Uzmanından obezite cerrahisi uyarısı Prof. Dr. Çetinkünar: "Obezite cerrahisi diyet ve ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen hastalar için seçenektir"
Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, obezite cerrahisinin yalnızca kilo kaybı amacıyla değil, obeziteye bağlı hastalıkların tedavisinde de etkili bir yöntem olduğunu belirterek, "Bariatrik cerrahi, diyet ve ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen hastalar için bilimsel olarak kanıtlanmış güçlü bir tedavi seçeneğidir" dedi.
Obezitenin günümüzde diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve uyku apnesi gibi pek çok ciddi sağlık sorununa zemin hazırladığını vurgulayan Çetinkünar, "Obezite cerrahisi bu hastalıkların kontrol altına alınmasında önemli rol oynar. Ancak tek tip bir cerrahi yoktur. Her hasta özelinde detaylı planlama yapılır. Çünkü her hastanın farklı ek hastalıkları olabilir. Obezite cerrahisinde hangi yöntem hastaya daha uygunsa buna göre karar verilerek bir planlama gerçekleştirilir" ifadelerini kullandı.
"En sık uygulanan yöntem tüp mide ameliyatı"
Günümüzde en sık uygulanan bariatrik cerrahi yönteminin tüp mide olduğunu belirten Çetinkünar, "Bu yöntemde midenin büyük bir bölümü çıkarılarak tüp şeklinde bir mide oluşturulur. Açlık hissi azalır ve daha erken doyma sağlanır. Hastalar iki yıl içinde toplam vücut ağırlıklarının ortalama yüzde 2530'unu kaybedebilir. Tüp mide ameliyatları sırasında bağırsağa ek bağlantı yapılmadığından vitaminmineral eksikliği riski diğer yöntemlere göre daha düşüktür. Ancak bazı hastalarda reflü şikayetleri artabilir" diye konuştu.
"Gastrik bypass diyabet üzerinde güçlü etki sağlar"
RouxenY gastrik bypass ameliyatının hem mide hacmini küçülttüğünü hem de emilimi kısmen azalttığını belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Bu yöntemle iki yıl içinde yüzde 3035 oranında kilo kaybı mümkündür. Özellikle tip 2 diyabeti olan ve şiddetli reflü şikayeti bulunan hastalarda etkili bir seçenektir" dedi.
Mini gastrik bypass olarak bilinen yöntemin de benzer kilo kaybı sağladığını ifade eden Çetinkünar, ameliyat süresinin daha kısa olduğunu ancak vitamin ve protein eksikliği açısından düzenli takip gerektiğini vurguladı.
"Şeker hastalarında SADIS etkili olabilir"
Tüp mide ile bağırsak bypassının birlikte uygulandığı SADIS yönteminin özellikle ileri derecede obez ve diyabeti kontrol altına alınamayan hastalarda tercih edildiğini belirten Prof. Dr. Çetinkünar, "Bu yöntemde iki yıl içinde toplam vücut ağırlığının yüzde 3540'ı kaybedilebilir. Ancak düzenli vitamin takibi şarttır" diye konuştu.
"Ameliyat kararı kişiye özel verilir"
Obezite cerrahisinde tek bir doğru yöntem olmadığını vurgulayan Çetinkünar, "Vücut kitle indeksi, diyabet varlığı, reflü şikâyetleri, beslenme alışkanlıkları ve hastanın beklentileri dikkate alınarak cerrah ve dahili uzmanların birlikte değerlendirmesiyle karar verilir. Amaç yalnızca kilo kaybı değil, uzun vadeli sağlıklı bir yaşamdır" ifadelerini kullandı.
"Ameliyatlar kapalı ve robotik yöntemle yapılabiliyor"
Bariatrik cerrahinin günümüzde laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleriyle gerçekleştirilebildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ameliyat sihirli bir çözüm değildir. Hastaların ameliyat sonrası beslenme düzenine ve yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlaması gerekir. Doğru hasta seçimi ve düzenli takip başarıyı belirleyen en önemli faktörlerdir" dedi.
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Adana haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Adana Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.