Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Açık büfe cazibesine kapılmayın: Tabağınızı siz değil, psikolojiniz dolduruyor
        1

        Açık büfede tabağınızı doldururken sizi yönlendiren tek duygu açlık değil. Araştırmalar, açık büfelerde ne kadar yemek yediğinizin açlıktan çok; tabak boyutu, diğer insanların ne kadar yediği, israfa karşı yapılan tetikleyici uyarılar tarafından şekillendiğini gösteriyor.

        2

        AÇIK BÜFEDE YAPILAN İLGİNÇ DENEY

        Açık büfenin getirdiği israf sorununa çözüm arayan bir akademik çalışma, otel misafirlerinin davranışlarının ilginç bir yöntemle değiştirdi.

        İtalya’da dört yıldızlı bir otelde yapılan saha deneyinde, yaklaşık 9 hafta boyunca 25 binden fazla misafirin kahvaltı davranışı gözlemlendi.

        3

        BASİT BİR UYARICININ ETKİSİ ÖLÇÜLDÜ

        Önce, kuruvasan alan misafirlere hiçbir müdahale yapılmadı, her şey doğal akışında gerçekleşti.

        Daha sonra aynı yere, kruvasanın kalori değeri ve önerilen tüketim miktarının yazıldığı bir not eklendi.

        Son olarak da otelin sürdürülebilirlik çalışmaları vurgulanarak misafirlerden israfı azaltmaya katkı sağlamaları istendi.

        Araştırmacılar, her gün kahvaltı sonrası tabaklarda bırakılan kruvasanları sayarak ölçüm yaptı. Ölçüm birimi yüzde değil, kişi başına düşen ortalama kruvasan miktarı olarak hesaplandı.

        Foroğraf yapay zekâ ile oluşturulmuştur.

        4

        SONUÇLAR NE SÖYLÜYOR?

        Mesajların etkisi oldukça net:

        Yönlendirme yapılmayan dönemde kişi başına düşen israf miktarı bazı haftalarda 0.30 kruvasana kadar çıktı.

        Bilgilendirici mesaj (kruvasan kalori miktarı) kullanılan haftalarda bu değer 0.03–0.06 aralığına geriledi.

        Duygusal ve katılımcı mesaj (israf etmeme vurgusu) kullanılan haftalarda ise israf 0.02 seviyesinde sabit kaldı.

        5

        Bu sonuçlara göre en etkili yöntem, insanları sürece dahil eden mesajlar. Yani sadece “ne kadar yemeleri gerektiğini” söylemektense, onları işin parçası gibi hissettiren mesajlar daha çok işe yarıyor.

        Çalışma ayrıca önemli bir başka gerçeği de ortaya koydu:

        Büfede sunulan yiyecek miktarı arttıkça, israf da artıyor. Yani problem sadece tüketici davranışı değil, aynı zamanda “bolluk algısı”.

        6

        İSRAF ETMENİN KÖTÜ BİR ŞEY OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK YETERLİ DEĞİL

        Başka bir araştırma kapsamında ise 547 kişiyle anket yapıldı. Katılımcıların yemek israfı konusundaki tutumları sorgulandı.

        Sonuçlar yine çarpıcıydı. İnsanların yemek israfını azaltma niyeti 3 faktörden etkileniyor:

        En güçlü etki sosyal çevreden geliyor

        - İnsanlar, çevreleri israfı onaylamıyorsa daha az israf ediyor.

        Restoran kuralları önemli ölçüde davranışı değiştiriyor

        - Ceza, uyarı yazıları gibi uygulamalar israfı azaltıyor.

        Kişisel farkındalık da etkili ama tek başına yeterli değil

        - Sadece “israf kötü” demek davranışı tamamen değiştirmiyor.

        7

        BİR DENEY DAHA ÇARPICI SONUÇLAR ORTAYA ÇIKARDI

        Başka bir araştırmada ise Norveç’teki 8 otelden toplanan gerçek açık büfe verileri kullanılarak bir model geliştirildi.

        Bu veriler; kaç kişinin kahvaltıya geldiği ve ne kadar yemek israf edildiği gibi bilgileri içeriyordu. Elde edilen verilerle insanların büfede nasıl davrandığını anlamaya yönelik bir sistem kuruldu.

        Çalışmada gerçek insanlar yerine, onların davranışlarını taklit eden dijital bireyler oluşturuldu. Bu sanal bireyler; açlık, sosyal etki, öz kontrol ve çevre bilinci gibi faktörlere göre karar vererek ne kadar yemek alacaklarını ve ne kadarını tüketeceklerini simüle etti. Model, yüzlerce kez çalıştırılarak farklı senaryolar test edildi. Üç sonuç öne çıktı:

        8

        Çevrenizde dolu tabaklar varsa siz de tabağınızı dolduruyorsunuz

        Araştırma, insanların açık büfede kendi kararlarını tamamen bağımsız vermediğini gösteriyor. Aksine, çevredeki diğer insanların tabaklarını nasıl doldurduğu doğrudan etkili oluyor. Eğer kişi, diğer misafirlerin çok fazla yemek aldığını görür ya da böyle olduğunu düşünürse, kendisi de benzer şekilde daha fazla alma eğilimine giriyor.

        Farkındalığı yüksek kişiler israftan kaçıyor

        Çevreye duyarlı olma motivasyonu, israfı azaltan en önemli unsur olarak belirleniyor. Modelde sürdürülebilirlik değeri yüksek olan bireyler, daha az yemek alıyor ve aldıkları yemeği bitirme konusunda daha dikkatli davranıyor.

        Küçük tabak eşittir az yemek

        Fiziksel faktörler arasında en belirleyici unsur tabak boyutu. Büyük tabaklar, kişiyi farkında olmadan daha fazla yemek almaya yönlendiriyor. Modelde, büyük tabak kullanan bireylerin daha fazla porsiyon aldığı ve bunun sonucunda daha fazla yemek bıraktığı görülüyor. Buna karşılık küçük tabak kullanan kişiler, daha sık büfeye gitse bile genellikle aldıkları yemeği bitiriyor.

        9

        Fotoğraflar: ShutterStock

        Haber kaynak: Yemek mi, yememek mi: Bir otel kahvaltı büfesinde gıda israfı davranışının modellenmesi (Aralık 2025)

        Açık Büfe Restoranlarda Gıda İsrafını Azaltmayı Etkilemek İçin TRA ve SET'i Entegre Etmek Haziran 2024

        Otel kahvaltı büfelerinde tabak israfını en aza indirmek: ikna edici mesajlar yoluyla deneysel bir yaklaşım (Şubat 2021)

        ÖNERİLEN VİDEO

        Kahramanmaraş'ta okulda silahlı saldırı! Vali Ünlüer: 4 ölü, 20 yaralı

        Kahramanmaraş'ta, Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan silahlı saldırının ardından Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, açıklamada bulundu. Ünlüer, "1 öğretmen, 3 öğrenci olmak üzere 4 vefatımız, 20 de yaralımız var. Saldırgan, 8'inci sınıf öğrencisi ve babası da eski emniyet personeli. Saldırıyı gerç...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ