Cücülü, Tinkin, Dumbilik, Çörçil
Bunlar da ne böyle?
İlginç lakapların dikkati çektiği derlemede, ayrıca köy tarihinin ilginç karakterleri de tanıtılıyor.
Tahtakuşlar Köyü Özel Etnografya Galerisi'nin kurucusu emekli öğretmen Alibey Kudar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 155 hane ve 714 nüfusa sahip olan köyde hemen herkesin lakaplarıyla anıldığını belirtti.
İki yıl süren araştırma sonucunda, köyün ''lakap kütüğü''nü çıkardığını ifade eden Kudar, bir kişi veya aileye takılan lakabın, komşu köylere kadar yayıldığını, kişilerin adlarından çok lakaplarıyla anıldığını anlattı.
Kudar, lakapların yaşantıları kıstas alınarak insanlara verildiğini ve nesilden nesile aktarıldığını da kaydetti.
Bazı lakapların anlamının, çok eski olması nedeniyle lakap sahibi aileler tarafından bile bilinmediğine işaret eden Kudar, şunları söyledi:
''Araştırma sonucu günümüzde unutulmaya yüz tutmuş 398 lakabı tek tek ortaya çıkardım. Ayrıca 'Öleni nasıl bilirdik?' başlığıyla bir derleme daha yaptım. Şimdi hayatta bulunmayan ama köyün yerel tarihinde iz bırakmış kişileri de bu derlemenin içine aldım. İki derlemeyi, 'Tahtakuşlar'ın ilginç yönleri' adıyla bir broşür olarak bastırdım. Amacım, köyün yerel tarihini yazılı olarak kayıtlara geçirmek.''
-LAKAPLARDAN ÖRNEKLER-
Derlemede yer alan lakaplardan bazıları şöyle:
''Angara Valisi, Tibik Ali, Gavalcı, Çakal Dede, Allı Medine, Çörçil, Hacının Garı, Gadini, Yamık Hasan, Tumba, Çete, Gaymak, Cücülü, Habirlop, Efe Yeter, İneci Kadir, Aşşa Dükkenci, Yettili Ebe, Gacı, Gızman, Gödelek Ebe, Höstürük, Kiki, Kömpüş Güllü, Çepel Öseyin, Akşam Sabah, Tinkin, Antik Veli, Havalı, Müstük, Dumbilik.''
Derlemenin, ''Öleni nasıl bilirdik?'' başlıklı bölümünde yer alan bazı kişilerin lakaplarına ilişkin şu bilgilere yer veriliyor:
''Çörçil: Açık sözlü, atılgandı. Siyasi bir tartışma sonucu kavgada öldürüldü.
Epiç Dede: Evlendiği gün, mezarlıkta hiç uyanmadan 24 saat uyumuştu.
Aşşa Dükkenci: Hünerliydi, düğünlerde kukla oynatırdı.
Keçemen: Biraz deliydi. Kahvede konuşanlara bakıp, 'Laf dersen Tahtalı pilavı gibi' sözünü çok kullanırdı.
Cavır Ali: Güçlüydü. Ormanda karşılaştığı ayıyla boğuşup, ayının elinden kurtulmayı başarmıştı.
Kör Duran: Örnek bir çiftçiydi.
Hasta İbiram: Sürekli hastalıktan yakınırdı, sürekli hastaydı.
Dummu Öseyin: Örnek bir aile reisiydi.
İmize Dayı: Alkolikti, düğünlerde oynamayı çok severdi.
Goca İsmayil: Sakindi. Çanakkale Savaşı gazisiydi. Savaştan kalan şarapnel parçalarını, sırtında taşıyordu.
Battal Ağa: Alışverişi çok severdi. Mal almada çok kurnazdı.
Sarı Efe: Sakin, olgun, bilgili ve saygın bir dedeydi.
İnneci Kadir: Köyün iğnecisiydi. Hastalara iğne yapardı.''