Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İnsanlar, karakter analizlerini, iş hayatındaki başarılarını, aşk hayatlarındaki uyumu ve hatta başlarına gelecek olayları burç yorumlarına göre şekillendirme eğilimindedir. Ancak İslam inancına sahip bir mümin için, hayatın merkezinde yıldızlar değil, Allah'ın takdiri ve iradesi yer alır. Gaybı (bilinmeyeni) bilmek, sadece Yaratıcı'ya mahsus bir sıfatken, gök cisimlerinin hareketlerinden geleceğe dair hükümler çıkarmaya çalışmak, tevhid inancıyla (Allah'ın birliği) ciddi bir çatışma alanı yaratır. "Benim burcum bunu söylüyor" diyerek adım atmak veya "Merkür retrosu var, işler ters gidecek" inancıyla hareket etmek, İslamiyet açısından sadece masum bir hobi midir, yoksa imanı zedeleyen tehlikeli bir sapma mıdır? Peki, günlük hayatı bu kadar etkileyen burçlara inanmak günah mı, Diyanet İşleri Başkanlığı astroloji ve burçlar hakkında nasıl bir sınır çizmektedir? İşte gökyüzü haritası ile inanç haritası arasındaki o hassas denge...

İslam dini, aklı ve ilmi teşvik ederken, hurafelerden, batıl inançlardan ve temelsiz varsayımlardan uzak durulmasını emreder. Kuran-ı Kerim'de gökyüzü, Allah'ın kudretinin birer ayeti (işareti) olarak sunulur; ancak gök cisimlerine, insan kaderini belirleyen birer "güç" veya "tanrısal irade" atfetmek kesinlikle reddedilir. Burçlar konusunu değerlendirirken, "astronomi" (gök bilimi) ile "astroloji" (yıldız falcılığı) arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymak gerekir. Astronomi, evrenin işleyişini matematiksel ve fiziksel yasalarla inceleyen saygın bir bilim dalıdır ve İslam medeniyeti bu alanda öncü olmuştur. Astroloji ise, bu gök cisimlerinin konumlarından yola çıkarak insanların karakterleri ve gelecekleri hakkında kehanette bulunma iddiasıdır ki, fıkhi tartışmanın ve yasağın odaklandığı nokta tam da burasıdır.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ