Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi Çirkin Şarkılar Antolojisi Vol.II

        HT CUMARTESİ / Sırma KARASU

        Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hani korku filmlerinde biraz fazla meraklı arkeologlar vardır, 200 sene önce gömülmüş lanetli bir nesneyi zorla yerinden çıkarır ve başına bin bir bela açar. Bu hafta ele aldığım bazı unutulmuş çirkin şarkılar böyle hissetmeme neden oldu

        ÖLDÜREN CAZİBE

        "Erkekler neden yalan söyler?" türevi kitaplarınızı çöpe atabilirsiniz. Sorunumuzun müsebbibi bu şarkılardaki gibi "erkeğini" saplantı haline getirmiş kadınlar.

        İzel-Bebek: Bu şarkı geçen hafta ele aldığımız Berdan Mardini klasiği "Senden Çocuğum Olsun İstiyorum"a benziyor. Bu şarkıda da bazı tehlikeli durumlar mevcut. Mesela İzel'in "Çık güzelim çık ortaya çık. Aşktan saklanmak ne demek" dizeleri dinleyiciye, beyefendinin bu aşkta ne denli payı olduğunu sorgulatıyor. "Mutluluğun formülü çok açık, bir sen, bir ben bir de bebek"... Şarkıdan anladığımız üzere, adam İzel'le birlikte yatmak hatta onunla yaşamak konusunda tereddütler içindeyken bir de bebek nereden çıktı yahu? Şimdi bu adamcağız "Sorun sende değil bende" demesin de ne desin?

        Sibel Can-Emret Öleyim: Aşk ve sadakat üzerine muazzam bir eser içinde neler yok ki; çıldırmalar, çöller, avare olmalar... Sonra bir de adamın "deli dolu sözleri" ve "güzel gözleri" var ki anlaşılan Sibel Can'ın yüreği kadar hür ve özgür iradesini de yakmış; "Emrine amadeyim. Ben senden vazgeçmem, yoluna köleyim. Sözünden hiç çıkmam, emret öleyim." Hodri meydan! Buyurun, sevgi ve bağlılığı siz daha zarif ve yüce sözlerle ifade edin. Bu noktada adam büyük ihtimalle "Bak Sibel, şu an hayatımda bir köleye hazır değilim, seni azat ediyorum" diyecektir.

        AHLAKSIZ TEKLİF

        Böylesi flört insanı dürüstlükten soğutur!

        İsmail Türüt–Sosyete Kızı Suzan: İşte çağımızın Kazanova'sı İsmail Türüt! Hatta yetmez Don Juan'ı ve Eros'u da olabilir. Şarkıyı çoktan tarihe gömmüş olan aklı selim sahibi okurlar için küçük bir özet geçmek isterim. Suzan İstanbullu dolayısıyla da "sosyetedir". Suzan'ın "hovarda ve çapkın" bir hanım olduğunu gözlerinden çakan İsmail Bey ona, "Ne lazım bana yüzü, boylarına bakarım" ve "Sosyete kızı Suzan, yat kollarıma uzan" cümleleriyle kur yapar. Türüt'ün Suzan'la gerçekleştirmek istediği aktiviteler için hanımefendinin rızasını ön koşul alması insanın içini bir nebze de olsa rahatlatıyor!

        Sinan Özen–Kulağımdan Öp Beni: Sinan Özen'in bu şarkısı aile büyüklerinizin; "Efendim bizim zamanımızda bir hanım önümüzden geçer mendil atardı. O mendile aşık olurduk" gibi söylenmelerine hak vermenizi sağlayacak nitelikte. Hatta ben Özen'in; "Kaynıyor kanım istiyor canım. Gönüllüsün inkâr etme. Yaktın beni" ve sonrasında da; "Gel ıslak ıslak, Kulağımdan öp beni. Gıdıklanayım. Hoşnut kalayım" sözlerini duyduktan sonra, helâl süt emmiş bir mendille yuva kurmak üzere kendi zaman makinemi yapmaya başladım bile.

        ÇOCUK ŞARKILARI

        "Madem müzik sektöründe her yaş kitlesine hitap etmenin formülünü bulan kazanıyor, o halde haydi; içeriği yetişkinlere, melodi ve nakaratıysa çocuklara uygun yapalım" kafası.

        Kendi – Salla: Durun tahmin edeyim... Çocuğunuza fazla aklını karıştırmadan kapitalizmin vahşiliğini ve tüketim toplumunun zararlarını öğretmek istiyorsunuz ancak bu konuda üretilmiş eser bulmak konusunda sıkıntı çekiyorsunuz. Üzülmeyin Kendi var. "Sağa sola takılarak vitrinlere bakınarak, geçiyor günler aval aval dolanarak. Cebimde Visam altımda arabam var, elim belim tutularak, topuklarımı çıtlatarak o geceki rengimi arıyorum kıvırtarak..." Kendi'nin modern toplumun tüketim çılgınlığına getirdiği bu eleştirel bakış pop müzik açısından umut verici!

        Ayşe Özyılmazel – Tatlım: Hayatınızın öyle bir noktasındasınız ki aşkın varoluşsal nedenlerini sorgular oldunuz. Önünüzde iki yol var. Birincisi Arthur Schopenhauer'in "Aşkın Metafiziği" adlı ölümsüz eserini alıp okumak. Ama "Kitabın dizisi var mı? O kadar sayfayı kim okuyacak? Bir sürü terim filan işim olmaz" derseniz size sunacağım alternatif bu şarkıdır. Aşk ve aşık olma durumu üzerine yazılmış şu dizelere dikkatinizi çekmek isterim: "Konuştular hep fiskos fiskos. Ayırdılar bak elden paydos. Hem gittim hem ağladım. Sevmişim geç anladım. Oysa ben sana bağlanacaktım, kalbine ev kuracaktım. Sınırsız hizmet sunacaktım. Akşama sofrayı kuracaktım..." Aşkı bu kadar şirin ve ana okulu seviyesinde anlattığı için şarkının söz yazarı ve bestecisi Ayşe Özyılmazel'e teşekkürlerimi sunuyorum.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ