Türk futbolunun efsane başkanı: İlhan Cavcav
Türk futbol tarihinde iz bırakan Gençlerbirliği'nin efsane başkanı İlhan Cavcav, vefatının 9. yılında yarın anılacak.
ABONE OLAltyapıya verdiği önem, transferler, teknik direktör değişiklikleri ve demeçleriyle Türk futbol tarihinde iz bırakan Gençlerbirliği'nin efsane başkanı İlhan Cavcav, vefatının 9'uncu yılında yarın anılacak.
Kosova'nın başkenti Priştine'den 1910'da Türkiye'ye göç eden bir ailenin çocuğu olan Cavcav, 4 Ekim 1935'te Ankara Hamamönü'nde doğdu.
Çocukluğunda babasının değirmeninde çalışan, iş hayatına un sektöründe atılan İlhan Cavcav, fabrikatörlüğe kadar ulaşan başarısını futbol sahalarına da taşıdı.
Gençlerbirliği Kulübünün altyapısından yetişen ya da uygun maliyetle transfer ettiği futbolcuları Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'a yüksek bonservis bedelleriyle satan Cavcav, "un tüccarlığının" yanına "futbol tüccarı" ünvanını da ekledi.
Başkent temsilcisinin onursal başkanı Cavcav, transfer hikayeleri, teknik direktör değişiklikleri ve kendine has üslubuyla Türk futbolunun "nevi şahsına münhasır" simalarından oldu.
Kulüp başkanlarıyla yaptığı tartışmalar ve gündeme dair çıkışlarıyla futbol kamuoyunda her zaman kendisinden bahsettirmeyi başaran Cavcav, 37 yıl Gençlerbirliği'nin başkanlığını yaptı.
Hayatında bir süre futbol da oynayan İlhan Cavcav, ilk başkanlık tecrübesini Hacettepe'de yaşadı.
İş insanı olarak Ankara'nın büyük sanayicileri arasına girmeyi başaran Cavcav, başkanlık kariyerine başladığı Hacettepe ile yeniden futbola döndü.
Doğduğu Hamamönü Mahallesi'nin mor-beyazlı takımının başına 1975'te geçen Cavcav, aynı yıl kulübün küme düşmesini engelleyemeyince istifa etti.
1977 yılında Gençlerbirliği Kulübünün yönetim kuruluna giren Cavcav, 1978 yılında kırmızı-siyahlılarda başkanlığa getirildi ancak dönemin yöneticileriyle anlaşmazlığa düşünce görevinden ayrıldı.
Gençlerbirliği'ne 1981 yılında yeniden başkan seçilen İlhan Cavcav, 3. Lig'e düşme tehlikesi yaşayan kırmızı-siyahlı ekibi, kümede tutmak için gayret etti. Türkiye Futbol Federasyonunda dönemin yöneticilerine 2. ve 3. liglerin birleştirilmesi projesini kabul ettiren Cavcav, böylece takımının 2. Lig'e dönmesini sağladı.
Başkent ekibi, bir sezon sonra Birinci Lig'e (Süper Lig) yükselerek uzun yıllar mücadele etti ve Türkiye Kupası'nı da 2 kez (1987 ve 2001) müzesine götürme başarısı gösterdi.
Genç ve yetenekli oyuncuları yüksek bonservis bedelleriyle satarak adından söz ettiren duayen başkan, kazandırdığı modern tesis ve borçsuz kulüp yönetimi anlayışıyla da futbolda örnek oldu.
Beştepe'deki tesislerin tamamlanmasıyla bir başkent takımına yakışır kulüp binalarına, altyapısıyla beraber kullandığı çim sahalara kavuşan Gençlerbirliği, Cavcav'ın başkanlığı süresince "herhangi bir kurum veya kişiye tek kuruş borcu olmayan" bir spor kulübü haline geldi.
İlhan Cavcav, başkanlığı döneminde sık sık teknik direktör değiştirmesiyle tanındı.
Teknik direktör değişikliğini "taktik" gibi kullanan Cavcav, görev süresinde 42 farklı teknik adamla çalıştı.
Cavcav, başkanlık koltuğunda oturduğu 37 yılda kırmızı-siyahlı takımı en çok Mesut Bakkal'a emanet etti.
Yetenekli futbolcuları keşfetmek için amatör maçlara bile giden İlhan Cavcav'ın yöneticiliği süresince yaptığı ucuz maliyetli transferler ses getirdi.
İlhan Cavcav, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'a toplam 34 futbolcu sattı.
Kulüpte yetişen Tarık Daşgün'ü Fenerbahçe'ye "astronomik" bir rakama veren Cavcav, Türk kulüplerinin Afrika kıtasına açılmasına da ön ayak oldu.
Afrika ülkelerine giderek maçlar izleyen Cavcav'ın transfer ettiği Moshoeu, Kushe ve Kona'nın başarılı performansları çok sayıda Afrika kökenli futbolcuya da Türkiye'nin yolunu açtı.
Kamerunlu Njitap Geremi'yi İspanya'ya giderek Real Madrid'e 5 milyon dolar bonservis bedeli karşılığında satan Cavcav, bu macerasını her fırsatta anlattı.
İngilizce ya da İspanyolca bilmediği halde garsondan istemeyi başardığı peçeteye "5 milyon dolar" yazarak masadan kalkıp uyumak için odasının yolunu tuttuğunu her fırsatta aktaran Cavcav, bu transferden elde edilen gelirin önemli kısmını kırmızı-siyahlı kulübün tesisleşmesinde kullandı.
İlhan Cavcav, Kulüpler Birliği Vakfının kurulmasına da öncülük etti.
Birliğe 2000-2002, 2004-2005 ve 2013-2014 yıllarında başkanlık yapan Cavcav'a, Kulüpler Birliği Vakfı Onursal Başkanı ünvanı verildi.
Türk futboluna "yön veren" isimlerden Cavcav, yayın gelirlerinin kulüplere dağıtımında uygulanan "havuz modeli"nin oluşturulmasında da önemli rol oynadı.