Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar 'Giderken sürpriz yapacağız!'

        HT PAZAR / Abdullah KILIÇ

        Çankaya Köşkü'nün envanterinde bulunan hasarlı 43 eseri restore ettiren Hayrünnisa Gül, Köşk bünyesinde çağdaş eserlerden oluşan önemli bir koleksiyon oluşturduklarını ve bu koleksiyonun neredeyse sonuna geldiklerini açıkladı: “Bugünün Türk sanatına dair iyi bir koleksiyon oluşturuyoruz. Onu giderken açıklayacağız. Büyük bir süpriz olacak”

        Önümüzde Mimarzade Mehmet Ali Bey’in 1905’te yaptığı devasa bir tablo var. Geçen aylarda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Fatih Camii’nde görüp restorasyonu için devreye girdiği muhteşem yapıt... Temizlenmiş, bakımı yapılmış, tümden onarılmış. Eski halinin fotoğrafları da yanında duruyor. Hayrünnisa Gül, keyifle anlatıyor çalışmaları. Mutluluğu gözlerinden okunuyor... Bu ve buna benzer onlarca tablo, Gül’ün gayretleri sonucunda yok olup gitmekten kurtarılmış. Hayrünnisa Gül, geçen hafta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ndeki Tablo Restorasyon Stüdyosu’nu gezdirdi bir grup gazeteciye. Hollanda Kraliyet Müzesi’nden uzmanların işbirliğiyle kurulmuş laboratuvar tam anlamıyla resim hastanesi niteliğinde. Burada Çankaya Köşkü’nün envanterinde bulunan hasarlı 43 eserin 4 ay içerisinde konservasyonu ve restorasyonu yapılmış. Gül’e neredeyse bir tablo uzmanı eğitimi olan meşakkatli yolculuk 2007’de başlamış. O günleri şöyle anlatıyor: “2002’de, Abdullah Gül başbakan olduğunda tablo meselesinin farkına vardık. Bu sorunları çözmek için ders çalışmak gerekliydi, ben de çalışmaya başladım. 2007’de Cumhurbaşkanı olduktan sonra binada restorasyon başladı. Mekânları düzenlerken tablo ihtiyaçları ortaya çıktı, biz de oturup çalıştık. Pembe Köşk’ün durumu pek iç açıcı değildi. Tablolar saklandıkları koşullarda, depolarda zarar görüyordu. İşe depoları düzeltmekle başladım...”

        DÜNYADA SAYILI RESTORASYON LABORATUVARLARINDAN

        Başlamış başlamasına da işin içinden bir türlü çıkamamış. Köşkün depoları tablo ve tarihi eserlerle dolu; ancak durumları vahim! Atatürk’ün mirası eserler, terekesi nemli ortamda çürümeye terk edilmiş. Tabloların yanı sıra porselenler, halılar, cam ve gümüş objeler de aynı durumda. Gül’ün resme olan ilgisi, çevresindekileri etkilemiş. Hanımefendinin tablolara olan ilgisini gören personelse tablonun kime ait olduğunu, ressamları biliyormuş ama o vakit bu işin içinden nasıl çıkılacağını pek bilen yok. Dünya resminin en önemli isimlerinden Ayvazovski’nin eserlerinin durumu içler acısı! Müzayedelerde paha biçilemeyen bu tablolar Köşk’ün duvarlarında ve depolarında kaderine terk edilmiş. Geçmiş dönemle ilgili pek konuşmak istemiyor Gül, ancak o zamanki durumu şöyle anlatıyor: “Kimi tablolarda derin yırtıklar vardı, kimilerinin de boyaları pul pul dökülüyordu. Pembe Köşk’teki havuzdan kaynaklanan rutubet, tablolara ciddi zarar vermişti.” İşte Gül’ün gözlerindeki mutluluğun nedeni bu! Bir taraftan bu eserler kurtulurken diğer taraftan da Türkiye, dünyada konservasyon ve restorasyon konusunda sayılı laboratuvarlardan birine kavuştu. Tablo Restorasyon Stüdyosu, Türkiye’deki müzelerde yok olup gitmekte olan binlerce tablonun kurtuluşu için de yeni bir ümit olabilir.

        Fikriye’nin piyanosu

        Gül ile sohbetin sürprizi ise Çankaya’daki Müze Köşk’te Fikriye’nin piyanosuydu. Bir dönem Atatürk ile aşk yaşadığı söylenen Fikriye Hanım’a ait piyanonun Köşk’te sergilenmesi, orada bulunan herkesi heyecanlandırdı. Gül, “Piyano ihtiyacı vardı. Atatürk’ten kalan piyanolar depodaydı, yenilerini almak istemedim. O piyanoları tamir edecek ustaları çok zor bulduk. Aralarında Bechstein da var Steinway and Sons da. Biri de Fikriye Hanım’ın piyanosu. Müzede sergileniyor” diyerek müjdeyi verdi.

        ‘Bugünün Türk sanatına dair iyi bir koleksiyon’

        Hayrünnisa Gül, asıl sürpriziyse en sona sakladı. Gül, Köşk bünyesinde çağdaş eserlerden oluşan önemli bir koleksiyon oluşturduklarını ve bu koleksiyonun neredeyse sonuna geldiklerini açıkladı: “Bugünün Türk sanatına dair iyi bir koleksiyon oluşturuyoruz. Onu giderken açıklayacağız. Büyük bir sürpriz olacak.”

        Köşk’te eski eser Kuran yok

        Gül’ün üzülerek üzerinde durduğu konulardan biri de Çankaya Köşkü’nün envanterinde eski eser Kuran-ı Kerim olmaması. “Köşk’e gelince çok aradım eski eser bir Kuran bulur muyum ya da hat var mı acaba diye? Ancak ne yazık ki bulamadım. Çok üzüldüm“ diyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ