Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 22 Şubat İzmir Cuma namazı saat kaçta? Diyanet, İzmir Cuma namaz vakti

        İzmir Cuma namazı saati, İzmir il genelinde Cuma namazını eda etmek isteyen vatandaşlar tarafından araştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İzmir Cuma namazı saati ve 5 günlük namaz vakitleri tespit edildi. Peki; 22 Şubat İzmir Cuma namazı saati kaçta? İşte, İzmir Cuma namazı saati...

        İZMİR CUMA NAMAZI SAATİ - 22 ŞUBAT

        İzmir Cuma namazı saati öncesi il genelindeki cami ve mescitlerde hazırlıklar tamamlandı. Öğle vaktinde kılınan Cuma namazını İzmir'de eda etmek isteyen vatandaşlar tarafından İzmir Cuma namazı saati araştırılıyor. Peki; 22 Şubat İzmir Cuma namazı saat kaçta? İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilan edilen İzmir Cuma namazı saati ve namaz vakitleri...

        İzmir Cuma namazı saati: 13.30

        Miladi Tarih İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
        22 Şubat 2019 Cuma 06:26 07:47 13:30 16:33 19:03 20:19
        23 Şubat 2019 Cumartesi 06:25 07:46 13:30 16:34 19:04 20:20
        24 Şubat 2019 Pazar 06:23 07:44 13:30 16:35 19:05 20:21
        25 Şubat 2019 Pazartesi 06:22 07:43 13:30 16:35 19:06 20:22
        26 Şubat 2019 Salı 06:21 07:42 13:29 16:36 19:07 20:23
        27 Şubat 2019 Çarşamba 06:19 07:40 13:29 16:37 19:08 20:24
        28 Şubat 2019 Perşembe 06:18 07:39 13:29 16:38 19:09 20:25

        "YAŞLILARA HÜRMET, ÖMRÜMÜZE BEREKET"

        REKLAM

        Muhterem Müslümanlar!

        Mekke'nin fethedildiği gündü. Hasret bitmiş, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ve güzide ashabı yıllar önce zorla çıkarıldıkları yurtlarına dönmüşlerdi. Müminler sevinçle birbirine sarılıyor, böyle bir günü lütfettiği için Allah'a şükrediyorlardı. Resûl-i Ekrem'in hicret arkadaşı, sâdık dostu Hz. Ebûbekir ise şehre girer girmez doğruca babasının yanına gitmişti. İslam'ı kabul etmesini çok arzu ettiği babasını alıp Resûlüllah'ın huzuruna getirdi. Allah Resûlü, yaşlılıktan saçı sakalı ağarmış, gözleri görmeyen Ebû Kuhâfe'yi karşısında görünce her zamanki mütevazı, zarif ve hürmetkâr hali ile şöyle buyurdu: "Bu ihtiyarı evinde bıraksaydın da biz ona gitseydik olmaz mıydı?"

        Aziz Müminler!

        Hayat, mevsimler gibidir. Baharı, yazı, sonbaharı, kışı vardır. Hayatın her dönemi, ayrı özelliklere ve güzelliklere sahiptir. Kul olarak iyi işler yapmak, ibadet ve taat ile hayata anlam katmak için bu dönemlerin her biri birer fırsattır. İnsanı kemâle ulaştıran, olgun bir mümin olmanın huzurunu yaşatan en kıymetli dönem ise yaşlılıktır. Yaşlılık, bedenin yorulduğu ancak ruhun tecrübeyle yoğrulduğu bir bilgelik dönemidir.

        REKLAM

        Kıymetli Müslümanlar!

        Yaşlılar, Allah'ın dualarına icabet ettiği, ihsan ve ikramına mazhar kıldığı kimselerdir. Milli ve manevi değerlerimizi, kültürümüzü yarınlara taşıyan, geçmişimizle geleceğimizi birbirine bağlayan en değerli köprülerimizdir. Onlar, yuvalarımızın dayanağı, bereket kaynağıdır. Ağarmış saçları, bükülmüş belleri toplumumuz için birer rahmet ve mağfiret vesilesidir. Sağlığının ve geçen yıllarının kıymetini bilen bir yaşlı, güzel bir insandır. Çünkü Sevgili Peygamberimiz, "İnsanların en hayırlısı kimdir?" sorusuna cevaben "Ömrü uzun, ameli güzel olandır" buyurmuştur.

        Değerli Müminler!

        İnsanoğlu, ailesi ve çevresiyle sürekli irtibat hâlinde olmak, beşerî ilişkilerini sürdürmek ister. Yaşlılık döneminde bu ihtiyaç ve bağlılık daha da artar. Yaşlıları hayatın coşkusundan uzaklaştırmak, toplumdan dışlamak onları mutsuzluğa ve yalnızlığa sürükler. Halbuki saygı gören, hali hatırı sorulan, fikrine danışılan bir yaşlı, kendisini huzurlu ve güvende hisseder. Yalnızlığın ve terk edilmişliğin sebep olacağı sıkıntı ve bunalımlardan kurtulur.

        REKLAM

        Kıymetli Müminler!

        Hayatta ilgi, sevgi ve desteğimizi en çok hak edenlerin başında anne babamız gelir. Resûlüllah (s.a.s), "Rabbin rızası, anne babanın rızasına, öfkesi de anne babanın öfkesine bağlıdır" buyurmuştur. Anne babamıza göstereceğimiz şefkat ve merhamet, onların huzurlu bir yuvaya en çok ihtiyaç duyduğu ihtiyarlık çağında ayrı bir önem taşır. Ömürlerinin bu en hassas döneminde onların yanı başında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak, hayır dualarını almak bize Allah'ın rızasını kazandıracak en önemli vesilelerdendir. Bir evladın, yaşlı anne babasını kimsesiz ve sahipsiz bırakması ise büyük bir vefasızlıktır. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s), yanında annesi ile babasından biri yahut her ikisi ihtiyarlayıp da onların hoşnutluğunu kazanamadığı için cennete giremeyen kişi hakkında "Burnu yerde sürtünsün" buyurarak böyle bir kimsenin nasipsizliğine işaret etmiştir.

        REKLAM

        Muhterem Müslümanlar!

        Her yaşlıda kendi hayat serüvenimizi görmek, akıl sahibi olmanın bir gereğidir. Bugünün ihtiyarları dünün gençleri olduğu gibi, bugünün gençleri de yarının ihtiyarları olacaktır. Rabbimiz bu gerçeği Kur'ân-ı Kerim'de şöyle dile getirmektedir: "Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir, kudret sahibi olandır."

        O halde, küçükken bizi hayata hazırlayan yaşlılarımıza biz de bugün ihtimam gösterelim. Hayatlarını kolaylaştırmak ve tecrübelerinden faydalanmak için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirelim. Unutmayalım ki, yaşlılarımıza hürmet, ömrümüze bereket katacaktır. Hutbemi Peygamberimiz (s.a.s)'in şu hadis-i şerifiyle bitiriyorum: "Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşından dolayı hürmet ederse, Allah da ona yaşlılığında kendisine hürmet edecek birisini hazırlar..

        Muhterem Müslümanlar!

        Haberi Hazırlayan: Fatih Berktaş
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ