Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

 

Yeni Ekonomi Yaklaşımı'nı açıklayarak Türkiye ekonomisinin tüketime dayalı büyümeden cari açığın kapatılması, ihracat ve istihdama odaklanan yeni patikaya geçmesini hedefleyen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a sigortacılardan da büyük destek geldi.

Türkiye ekonomisinin en önemli alanlarını güvenceye alarak çarkların dönmesinde vazgeçilmez yeri olan sigortacılığın tepesindeki isim Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, yeni yaklaşıma tam destek vermenin yanı sıra kendi hedeflerinin de yeni program ile örtüştüğünü ifade etti.

Aynı zamanda Eureko Sigorta Genel Müdürlüğü görevini de üstlenen Çağlar, özellikle trafik ve kasko sigortasında hasar anında gündeme gelen yedek parçaların eşdeğer parça kullanımının önünün açılması ile desteklenmesi halinde cari açığı küçültücü ve ihracatı artırıcı rol oynayacağını ifade etti.  

 -Hazine ve Maliye Bakanlığı hazırladığı Yeni Ekonomi Yaklaşımı üretim ekonomisini önceleyen yapısı ile dikkat çekti. Üretime verilecek olan bu önem sigortacılığa nasıl yansıyacak?

Sigortacılık finans piyasasında 160 milyar aktif büyüklüğü ile bankacılıktan sonra ikinci sırada geliyor. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi için stratejik bir rol üstleniyor. Nitekim milli gelirin (GSMH) 35 katı tutarında yani tam 90 trilyon TL teminat vererek yatırımların başlamasını ve korunmasını sağlıyor, yıllık yaklaşık 29 milyar TL tazminat ödeyerek iktisadi faaliyetinin devamlılığını ve kişilerin korunmasını sağlıyor.

Diğer yandan DASK,TARSİM, Nükleer Riskler Sigorta Havuzu gibi uygulamalar ile devletin yükünü paylaşıyor, hizmet verdiği yan sektörlerle beraber yüzbinleri ulaşan istihdam sağlıyor. An önemlisi de 133 milyar TL'lik fon ile ekonomiye kaynak sağlıyor.

Sigortacılığın bu fonksiyonları, yatırım ortamını iyileştirir, yatırımları teşvik eder, sıcak para hareketlerinin azaltılmasına yardımcı olur. Dolayısıyla sigorta sektörü yatırım yapılabilir ve sürdürülebilir  bir ekonomik ortamın oluşturulmasında stratejik öneme sahip.

KALİTELİ ÜRETİM İÇİN AKREDİTASYON VERİLSİN

-Yeni yaklaşımın cari açığı kapatacak olan üretim faaliyetlerine odaklanma stratejisine sigortacılar hangi açıdan destek olabilir?

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak öncülüğünde hazırlanan yeni yaklaşım desteklenecek yatırımları öncelikle cari açığa katkısı ve istihdam sağlayıp sağlamayacağına göre değerlendirileceğini ortaya koyuyor. Çok doğru bir yaklaşım olarak oluşturulan yeni programın hedefleri ile sigortacılığın hedefleri bire bir örtüşüyor.

Trafik ve kasko sigortasında geçen yıl ödenen 5,9 milyar TL'lik yedek parça maliyetinin yüzde 60'ını oluşturan kaporta, tampon, çamurluk ve aydınlatma grubunda kullanılan eşdeğer parçaların desteklenmesi yeni yaklaşımın ruhunu tam olarak yansıtacaktır.

Bu alanda yerli üreticilere verilecek destek yakalanan ölçek ve rekabet avantajı ile yakın coğrafyaya ihracat yolunu da açar. Bu yönde yapılacak bir destekle 2,8 milyar TL daha az ithalat yapılmasının önüne geçilerek cari açıkta yaklaşık 500 milyon dolar azalma sağlanabilecek, aynı zamanda istihdama da katkı sağlanabilecek.

Ancak eşdeğer parça sertifikasyonuna ilişkin mevzuatta düzenleme yapılarak bu konuda yetkinliği bulunan kurumlara akreditasyon yetkisi verilmesi eşdeğer kalitede yedek parça üreten firmaların daha etkin ve kısa sürede pazarda yer almasına ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağlayacağı için çok önemli.

ALACAK VE KEFALET SİGORTASININ GELİŞTİRİLMESİ ÖNEMLİ

-Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sigorta sektörünün büyütülmesi gerektiğini ve bu konunun da yeni yaklaşım ile programa alındığını söyledi. Büyüme hangi alanlarda ve nasıl olacak? Bu büyüme görüldüğünde örneğin hangi alanlarda sigortanın etkisini ve katkısını göreceğiz?


Sigorta sektörünün büyütülmesi özellikle penetrasyonu düşük olan sigortaların yaygınlaştırılması yanı sıra bireysel emeklilik ve otomatik katılımda katılımcı sayılarının artırılması ve biriken fonların büyütülmesi sayesinde olacak. Özellikle uzun vadeli fon sağlayarak finansal ve ekonomik istikrara katkıda bulunana bireysel emeklilik ve otomatik katılım sistemlerinin büyütülerek sigortacılık sektörümüz ekonomimizde hak ettiği seviyelere ulaşacak.

Büyümenin finansmanı ve 2023 hedefleri doğrultusunda yurtiçi tasarrufların artırılması özel önem arz ettiğinden, BES ve sigortacılığın büyütülmesi yurtiçi tasarruflar artırılacağı gibi diğer yandan Türk finansal sisteminde bankacılık sektörünün ağırlığının doğurduğu kırılganlık ve riskler minimize edilmiş olacak. Oluşacak fonların sermaye piyasası araçlarına, reel sektöre, gayrimenkul, altyapı ve girişim sermayesine destek sağlayarak büyümenin finansmanına katkıda bulunulacak.

Ülkemizin içinde bulunduğu piyasa koşulları finansal risklere karşın sigorta korumasının önemini ön plana çıkarmaktadır. Bu çerçevede şirketlerin yurtdışı ve yurtiçinde gerçekleştirmiş olduğu satışların tahsilatını garanti altına alan "alacak sigortası"nın tanıtımı, desteklenmesi özellikle ülkemiz ekonomisinin amiral gemisi sayılabilecek KOBİ'lerin likidite riskini bertaraf etmek açısından önemlidir.

Diğer yandan yine sigorta şirketlerine teminat mektubu fonksiyonunu icra edecek kefalet sigortası imkânının verilmesi ekonomiyi rahatlatacak olumlu bir gelişme olup bu noktada kefalet sigortasının vergi ve gümrük idarelerine de verilmesini sağlayacak kanuni düzenlemenin yapılması gerekiyor. Zorunlu Deprem Sigortası, Tamamlayıcı Sağlık Sigortaları geliştirilmesi ve desteklenmesi gereken diğer alanlar.

BES'TEN ÇIKIŞLAR TEMİNAT İLE DURABİLİR

- BES'te değişiklik yapılacağına dair söylemin karşılığı ne olacak? Ne olması gerekiyor?BES'te değişimlerle ilgili önerileriniz oldu mu? BES'in büyüklüğünün ne olması gerekiyor?

Bireysel emeklilik sistemi 2017 Ocak ayında başlayan otomatik katılım uygulaması sayesinde yeni bir ivme kazandı. Ancak sistemden çıkışlar beklentilerin üstünde gerçekleştiğinden ve ve gönüllü BES'te girişler otomatik katılım etkisiyle yavaşladığından bir takım tedbirlerin alınması gerekiyor.

Gönüllü BES'te sistemin yaygınlaştırılması ve tasarruf bilincinin küçük yaşlardan yerleştirilebilmesi için 18 yaşın altındakilerin de sözleşme yapabilmesine imkan verilmesi ve otomatik katılım uygulamasında da bir dizi reforma ihtiyaç bulunduğunu düşünüyoruz. Diğer yandan çıkışları azaltmak için de TSB olarak öneriler hazırladık. Sistemden çıkışın en önemli nedeni katılımcıların finansal ihtiyaçlarıdır.

Bu nedenle BES birikimlerinin teminat olarak gösterilerek kredi maliyetlerinin aşağıya çekilmesi ve katılımcılara dönemsel finansal ihtiyaçlarını karşılamak üzere düşük faizle kredi alma imkânı tanınmasının çıkış oranları üzerinde olumlu etki yapacağını düşünüyoruz. Bireysel emeklilik hesaplarında biriken tutarlar, belirli bir düzeye ulaşınca, maddi ihtiyaç halinde kullanılacak ilk başvuru kaynağı olarak karşımıza çıkıyor.

Dolayısıyla, katılımcılarımızı ihtiyaç kredilerine yönlendirebilirsek birikimlerini daha uzun vadede sistemde tutmaya yardımcı olabiliriz diye düşünüyoruz. Nakit karşılığı olan ya da nakde tahvili kolay olan sağlam teminatların kredi faizlerinin görece düşük olduğunu biliyoruz. Bu itibarla BES birikimlerinin teminat olarak gösterilebilmesi sistemde büyük bir rahatlatma sağlayacaktır. Ancak, bu imkanın sağlanması için mevzuatta revizyon yapmak gerekiyor. Bu konu ile ilgili talebimizi otoriteyle paylaştık.

Otomatik katılımda başarılı ülke örneklerinde çalışanın yanı sıra işverenler de katkıda bulunuyor, bu da sistemde devam oranları üzerinde olumlu etki yapıyor. İşveren katkısının işverenlere ilave işgücü maliyeti oluşturmadan kıdem tazminatının veya işsizlik fonunun belli bir oranının otomatik katılıma aktarılması şeklinde kurgulanması gibi önerilerimizi sektör olarak düzenleyici otoriteyle de paylaştık. Böylelikle hem kamu maliyesine ek bir yük getirilmeyecek hem de işverenleri ekonomik olarak zorlamayacak bir model ortaya konulabileceğini düşünüyoruz.

TAVIR DEĞİŞİKLİĞİ YOK

- Türkiye'de yaşanan bu çalkantının ardından reasürörler başta olmak üzere yabancı yatırımcının tavrı değişti mi?

Geçici olan bu süreçte herhangi bir tavır değişikliği gözlemlemedik.

 -Yüzde 70'i aşan oranda yabancı sermayeli şirketlerden oluşan sigorta sektörü bu dönemde Türkiye ekonomisini nasıl değerlendiriyor, stratejilerde bir değişiklik öngörülüyor mu?

Yabancı sermaye Türkiye ekonomisine güvenerek önemli miktarda yatırım yaptı bugüne kadar. Dövizde önemli artış yaşadığımız bu dönemde bile sektörün yatırımlarını büyük bir kısmını TL'de tuttuğunu görüyoruz. Sigorta şirketlerinin 133 milyar TL'lik fonları özellikle devlet tahvili ve sermaye piyasasına kanalizeedilmiş durumda.  Fonların yüzde 85'i TL cinsinden. Bu durum aslında yabancı sermayenin ülkemize ve TL'ye güvenini gösteriyor.