Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Ancak İslam inancına sahip bireyler için beden, üzerinde diledikleri gibi tasarruf yapabilecekleri bir mülk değil, Allah'ın yarattığı en mükemmel formda (ahsen-i takvim) teslim edilen bir emanettir. Bu emanet bilinci, neşter altına yatmadan önce vicdanlarda "Acaba fıtrata müdahale mi ediyorum?" sorusunu uyandırır. Yaratılışı değiştirmenin (tağyir-i halk) dinen yasaklanmış olması, estetik operasyonları fıkhi bir tartışma zeminine taşır. Peki, bıçak altına yatıp burnunu düzelttirmek dinen sakıncalı mıdır, burun estetiği günah mı yoksa tedavi amaçlı bir müdahale midir? Diyanet İşleri Başkanlığı, sağlık ve estetik arasındaki bu ince çizgiyi nasıl tanımlamaktadır? İşte aynaya bakarken zihinleri kurcalayan o sorunun cevabı...

İslam fıkhında tıbbi müdahaleler ve estetik operasyonlar değerlendirilirken iki temel kriter esas alınır: Zaruret (zorunluluk) ve gaye (niyet). İnsan vücudu üzerinde yapılan her türlü işlemin bir meşruiyet temeli olmalıdır. Eğer ortada bir hastalık, işlev bozukluğu veya kişiyi toplum içinde zor duruma düşüren anormal bir görüntü varsa, bunun düzeltilmesi "tedavi" kapsamında değerlendirilir ve dinen teşvik edilir. Ancak, ortada hiçbir sağlık sorunu yokken, sadece daha güzel görünmek, modaya uymak veya dikkat çekmek amacıyla yapılan müdahaleler, "yaratılışı değiştirme" yasağına girer. Burun estetiği, hem nefes alma problemlerini çözebilen hem de görsel şekli değiştirebilen çift yönlü bir operasyon olduğu için, hükmü de bu iki uç arasında kişinin niyetine göre belirlenir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ