Üreticilerden otomobil fiyatları için zam uyarısı
Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı kriziyle artan enerji ve lojistik maliyetleri otomotiv sektöründe fiyat baskısını artırırken, beklenen zamların tarihini ise Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu açıkladı. Artan maliyetlerin Nisan'da fiyatlara yansımadığını vurgulayan Eroldu, Mayıs ve Haziran aylarında ise otomobil fiyatlarında zam beklendiğini belirtti. Satışlarda çok büyük bir azalma olmadığını da kaydeden Eroldu, "Çok yakınımızda, çok ciddi bir bir savaş olmasına rağmen Türkiye pazarının bundan o kadar çok etkilenmediğini görüyoruz. Otomobil yatırım aracı olarak görüldüğü için satışlar etkilenmiyor" dedi. Yiğitcan Yıldız yazdı...
Orta Doğu’da Şubat ayında başlayan savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, küresel tedarik zincirlerini ciddi şekilde sekteye uğrattı. Artan enerji ve lojistik maliyetleri, pek çok sektörde olduğu gibi otomotiv sanayisinde de üretim ve sevkiyat süreçlerini olumsuz etkilemeye başladı. Tüm bu gelişmelerin otomobil fiyatlarına nasıl yansıyacağı ise merak konusu oldu.
Önceki günlerde otomotiv basını ile bir araya gelen Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, bu konuda net mesajlar verdi.
Enerji ve hammadde fiyatlarının henüz dengelenmediğini belirten Eroldu, "Müşteri talebi bir miktar öne çekildi çünkü müşteri de bunu görüyor. Onun için de showroomlarda hareket var. Kurlar paralel seyrederken, petrol fiyatları artıyor. Dolayısıyla maliyetlerin ve fiyatların artması da kaçınılmaz. Hepimiz görüyoruz Nisan ayında fiyatlarda herhangi bir değişiklik olmadı. Ama Mayıs ve Haziran'da yansımalar olacaktır" diye konuştu.
"YATIRIMLAR MEYVESİNİ VERMEYE BAŞLADI"
Pazarda uzun bir aradan sonra yavaşlama sinyalleri görüldüğünü de dile getiren Eroldu, buna rağmen genel tabloyu olumlu değerlendirdi.
Türkiye pazarının dinamiklerinin Avrupa’dan farklı olduğuna dikkat çeken Eroldu, "Batı Avrupa pazarına göre değişik bir pazarız. Batı Avrupa'da enflasyon veya bir bir istikrarsızlık söz konusu olduğu zaman ilk reaksiyon harcamaları azaltmak yönünde oluyor. Türkiye'de ise bu durumlarda otomobil yatırım aracı olarak görüldüğü için satışlar etkilenmiyor. Çok yakınımızda, çok ciddi bir bir savaş olmasına rağmen yine de Türkiye pazarının bundan o kadar çok etkilenmediğini görüyoruz. Nisan'da satışların yeniden arttığını görebiliriz" dedi.
İç pazarda yerli araçların payındaki artışa da değinen OSD Başkanı Eroldu, "İlk çeyrekte yerlilik payı geçen seneye göre 4 puan arttı. Geçen yılın ilk çeyreğinde bu oran yüzde 31’di. 2025 yılı genelinde ise yerlilik payı yüzde 29 olarak gerçekleşmişti. 2026'nın ilk çeyreğinde ise yerlilik oranı yüzde 35 olarak gerçekleşti. Bu da yaptığımız yatırımların meyvelerini otomotiv sanayi olarak görmeye başlıyoruz demektir" ifadelerini kullandı.
AVRUPA'DA EN BÜYÜK 5'İNCİ ÜLKE TÜRKİYE
OSD verilerine göre Türkiye, otomobil üretiminde Avrupa Birliği’nde altıncı, hafif ticari araç üretiminde birinci ve toplam hafif araç üretiminde beşinci sırada yer alıyor.
Hafif ticari araçlarda geçen yıl kaybedilen Avrupa liderliği yeniden kazanılırken, otobüs üretiminde de liderlik sürüyor. Türkiye ayrıca dünyada dördüncü büyük otobüs üreticisi ve hafif ticari araçta da dokuzuncu sırada bulunuyor.
Türkiye’nin Avrupa otomotiv pazarındaki konumuna da değinen Eroldu, ülkenin artık 'big 6' olarak tanımlanan büyük pazarlar arasında yer aldığını vurguladı.
Eroldu, "Avrupa'da eskiden 'big 5' olarak tanımlanan 5 büyük pazar bulunurdu. Türkiye'nin gelişimi ile artık Avrupa’da 'big 6' var. Bugün Türkiye beşinciliği zorlayan bir ülke konumunda. Hafif ticari araçlarda konumumuz daha da iyi. Burada da üçüncü durumdayız. Avrupa’daki hafif ticari araç pazarının yüzde 9 daralmasına rağmen, Türkiye'nin ihracatını artırması önemli" dedi.
Kamyonda Türkiye'nin Avrupa'da en büyük 4'üncü pazar olduğunu da ekleyen Eroldu, "Otobüste de Türkiye 5'inci pazar konumunda. Avrupa’da neredeyse her segmentte biz ilk 5’in içinde yer alan büyüklükte pazara sahip bir ülkeyiz. Bu da Türkiye’nin büyüyen ekonomisinin Avrupa ülkeleri arasında ciddi bir yere sahip olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.
"AB-HİNDİSTAN ANLAŞMASI YERLİ SANAYİYİ ETKİLEYEBİLİR"
Küresel ticaret düzeninde yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Eroldu, Avrupa Birliği’nin politikalarında değişime gittiğini belirtti.
Eroldu, "Avrupa Birliği bugüne kadar açık ticareti ve entegrasyonu destekleyen bir yapıya sahipti. Fakat Avrupa Birliği de Amerika Birleşik Devletleri'nin ortaya koyduğu yeni uygulamalarla ve Çin'in de rekabetçi baskısıyla beraber politikalarını değiştirme yönünde adımlar atıyor. Bunların en önemlisi de 'Made in EU' diye kamuoyunda da çok tartışılan Avrupa Birliği'nin kendisine tekrar koruma duvarları inşa etme yönünde kararlar. Dünya ticaret düzenini ve otomotiv sanayini etkileyecek değişimler söz konusu olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa Birliği’nin Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye açısından etkilerine de değinen Eroldu, "Bu anlaşma ile Avrupa Birliği Hindistan ürünlerine yeşil ışık yaktı. Hindistan Türk otomotiv ana sanayiinden çok tedarik sanayini etkileyebilecek potansiyele sahip" ifadelerini kullandı.
ABD ile Avrupa Birliği arasında imzalanan yeni anlaşmaya da dikkat çeken Eroldu, "Yani Avrupa'da artık Amerikan teknik mevzuatına göre üretilmiş araçlar satılabilecek. Türkiye ile ABD arasında bir vergi söz konusuyken ABD ile Avrupa Birliği arasında vergi söz konusu olmaması Türk otomotiv sanayisinin Amerika pazarına mal satması konusunda bir handikap yarattı" dedi.
"AVRUPA İLE SORUN YAŞAMAYI BEKLEMİYORUZ"
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, 'Made in EU' olarak bilinen Avrupa'daki yeni otomotiv yasa tasarısına özel bir parantez açarak, bu tasarının olası etkilerini de değerlendirdi.
Bu tasarının üzerinde yoğun bir çalışma yaptıklarını kaydeden Cengiz Eroldu, "Yayınlanan taslak üzerinde biz sanayi olarak, bakanlıklarla birlikte çalışıp bu dokümanı Türkiye’ye fayda sağlayacak şekilde son haline getirmeye çalışacağız. Ama bu dokümanın da aslında hayata geçmesi herhalde 1-2 sene daha alacaktır. Gümrük Birliği anlaşması olan ülkelerin bu kapsam içine girmesi son derece olumlu" dedi.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki otomotiv ticaretinin dengeli bir yapıda ilerlediğini vurgulayan Eroldu, "Türkiye Avrupa’nın üçüncü ihracat pazarı. Aynı zamanda Avrupalı üreticilerin tamamlayıcı üretim hattı bugün Türk otomotiv sanayinin ihracatının içinde yüzde 40 paya sahip. Bu açıdan da çok entegre ve tamamlayıcı bir yapımız var. Ayrıca hafif ticari araçlarda ve otobüslerde Avrupa’nın en büyük sağlayıcısı ülke konumundayız. Türkiye ile Avrupa Birliği’nin otomotiv sanayi açısından ilişkilerinde herhangi bir sorun yaşanmasını beklemiyoruz" görüşünü paylaştı.