Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İstanbul'da Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nda (SETA), 'Sosyal Panorama 2025 Türkiye'de Değişen Nüfus ve Ailenin Geleceği Kitap Lansmanı ve Sempozyumu' düzenlendi. Sempozyuma Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ile SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş ve çok sayıda davetli katıldı.

"2001'DE DOĞURGANLIK HIZIMIZ 2,38'MİŞ, 2024 YILINDA 1,48'E KADAR DÜŞMÜŞ"

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugünkü sempozyum kapsamında lansmanı gerçekleştirilecek olan Sosyal Panorama 2025 Nüfus ve Aile kitabı hazırlanmış durumda. Bu eserin, Türkiye'nin toplumsal yapısına ilişkin değerlendirmeler yaparak, ülkemizin nüfusuna dair olguları ve projeksiyonları somut bir zeminde ele almak suretiyle, politika yapımına ve karar süreçlerine değerli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. Cumhurbaşkanımız, 'en az üç çocuk' diyerek aslında bu politikanın ilk ifadesini ortaya koymuş oldu. Gittiği birçok yerde bunun altını çizdi. O tarihlerde gerçekten yeterince bunun önemi belki anlaşılamadı. Ama şu gün geldiğimiz noktada ne kadar önemli bir uyarı olduğunu hep birlikte görüyoruz. Ben de bazı rakamlar vermek isterim. 2001 yılında doğurganlık hızımız 2,38'miş. 2017 yılında 2,08 olmuş. 2024 yılında 1,48'e kadar Türkiye'de düşmüş. Bir kadının tüm ömrü boyunca doğurmasını beklediğimiz çocuk sayısı 1,48'e kadar düşmüş durumda. Bu bazı Avrupa ülkelerinin de altında artık. Fransa'da 1,6, 1,7 hatırladığım kadarıyla. Bazı Avrupa ülkelerinden de daha geriye gitmiş durumdayız doğurganlık hızı bakımından. Burada kritik bir eşik var, o da 2,1. Bu doğurganlık hızı 2,1 olursa nüfus durağan kalıyor, değişmiyor, uzun vadede. Bu eşiğin altına düştüğümüz zaman hemen azalmıyor nüfus ama belli bir süre sonra nüfusumuz azalmaya başlıyor. Biz bu oranı yeniden 2,1'e taşıyamazsak, onun üstüne taşıyamazsak maalesef bir süre sonra nüfusumuz gerilemeye başlayacak, bırakın artmayı. 2050, 2100 projeksiyonları var. Oralarda bugünkü nüfusumuzun gerisine düştüğünü görüyoruz Türkiye'nin, çok daha düşük bir nüfusa doğru gittiğini görüyoruz bu oranlar değişmezse. TÜİK'in yaptığı, sitesinden bakabilirsiniz, uzun vadeli projeksiyonlar var, buralarda bunu görüyoruz. Bu, tarihimizin en düşük değeri, 1,48. Tüm çabamız bunu yukarıya çekmek" ifadelerini kullandı.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ