HABERTURK.COM

AK Parti'de eski Genelkurmay Başkanı Emekli Org. İlker Başbuğ'un açıklamaları sonrası toplantı yapıldı. Toplantı sonrası açıklama yapan Mustafa Elitaş, "Bir taraftan eski Genelkurmay Başkanı'nın bizi FETÖ'nün siyasi ayağı diye nitelemesi ve diğer taraftan Dursun Çiçek'in sözleri hakkında dilekçemizi hazırladık. Avukatlarımız bugün cumhuriyet savcılığına başvuracaktır" dedi. 

AK Parti avukatları, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkındaki suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdi.  

Dilekçede Başbuğ'a askerlere sivil yargı yolunu açan düzenlemeye ilişkin sözleri nedeniyle "hakaret" suçlamaları yöneltildi. Dursun Çiçek'e ise iftira suçlaması yöneltildi.

Suç duyurusu dilekçesinde, söz konusu teklifin imzacıları arasında Mustafa Elitaş ve Bekir Bozdağ dahil, 6 isim müşteki olarak yer aldı. 

AK Parti Genel Merkezi önünde açıklama yapan Elitaş, dilekçenin bugün verileceğini açıkladı. Elitaş, "Bir taraftan eski Genelkurmay Başkanı'nın bizi FETÖ'nün siyasi ayağı diye nitelemesi ve diğer taraftan Dursun Çiçek'in sözleri hakkında dilekçemizi hazırladık. Avukatlarımız bugün cumhuriyet savcılığına başvuracaktır. İftira ve hakaret suçundan olacak diye biliyorum. Mustafa Elitaş, Bekir Bozdağ, Ahmet Aydın olmak üzere 6 kişi olarak suç duyurusu olacak" ifadelerini kullandı. 

Elitaş sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Parlamentoya vesayet koyma heveslilerinin gayretidir. CHP destekledim, desteklemedim diyor ama bir konu komisyonda konuşulur ve en sonunda TBMM'de konuşulur. TBMM'de evet oyu verildikten sonra o önerge TBMM'nin olmuştur. Şu anda parlamenter olan arkadaşlarımızın bu işi çok iyi düşünmesi gerekir. Türkiye parlamentoların kapatıldığı, feshedildiği, bombalandığı nadir ülkelerden biridir. Parlamentoyu susturmak, itibarsızlaştırmak için bir hareket olduğunu arkadaşlarımızın görmesi gerekir. 1960'tan beri yaşanan budur. 12 Eylül budur, 28 Şubat budur... Darbe ile CHP iktidarının eş değer olduğunu hatırlatan günlere gitmiş olur. Geçmişte CHP Genel Merkezi'ni uyaranlar, şimdi de CHP Genel Merkezi'ni aramıştır."

ÖZGÜR ÖZEL'DEN YANIT

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, FETÖ'nün siyasi ayağı hakkında basın toplantısı düzenledi. Özel, "O imzaya sahip çıkıyorsanız, FETÖ kumpasına sahip çıkıyorsunuz. FETÖ o imzayı asker kişileri sivil mahkemelerde yargılayın, Ergenekon ve Balyoz'un içine görevdekileri de katayım diye yaptı. FETÖ ile mücadele diyorsunuz ama FETÖ, kendisiyle mücadele edenleri temizledi" dedi. 

CHP'li Özgür Özel, Meclis'te basın toplantısı düzenleyerek AK Parti'nin İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunması ve FETÖ'nün siyasi ayağı hakkında açıklamalar yaptı. Özel şunları söyledi:

"Önerge altında imzası olanlar, 'İmzamın arkasındayım' diyor. Attığı imzanın manasını tartışacağız. Elitaş, 'CHP'nin haberi vardı' diyor. Ben CHP tarafından olan herkesle görüştüm. Video kayıtlarını inceledik, arşiv taraması yaptık. Durumumuzu, pozisyonumuzu tarif edebilecek durumdayız. FETÖ'nün haber ajansı diye kapatılan Cihan Haber Ajansı'nda tüm haberler var.

Elimizde 7 Ocak 2009 tarihli bir kanun tasarısı var. Altında Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası var. Son sayfasında bütün bakanların imzası var. Bu kanun teklifi kamuoyuna ve siyasi muhataplarına 'AB yasalarıyla uyumdur' diye alıyor. Böyle bir ziyaret yapıyorlar.

Kanun 250'nci maddedeki uyuşturucuya, mal varlığını aklamayı da ekleyelim diyor. Meclis raconunda buna "iz madde" deniliyor. Recep Tayyip Erdoğan verdiği önergeyle 250'nci maddeyi tepsiye koyuyor. Genel Kurul'a geliyor. Bu planı kuranlar dışında herkes sanıyor ki uyuşturucu ile mücadelede hamle yapıyoruz sanıyor. Biz bütün AB yasalarına evet oyu vermişiz.

Ancak bu madde görüşülürken 00,50'de Meclis kapanıyor, 00.59'da Meclis açılıyor ve öneri geliyor. O sırada Ahmet Zeki Üçok Işık Evleri Operasyonu yapıyor. Bu yasayla bu imkan elinden alınıyor. Masada her şey yapılabilir maddeye önerge veriliyor. Burada yapılan değişiklikle İlker Başbuğ, 68 amiral ve general ile 125 albay yargılanıyor. Bu 125 albay yerine FETÖ'cüler yerleşiyor.

CHP'nin Meclis kayıtlarından da baktığınızda bu 7'nci maddesine desteği olmadığı gibi yapılan işin bir iz madde konulup, "hali dahil"i, "halinde"ye çeviriyorlar. Verilen bilgi, alınan destek, yapılan operasyon bambaşka. Meselenin özü, kendisi bu. Anayasa Mahkemesi'ne gitmemiz de bu.

O imzaya sahip çıkıyorsanız, FETÖ kumpasına sahip çıkıyorsunuz. FETÖ o imzayı asker kişileri sivil mahkemelerde yargılayın, Ergenekon ve Balyoz'un içine görevdekileri de katayım diye yaptı. FETÖ ile mücadele diyorsunuz ama FETÖ, kendisiyle mücadele edenleri temizledi."