Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan'ın da katıldığı Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin açılış töreninde, halen Akdeniz Üniversitesi'nde yoğun bakım ünitesinde koronavirüs tedavisi devam eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in geçtiğimiz yıl törende yaptığı konuşmadan bölümler izletildi. Festivalin açılış konuşmasını yapan Festival İdari Direktörü Cansel Tuncer, sözlerine salgınla amansız bir mücadele içinde olan tüm hekimleri ve sağlık çalışanlarına teşekkür ederek başladı. Bilim adamları ve Türk sinema sektörü temsilcileriyle yaptıkları görüşmeler sonunda pandemi tedbirleri ön planda tutularak festivali düzenlemeye karar verdiklerini ifade eden Tuncer, sanatın ışığını söndürmediklerini kaydetti. Başkan Muhittin Böcek adına davetlileri selamlayan Tuncer, "Tüm devlet yetkililerimize, başkanımıza olan sevgisine bir kez daha tanık olduğumuz güzel Antalyamızın güzel insanlarına, ziyarete gelen, telefon ve mesajlarla iyi dileklerini ileten ve 'Türkiye seninle Muhittin Böcek' diyerek yurdumuz dört bir yanından destek mesajlarını gönderen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.

Salgının gölgesinde geçen hazırlık sürecinde kendileri için tarifi kelimelerle zor bir tecrübe yaşadıklarını söyleyen Cansel Tuncer, bu süreçte de her zaman olduğu gibi tüm çalışanlarla birlik ve beraberlik içinde her kararı ortak akılla verdiklerini söyledi. Tuncer şöyle devam etti; "Elbette ki salgın döneminde karşılaştığımız pek çok şey gibi bu seneki festivalimizde de birçok ilkle karşılaşıp içinde bulunduğumuz şartlar içerisinde festivalimizin alışılmış düzeninde ve akışında zorunlu değişiklikler yaptık ve bazı geleneklerimize ara vermek zorunda kaldık. Ancak yaşanan tüm zorluklara rağmen sinemanın ve sanatın ışığını söndürmedik. Çünkü biz karanlıkların o ışıkla aydınlanacağına ve bizi o ışığın birleştireceğine yürekten inanıyoruz. Sanatın birleştirici gücüne inanan ve ışığın aydınlattığı yolda ilerlemeyi hedef alan ve kendi değerlerine sahip çıkmayı ilke edinen Antalya'yı kültür ve sanatın da başkenti yapmayı amaç edinen bir anlayışla özüne döndürdüğümüz festivalimizin 57. yılını karşılamanın gururunu yaşıyoruz. Başkanımız Sayın Muhittin Böcek'in verdiği sözle kimliğini geri kazanan Altın Portakal'ı dünya arenasında daha güçlü bir noktaya getirmek için çalışıyoruz. Çünkü bu festivalin hepimize ait, bütün ülkemize ait bir değer olduğunun ve kentimizin bir sembolü olduğunun bilincindeyiz."

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan

Konuşmasına festivalin geçmişine vurgu yaparak başlayan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan ise, 57 yaşında olan festivalin kendisi doğmadan önce doğduğunu, kendisinin saçlarının beyazlamasına rağmen festivalin her yıl yeniden doğduğu için genç kaldığını söyledi. Olağanüstü günler yaşandığını hatırlatan Demircan, "Geçtiğimiz yıl bugünlerden bahsedilse 'Bu dediğin ancak filmlerde olur 'diyeceğimiz günler yaşıyoruz. Vuhan'da biri yarasa yer mikrop kapar hasta olur, birine dokunur, o birine bulaştırır. Bulaş geometrik olarak artar, kısa sürede dünyaya yayılır. Dokuz ayda 34 milyon kişi hasta olur, 1 milyon kişi hayatını kaybeder. Bulaş korkusundan herkesin hayatı değişir. Aşk, sevgi, muhabbet, dostluk çevresine bariyerler çekilir, normal hayal ile halüsinasyon arasında konumlanır" dedi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de korona virüse karşı mücadele verdiğini ve bugün hastanede kendisini ziyaret ettiklerini hatırlatan Ahmet Misbah Demircan, konuşmasını, "İnşallah olumlu haberlerini bekliyoruz. Başkanımıza ve zalim hastalığa yakalanan herkese acil şifalar diliyorum. Hastalarımızın hayatının yeniden kazanma cephesi her yer olan bu savaştaki kahramanlarımız, sağlıkçılarımız için ise hayatlarımızı kurtarma mücadelesine güç vermek için sizden büyük bir alkış istirham ediyorum. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına öncelikle sinema sanatçılarımız olmak üzere sinemamızın katkı sunmasının mücadelede büyük bir önem taşıdığına inanıyorum. Böylesine olağanüstü şartlarda tedbirlerle yapılan Antalya Film Festivali bu yıl özel bir misyon da ifa ediyor, hayatın yanında saf tutuyor. Bu iradenin bir parçası olan herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Antalya Altın Portakal'ın sürekli paydaşıdır. Bu paydaşlıktan sürekli gurur duyuyoruz. Sinemanın, Altın Portakal'ın, Antalya'nın, hayatın yanında saf tutmuş olduğu için sevinçliyiz. Hepimizin birlikte maruz kaldığı bu felaket günlerini hepimiz yine birlikte aşacağız, normal hayatımızı virüsün elinden inşallah çekip alacağız" sözleriyle tamamladı.
Konuşmaların ardından festival filmleri ve jüri üyeleri tanıtıldı. Tören açık alanda sosyal mesafe tedbirleri arasında 'Keşanlı Ali Destanı' filminin gösterimiyle tamamlandı.

57'nci Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl iki afişle izleyicilerin karşısına çıkıyor. Festival; ilk afişinde büyük bir özveriyle çalışan sağlık çalışanlarına, ikinci afişinde ise beyazperdede 60 yılını dolduran, klasik Yeşilçam sinemasının en güçlü ve çarpıcı kadın karakterlerine can veren Fatma Girik'e yer veriyor. Açılış gecesine salgın nedeniyle katılamayan Girik, gönderdiği mesajla izleyicilere seslendi; "Antalya Film Festivali, Türkiye’nin en köklü ve en eski festivali. Afişlerinde olmak beni onurlandırıyor. Sinemaya adanmış bir hayat benimki. Bu adanmışlık içinde takdir görmek, en mutlu gülümsemelerime neden oluyor. Sahnede ‘’Sevgili misafirler, saygıdeğer konuklar, değerli meslektaşlarım, kıymetli basın mensupları ve sinemaya gönül vermiş insanlar… Sizinle burada olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum’’ dediğimi hayal ediyorum. İyi ki sinemamız iyi ki festivallerimiz var."

Festival programının izleyicilere tanıtıldığı açılış gecesinde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jüri başkanı Ercan Kesal, "Sinema büyüleyici bir sanat dalı. Gözünüzü kapatıp karanlığa hayallere dalmak gibi ve sizi aslında varlığından haberdar olduğunuz ama tanımadığınız bilmediğiniz bir büyük insan kalabalığı ile buluşturuyor. Size yalnız olmadığınızı hatırlatıyor. İnsanlık zorlu bir sınavdan geçiyor. Başta bu festivalin ev sahibi olan ve şu anda Kovid-19 ile mücadele eden sevgili başkan Muhittin Böcek’e şifa dileklerimizi iletiyoruz, Antalya Belediyesi'ne, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ve Sinema Genel Müdürlüğü'ne teşekkür ediyoruz. Bu yıl Antalya Film Festivali’nde ilk kez izleyeceğimiz filmlerden oluşan bir yarışmanın jürisi olmanın heyecanını yaşıyor ve çok kıymetli bir heyetle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz"dedi.