Metropolitan’da Jean-Baptiste Carpeaux’nun 1865’ten kalma, Dante’nin İnferno’sundan esinlediği meşhur “Ugolino ve Oğulları” heykeli son günlerini bir Poke durağı olarak geçiriyor. Önündeki kalabalığın heykelle alakası yok. MOMA’da Dan Falvin’in neonlarla yaptığı işin önünde Pikachu, Turner tablosunun önünde Charmander duruyor. Müze görevlileri avcılara şimdilik “Lütfen gürültü yapmayın” diyor.
Eli kulağındadır, “Lütfen Pokemonlarınızı vestiyere bırakın!”. Oyunun insanları müzeye sokması iyi de ya hiçbir şeye bakmadan çıkıp gidiyorlarsa? Hem Pikachu ne arar müzede?