7'den 70'e "çağın hastalığı" deniyor! Nedir bu "overthink" problemi? Nasıl durdurulur?
Günümüzde 7'den 70'e pek çok kişinin ortak şikayeti olan ve "çağın hastalığı" olarak nitelendirilen overthinking, yani aşırı düşünme problemi, yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürüyor. Peki, zihnimizi adeta bir hapishaneye çeviren bu durum tam olarak nedir ve bununla nasıl başa çıkılır?
Basit bir kararı bile günlerce düşünmekten yorulduysanız veya gece yatağa yattığınızda beyninizdeki o susmak bilmeyen ses yüzünden uyuyamıyorsanız, yalnız değilsiniz. Son yıllarda hızla artan overthinking sorunu, fiziksel ve ruhsal sağlığımızı içten içe tüketmeye devam ediyor. İşte zihninizi kontrol altına almanızı sağlayacak o detaylar!
OVERTHINKING (AŞIRI DÜŞÜNME) TAM OLARAK NEDİR?
Overthinking, en basit tabiriyle bir konuyu, olayı veya durumu gereğinden fazla ve sürekli olarak düşünme halidir. Kişi, geçmişte yaşanan olayları tekrar tekrar analiz eder veya gelecekte yaşanabilecek ihtimaller üzerine felaket senaryoları kurar.
Bu durum, basit bir endişeden ziyade, beyni sürekli meşgul eden ve kişiyi zihinsel olarak tüketen bir kısır döngüdür. Modern yaşamın getirdiği stres ve hız, bu problemin 7'den 70'e her yaş grubunda görülmesine zemin hazırlıyor.
ZİHİNSEL YORGUNLUĞUN EN BÜYÜK SEBEBİ
Aşırı düşünen bireyler, genellikle bir sorunu çözmek için değil, sorunun kendisi etrafında dönüp durmak için zihinlerini harcarlar. Bu da karar vermeyi zorlaştırır, özgüveni zedeler ve ciddi bir zihinsel yorgunluk yaratır.
Uzmanlar, bu durumun uzun vadede uykusuzluk, odaklanma sorunları ve tükenmişlik hissi gibi daha ciddi sağlık problemlerine kapı aralayabileceği konusunda uyarıyor.
GECE UYKULARINI BÖLEN BELİRTİLER
Gece uyumaya çalışırken geçmişteki konuşmaların sürekli akla gelmesi en yaygın belirtilerden biridir. Aynı zamanda "Acaba şöyle mi demek istedi?", "Ya böyle olursa?" gibi sorularla zihni sürekli meşgul etmek, en ufak bir eleştiriyi günlerce kafaya takmak ve hata yapma korkusuyla harekete geçememek overthinking krizlerinin en net habercileridir.
GEÇMİŞİ VE GELECEĞİ SERBEST BIRAKIN
Bu problemi durdurmanın ilk adımı, farkındalık kazanmaktır. Düşünce sarmalına girdiğinizi fark ettiğiniz an, dikkatinizi bilinçli olarak başka bir yöne kaydırmalısınız.
Geçmişin değiştirilemeyeceğini, geleceğin ise henüz yaşanmadığını kabullenmek, bu süreçte atılacak en önemli adımdır. Zihninizi "şimdi ve burada" olmaya, yani ana odaklamalısınız.
KARARLARINIZA ZAMAN SINIRLAMASI KOYUN
Karar verme aşamasında saatlerce düşünmek yerine, konulara göre kendinize net süreler tanıyın. Küçük kararlar için beş dakika, daha büyük kararlar için yarım saat gibi limitler belirlemek, zihninizi gereksiz yere yormanızı engelleyecektir.
Süre dolduğunda harekete geçmek, aşırı düşünme alışkanlığını kırmada son derece etkili bir yöntemdir.
DÜŞÜNCELERİ KAĞIDA DÖKEREK ZİHNİ BOŞALTIN
Düşünceler zihninizi ele geçirmeye başladığında onları somutlaştırmak büyük fayda sağlar. Aklınızdan geçenleri bir kağıda dökmek, olaylara daha objektif bakmanızı ve beyninizdeki karmaşayı düzenlemenizi sağlar. Yazmak, beynin odak noktasını değiştirerek rahatlamasına yardımcı olur.
MÜKEMMELİYETÇİLİKTEN VAZGEÇME VAKTİ
Overthinking probleminin temelinde yatan en büyük faktörlerden biri mükemmeliyetçiliktir. Her şeyin kusursuz olmasını beklemek, sürekli hata arama eğilimini doğurur.
Hata yapmanın insan doğasının doğal bir parçası olduğunu kabul etmek ve kendinize karşı daha anlayışlı yaklaşmak, bu yorucu zihin tuzağından kurtulmanın anahtarıdır.
Kaynak: Verywell Mind, Health