Uçak bileti 18 yıllık maaş ediyordu: Sevdiğine kavuşmak için 133 gün bisiklet sürdü
Delhili ressam PK, İsveç'teki sevdiğine kavuşmak için 9 bin 650 kilometrelik yolu 133 günde kat etti. Yol boyunca portre çizerek karnını doyuran PK'nin karşısına çıkan engellerde ise yabancılar yardımına koştu. Üstelik bu buluşmayı, yıllar önce bir astrolog PK'nin babasına neredeyse birebir anlatmıştı.
Uçak bileti bir ömürlük kazancına denk geliyordu. Bu nedenle Delhili ressam, İsveç'teki sevdiğine ulaşmak için 60 rupiye aldığı ikinci el bisikletle yola çıktı. Pradyumna Kumar Mahanandia'nın 133 gün süren sıra dışı yolculuğu, yıllar sonra “The Cycle of Love” adlı belgesele de konu oldu.
Ocak 1977'de Delhi'den batıya doğru pedal çevirmeye başlayan genç ressamın bütün serveti, 60 rupilik ikinci el bisikletti. Onu binlerce kilometre ötede, İsveç'te sevdiği kadın bekliyordu. Uçakla gitmek mümkün değildi çünkü bilet fiyatı neredeyse bir ömür boyunca kazanabileceği paraya eşitti. PK, aradaki dev mesafeyi kapatmak için tek çarenin bisikletine binip pedal çevirmek olduğuna karar verdi.
HER ŞEY ISMARLANAN BİR PORTREYLE BAŞLADI
PK, Odisha'nın küçük bir köyünde, Kandhapada'da büyüdü. Okulu bursla okudu, yeteneği erken fark edildi. Delhi'de güzel sanatlar öğrenirken şehir merkezinde bir çeşmenin yanına oturur, gelenin geçenin portresini çizerek harçlığını çıkarırdı. Bir keresinde yerel bir gazete bile ondan söz etmişti.
1975'in sonunda, çeşmenin başına yirmi yaşında İsveçli bir kadın geldi. Adı Lotta'ydı. Üç arkadaşıyla birlikte bir Volkswagen minibüse doluşup Hindistan'ı geziyordu ve portresini çizdirmek istiyordu. O portre uzun bir tanışıklığa, tanışıklık da evliliğe dönüştü. Nikahı PK'nin babası, Odisha'daki köyde kıydı. Ardından Lotta öğrenimini sürdürmek için İsveç'e döndü.
YILLAR ÖNCE ASTROLOG BABASINA SÖYLEMİŞTİ
Bu evlilik, gerçekleşmeden çok önce tarif edilmişti bile. PK daha delikanlıyken bir astrolog, babasına oğlunun müstakbel eşini anlatmıştı. Bu kadın uzak bir diyardan gelecek, müzikle uğraşacak, bir de ormanı olacaktı. Astrolog burcunu bile söylemişti, Boğa. Odisha'nın kuytu bir köyünde büyüyen bir çocuk için bunların hepsi masal gibiydi.
Sonra Lotta çıkageldi. Piyano çalıyor, şarkı söylüyordu. İsveç'in soylu bir ailesinden geliyordu ve büyükbabasının Göteborg yakınında hem arazisi hem de bir ormanı vardı. Üstüne bir tesadüf daha eklendi. Lotta yıllar önce Londra'da hemşirelik yaparken bir takvim almış, duvarına asmıştı. Takvimde, PK'nin memleketi Odisha'daki 13. yüzyıldan kalma Konark Güneş Tapınağı'nın dev taş tekerleğinin fotoğrafı vardı.
UÇAK YERİNE İKİNCİ EL BİR BİSİKLET
Lotta gittikten sonra PK'nin aklında tek bir şey vardı, onun yanına ulaşmak. Ama uçak bileti yaklaşık 40 bin rupiydi. O yıllarda Hindistan'daki ortalama bir yıllık gelirin 18 katı ediyordu bu para. Böyle bir parayı biriktirmek ömür isterdi.
1977'nin ocak ayında 60 rupiye ikinci el bir Raleigh bisikleti buldu. Kadın bisikletiydi, ama işini görürdü. Yanına bir uyku tulumu, küçük bir çadır ve boya malzemelerini aldı. Yön duygusu son derece basitti. "Güneşin doğudan doğup batıdan battığını biliyordum" diyecekti sonradan. Başlangıçta İsviçre'ye gittiğini sanıyordu, çünkü Lotta'nın yaşadığı Borås'ın İsveç'te olduğunu bilmiyordu. Yolda tanıştığı Belçikalı bir gezgin önüne Avrupa haritasını serip rotasını düzeltene kadar da öyle sandı.
BÜTÜN BU YOLU TEK BAŞINA AŞMADI
Hindistan-Pakistan sınırında Pakistan'dan geçiş izni alamayınca ilk büyük tıkanıklığa denk geldi. Amritsar'da Delhi'den tanıdığı biriyle karşılaştı ve o tanıdık ona Kabil'e bir uçak bileti aldı. Bisikletini ise yolda tanıştığı Alman bir çift, minibüsleriyle Kabil'e kadar getirdi. Parası tükendikçe durup portre çizdi, çizdikçe biraz daha yol yaptı.
KABİL ÇIKIŞINDA BEKLENMEDİK BİR KAZA
Kabil'den ayrıldığı gün yolda kaza yapmış bir arabaya rastladı. Arabanın yanında ağır yaralı, genç bir Batılı kadın yatıyordu. PK yoldan geçen bir kamyonu durdurdu. Kadını dikkatle arkaya taşıyıp bisikletini de yanına yerleştirdi ve doğruca Kâbil'deki bir hastaneye götürdü. Kadın konuşamıyordu, adını bir kâğıda yazdı. PK, o taburcu olana kadar hastanede yanında kaldı. Ancak ondan sonra yeniden selesine oturdu. Toplam 133 gün ve yaklaşık 9.650 kilometre sonra İsveç'e, Lotta'ya ulaştı.