Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet Ay'da 'Altına Hücum Dönemi' başladı

        Jules Verne'in 1865’te kurduğu hayalden, 2026'nın modern uzay vizyonuna uzanan büyüleyici yolculuk, insanoğlunun mavi küreye sığmayan merakının, güç gösterisinin ve yeni kaynaklar arayışının büyük bir adımı niteliği taşıyor.

        İnsanoğlunun Ay'a yolculuk etme tutkusu, edebi bir fantezi olarak başladı. Jules Verne'in 1865'te yayımladığı "Ay'a Yolculuk" adlı romanı, bilim kurgunun fitilini ateşlerken; Fransız Georges Méliès, 1902'de çektiği "Ay'a Seyahat" adlı sinema filmiyle bu fantaziyi görselleştirdi.

        12 Nisan 1961'de uzaya çıkan ilk insan olan Rus Yuri Gagarin'in; "Dünya mavidir ve çok güzeldir" demesiyle insanoğlunun uzay çağı resmen başladı.

        20 Temmuz 1969'da ise NASA'nın Apollo 11 göreviyle dünyadan 384.400 kilometre uzaklıktaki Ay'a ayak basılmasıyla insanoğlu ilk kez uzaydaki bir kara parçasını keşfetti.

         Neil Armstrong -  Michael Collins - Buzz Aldrin (Michael Collins, görevi gereği yörüngede kalarak Ay yüzeyine inmedi)
        Neil Armstrong - Michael Collins - Buzz Aldrin (Michael Collins, görevi gereği yörüngede kalarak Ay yüzeyine inmedi)

        Ay'a ayak basan ilk insan olan Neil Armstrong'un da dediği gibi bir insan için küçük ama insanlık için büyük bir adım atıldı. Sonraki 4 yıl içinde de Ay'ın yörüngesine ve yüzeyine başka yolculuklar düzenlendi. Ay seferleri, 1972'deki Apollo 17'nin dünyaya dönmesinin ardından sona erdi.

        AY'A AYAK BASAN ASTRONOTLAR

        Ay yüzeyinde yürüyen 12 kişinin tamamı ABD vatandaşı olup NASA astronotuydu.

        ♦ Neil Armstrong

        ♦ Buzz Aldrin

        ♦ Pete Conrad

        ♦ Alan Bean

        ♦ Alan Shepard

        ♦ Edgar Mitchell

        ♦ David Scott

        ♦ James Irwin

        ♦ John Young

        ♦ Charles Duke

        ♦ Eugene Cernan

        ♦ Harrison Schmit

        İnsanoğlu'nun Ay'a yolculuk merakı, son insanlı inişin gerçekleştirildiği 1972'den sonra yeniden yeşerdi. 1972'de insanoğlu, Ay'dan; "Yaptık ve bitti" diyerek ayrılmıştı. Şimdi ise Ay yolculuklarının söylemi; "Gidiyoruz ve yerleşiyoruz."

        'Artemis Programı', ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) liderliğinde, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ve Kanada Uzay Ajansı (CSA) gibi uluslararası ortaklar tarafından yönetilen bir robotik ve insanlı Ay keşif programı olarak geliştirildi. Program adını, Yunan mitolojisindeki Apollon'un ikiz kız kardeşi ve ay tanrıçası olan Artemis'ten aldı. İlk kez bir kadın astronotun Ay yolculuğuna çıkması pogramın adını daha da anlamlı kıldı.

        Artemis II'nin rotası.
        Artemis II'nin rotası.

        Christina Koch, Jeremy Hansen, Victor Glover ve Reid Wiseman'dan oluşan Artemis II mürettebatı 10 gün süren yolculukları sırasında Ay çevresinde bir tur atarak Dünya'ya döndü. Bu süre zarfında uzay aracı sistemleri test edilirken Ay'ın arka yüzünün görüntüleri alındı. Görev, Artemis III ile Ay'a iniş yapmadan önceki son önemli hazırlık adımı olarak gerçekleştirildi.

        'Artemis Programı' ile 1972'den bu yana yüzeyine iniş yapılmasa da Ay'a ilk kez insanlı araç gönderildi.
        'Artemis Programı' ile 1972'den bu yana yüzeyine iniş yapılmasa da Ay'a ilk kez insanlı araç gönderildi.

        • ABD'nin 1972'den sonra Ay'a tekrar ayak basmamış olmasının nedeni politik, ekonomik ve stratejik tercihlerin bir sonucuydu. Apollo programı, her şeyden önce Soğuk Savaş döneminde ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki bir gövde gösterisiydi. ABD, 1969’da Ay’a ilk insanı indirerek bu yarışı kazandığını dünyaya ilan etti. Yarış kazanıldıktan sonra, Ay'a tekrar tekrar gitmenin politik getirisi, harcanan devasa bütçelerin gölgesinde kaldı. ABD kamuoyu, Vietnam Savaşı ve ekonomik durgunluk gibi iç meseleler varken, sadece taş toplamak için milyarlarca dolar harcanmasını sorgulamaya başladı. Ki o yıllarda NASA'nın bütçesi, ABD federal bütçesinin yaklaşık % 4.5'ine ulaşıyordu

        • NASA, 1972'den itibaren stratejisini değiştirdi. Ay'a gitmek yerine Dünya yörüngesinde kalıcı bir varlık göstermek için Uzay Mekiği ve Uluslararası Uzay İstasyonu projesine odaklandı.

        Bu projeler, uzayda uzun süre yaşama ve bilimsel araştırmalar yapma konusunda çok daha fazla veri sağlarken, Ay hedefi arka plana itildi.

        Peki ne oldu da Ay aşkı on yıllar sonra yeniden filizlendi?

        Tarih boyunca başta altın olmak üzere değerli bir madenin bulunmasıyla geniş kitleler, zengin olma umuduyla o bölgeye akın etti. En bilineni ise 1848'de James W. Marshall'ın ABD'deki California bölgesinde altın bulmasıyla başlayan 'Altına Hücum' dönemidir.

        ‘Altına Hücum Dönemi’nde California’nın nüfusu, bir kaç yılda 1000’den 100 bine çıktı. Başka ülkelerden de gelenlerle birlikte bölge kozmopolit bir yapıya büründü.
        ‘Altına Hücum Dönemi’nde California’nın nüfusu, bir kaç yılda 1000’den 100 bine çıktı. Başka ülkelerden de gelenlerle birlikte bölge kozmopolit bir yapıya büründü.

        Ay aşkının onca yıl sonra yeniden depreşmesi sadece nostaljik bir özlem değil, tamamen değişen dünya dengeleri, teknolojik ilerleme ve yeni ekonomik fırsatların bir sonucu. 1970'lerde Ay'a bayrak dikip dönmek yetiyordu ancak bugün durum, çok daha stratejik bir hal aldı. Sonuç olarak günümüzdeki yeni ay yolculukları, Soğuk Savaş dönemindeki ideolojik gövde gösterisinden farklı olarak stratejik, bilimsel ve ticari hedeflerin iç içe geçtiği çok boyutlu bir rekabete dayanıyor. Sözün özü Ay için bir 'Altına Hücum' dönemi başladı.

        Temsili fotoğraf.
        Temsili fotoğraf.

        İşte bu ilginin yeniden canlanmasının temel nedenleri...

        JEOPOLİTİK REKABETLE ORTAYA ÇIKAN YENİ BİR UZAY YARIŞI

        1960'lı yıllarda uzay yarışı, ABD ve Sovyetler Birliği arasındaydı. Günümüzde ise Ay'a gönderdikleri insansız araçlarla "Ben de varım" diyen birçok ülke, yeni dönem uzay yarışına adını yazdırdı.

        Çin, Ay'ın karanlık yüzüne araç indirmesiyle dev bir güç haline geldi. Bunun karşılığında Çin ile dünyada ekonomik alanda büyük bir rekabet içinde olan ABD, geri kalmama adına 'Artemis Programı' ile uzay çalışmalarında vites yükseltti.

        Hindistan, Ay'ın güney kutbuna iniş yapan ilk ülke olarak, 'Süper güçler'e "Ay, sadece sizin oyun alanınız değil. Ay'ın kaynaklarına biz de talibiz" mesajı verdi. Bu mesaj, uzay yarışını daha da alevlendiren bir unsur oldu.

        TİCARİ UZAY ÇAĞI VE ÖZEL ŞİRKETLERİN ETKİSİ

        Eskiden uzay çalışmaları sadece devletlerin tekelindeydi. Günümüzde ise SpaceX, Blue Origin gibi dev şirketler de işin içine girdi. Ay'ı sadece bir araştırma alanı değil, bir pazar ve lojistik üs olarak gören bu özel şirketlerin çalışmalarıyla yeniden kullanılabilir roketlerin üretilmesi, uzaya yük taşıma maliyetlerini bir hayli düşürdü. Bunun sonucunda da artık Ay'a gitmek, ekonomik olarak daha sürdürülebilir bir hedef haline geldi.

        AY'IN HAZİNELERİ İÇİN KAYNAK AVCILIĞI

        Ay'da kritik kaynaklar keşfedilmesi, uzay yarışını, önümüzdeki yıllarda daha kıyasıya bir hale getirecek. Ay'ın kutuplarında, su buzu olduğu kesinleşti. Ay'daki su buzu demek; içme suyu, oksijen ve en önemlisi roket yakıtı demek. Ayrıca Dünya'da çok nadir bulunan ama Ay'da bolca bulunan Helyum - 3 izotopu, geleceğin temiz nükleer füzyon enerjisi için anahtar bir role sahip.

        Bunun yanı sıra akıllı telefonlardan, elektrikli araçlara kadar her şeyde kullanılan madenler de Ay'ı devasa bir maden sahasına dönüştürecek.

        MARS'A GİDEN YOL AY'DAN GEÇİYOR

        Uzay çalışmaları yapan ülkelerin büyük hedefi aslında Mars'taki madenler... Günümüzde Mars'a doğrudan gitmek teknolojik olarak çok zor ve riskli. Ay, Mars yolculuğu öncesinde insanlı yolculukların uzayda uzun süre yaşama denemeleri yapabileceği mükemmel bir test alanı. Bu nedenle Ay yüzeyine ve yörüngesine kurulacak istasyonlar, derin uzay yolculukları için bir sıçrama tahtası olacak.

        GELİŞEN TEKNOLOJİ İNSANLARIN UFUK AÇISINI GENİŞLETTİ

        1969'da Ay'a bir hesap makinesinden bile daha az işlem gücüne sahip bilgisayarlara sahip Apollo 11 ile gidilmişti. Bugün cebimizdeki telefonlar bile Apollo 11'deki bilgisayarlardan kat kat daha güçlü. Gelişen teknoloji, Ay'da kalıcı üs kurmayı hayal olmaktan çıkarıp bir mühendislik projesine dönüştürdü.

        Planlanan Artemis III'ün rotası.
        Planlanan Artemis III'ün rotası.
        REKLAM

        Ay'a yeniden yolculuk konusunda Çin, Hindistan, ABD ve Japonya öne çıkıyor.

        ÇİN NELER YAPTI?

        2013... İnsansız iniş yaptı.

        2020... Toprak örnekleri getirdi.

        2024... Karanlık yüzünden ilk kez örnek getirdi.

        2026... Güney kutbunda keşif ve yüzey üssü inşası için testler planlandıklarını açıkladı.

        Çin, 2030'a kadar Ay'a taykonot indireceklerini, bu konudakin planlarında sorunsuz ilerlediklerini ve geliştirme çalışmalarına devam ettiklerini açıkladı.

        HİNDİSTAN NELER YAPTI?

        2008... Chandrayaan-1 misyonuyla Ay'da su izlerine rastladı.

        2023... ABD, Rusya ve Çin'den sonra Ay'a yumuşak iniş yapan dördüncü ülke olurken, Ay'ın güney kutbuna iniş yapan ilk ülke ünvanını aldı.

        Hindistan, 2040'a kadar en az bir vyomanautu Ay'a indirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

        JAPONYA NELER YAPTI?

        2023... Yüzeyine insansız araç indiren 5'inci ülke oldu. Ay'ın kökenlerini araştırmak ve yakıt kaynakları bulma konusunda çalıştıklarını belirtti.

        Avrupa ülkeleri ise Avrupa Uzay Ajansı çatısı altında NASA'nın 'Artemis Programı'na yoğun destek vererek Ay'ın güney kutbuna insanlı iniş, kaynak araştırmaları ve LUNA tesisi gibi projelerle Ay'a dönüş yarışında aktif rol alıyor. Almanya, İtalya ve Fransa, insanlı iniş için ve teknik altyapı geliştirme konusunda öncülük ediyor.

        REKLAM

        İLGİNÇ BİLGİLER

        ♦ Ay, her yıl, Dünya'dan 3.8 cm uzaklaşıyor.

        ♦ 1971'de Apollo 15 astronotu Alfred Worden, Ay'a bir Türk Bayrağı götürdü. Bayrağımız, Ay yörüngesinde 1.4 milyon mil yol kat ederek tarihe geçti. İşadamı Ekmel Anda, 2012'de bayrağımızı koleksiyonculardan satın alarak İstanbul'daki Oyuncak Müzesi'ne bağışladı.

        ♦ Ay'da gömülü tek insan Eugene Shoemaker'dır. Ünlü jeoloğun külleri Ay'a serpiştirildi. Shoemaker, kariyeri boyunca Ay jeolojisi üzerine çalışmış ve astronot olmayı çok istemişti ancak Addison hastalığı nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. 1994'te bir trafik kazasında hayatını kaybettikten sonra, öğrencisi Carolyn Porco'nun girişimiyle külleri, Celestis firması tarafından Prospector uzay aracıyla uzaya gönderildi. Shoemaker'ın küllerini taşıyan polikarbonat kapsül, görevini tamamladıktan sonra Prospector uzay aracının Ay yüzeyine kontrollü bir şekilde çarptırılmasıyla, Eugene Shoemaker'ın külleri Ay toprağına gömülmüş oldu.

        ♦ NASA'nın Apollo görevleri boyunca Ay'a toplamda 12 kişi ayak bastı. İlginçtir ki başrolünde Muzaffer Tema'nın da olduğu 1960 yapımı "Ay'a 12 Adam" filmi bu sayıyı yıllar öncesinden kehanet gibi haber vermişti.

        REKLAM
        ÖNERİLEN VİDEO

        Küçükçekmecede otobüsten inen yolcuya motosiklet çarpması kamerada

        Küçükçekmecede İETT otobüsünden inen kadın yolcuya, motosikletlinin çarpması otobüsün kamerasınca kaydedildi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ