Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

BKM Mutfak'ın Akasya Kültür Merkezi ile iş birliğine giderek kurduğu Oyunculuk Atölyesi'nin Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi derslere başladı.
Yılmaz Erdoğan'ın genel sanat yönetmenliğinde başlayan Oyunculuk Atölyesi'nin 7- 12 yaş arasındaki çocuklara yönelik Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi'nin eğitmenleri Onur Atilla ile Bülent Çatar.
Amacı çocukların sosyalleşme ve öz güven konularında gelişimine katkıda bulunmak, oyunculuğa hevesiyle yeteneği olanların uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi olan Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi'nin eğitmenleri Onur Atilla ile Bülent Çatar Habertürk'ten Mehmet Çalışkan ile yaptıkları röportajda atölyenin çocuklara hangi faydaları sağlayacağını anlattı.

Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi fikri ortaya nasıl çıktı?

Bülent Çatar: BKM ve BKM Mutfak, çocuk alanında birçok projeler üretiyor. Yola Türkiye'nin Warner Bros'u olma, birçok çocuk alanında proje üretme üzerine çıkıldı. İlk elden BKM'nin ve BKM Mutfak'ın tiyatro kökenli olması, bütün projelerin temelinde bir tiyatronun yatıyor olması çocuklarla da bu işe başlamanın ön koşulu oldu. Aslında geleceğin oyuncularını yetiştirme adına böyle bir yola çıkma, sonra kendi kadrosu içinde deneyimli hocalarla bu işi yürütme kararı alındı. Sorumlu olarak da bu işin bütün planlamasını, organizasyonunu, tırnak içinde diyelim müfredatını hazırlayıp hayırlısıyla başladık.

Onur Atilla: Ebeveynlerden 'Çocuğumuz tiyatroya meraklı' ya da 'Biz çocuğumuzun böyle bir eğitim almasını istiyoruz. Böyle bir eğitimi nasıl alabilirler?' sözlerini çok duymaya başlamıştık. Ne var ki yönlendirebileceğimiz yerler sınırlıydı. Biz de dedik ki 'Kendimiz yapalım'...

Çocukların tiyatroya ilgilerinin artmasının nedeni sizce nedir?

Onur Atilla: Popüler işlerin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Benim de halihazırda içinde bulunduğum 'Güldür Güldür'den dolayı birçok kişiden şunu duydum; 'Çocuğum sayenizde tiyatroya merak saldı'... Ben çok mutlu oluyorum. Televizyonda var olan popüler bir işin, insanların evindeki salondan tiyatro sahnelerine taşınabiliyor olması, bunun böyle bir etkileşime yol açıyor olması ve bunun bir parçası olmam beni çok mutlu ediyor, bana gurur veriyor. Biraz bunun etkisi olduğunu görüyorum. Popüler kültür ve sosyal medyanın kullanımının artmasıyla aslında tiyatroya olan ilginin azalmasını bekliyordum. Şükürler olsun azalma olmadı. Ebeveynler bu konuda çok bilinçli. Çocuklarını sık sık tiyatrolara ve bu tip etkinliklere götürüyorlar. Eksik bırakmıyorlar. Bu da hem sosyal hem de zekâ gelişimi için çok önemli.

Çocuklar Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi'nde neler kazanacak?

Bülent Çatar: Bizim bunun adına 'Yaratıcı drama ' dediğimiz tiyatrodan daha farklı işleyen bir süreçle eğitim görecekler. Oyunla öğrenme metodu... Bunun içerisinde hareket, ortak hareket, ses ve beden kullanımı, dil becerilerinin gelişmesi, hikâye anlatma becerilerinin gelişmesi ve öz güvenlerinin artması bulunuyor. Çerçeveli kurgulu bir sahneyi bir yetişkinle çıkardığınızda kan dolaşımı değişir, ağızdaki tükürük kurur, yüzden kızarmalar başlar. İnsan izlendiğini hissettiğinde metabolizma bir oto-kontrol sistemini devreye sokar. Çocuk yaşlarda elde edilen öz güven kişisel, bilişsel ve sosyal gelişmeye katkısı olur. Sonra bunu tiyatroyla pekiştiriyoruz. Sahneye çıkıp, çerçeveli bir sahne yerine ezberlemediği bir metni, doğaçlamayla öğrendiği metni bir oyun haline getiriyoruz. Yılın sonunda eğitimimizi bir oyunla taçlandırıyoruz. O oyun da çocuklara tatlı bir anı oluyor. Aslında o süreci, 6 aylık süreçte tamamlamış oluyoruz. Başa dönersek, kazandığı en net şey aslında bir öz güven, kendini ifade etme... Ben böyle özetleyebilirim.

Onur Atilla: Çocuklar takım çalışmasını, birlikte hareket etmeyi öğreniyor. En güzel şekilde de yaşıtlarıyla öğrenir. Akran eğitimi çok önemli. Kendi yaşıtlarının tam tersi olan arkadaşlarını gördüğünde, içine kapanıklığını giderebiliyor. Çok hareketliyse disiplini öğrenebiliyor. Biraz ayakları yere basıp sakinleşebiliyor. Bu tabii ki tek tip bir insan yetiştirmek anlamında değil. Tiyatronu disiplininde, kulis adabında, sahne üzerinde birbirine yardımcı olmanın, dayanışmanın önemliliğini ve gerekliliğini görüyor. İleriki hayatında da iş hayatında da özel hayatında da kalıcı izler bırakacak bir anı oluşturuyor en önemlisi.

O halde salt amaç çocuklara oyunculuk eğitimi vermek değil, öyle mi?

Onur Atilla: Hangi mesleği seçerse seçsin... Burada eğitim almış bir çocuk ileride öğretmenlik de yapabilir, mühendis de olabilir, gazeteci de... Hangi mesleği yaparsa yapsın sonuçta insanlarla hep iletişim halinde olacak. Haberlerde izliyoruz, iletişimsizlikten dolayı ortaya şiddet çıkıyor, anlaşmazlıklar yaşanıyor. İnsanlar birbirleriyle ne kadar konuşabilirse, sıkıntı o kadar azalır.

Bülent Çatar: Başarı hikâyesi de olacak tabii. Oyunculuğu meslek edinecek çocuklarla ilgili de doğru bir danışmanlık vermeyi taahhüt edeceğiz.

Nasıl?

Bülent Çatar: Anne - baba için şöhretli çocukla baş etmek zor olabilir. Onun programı, hayatı, dersleri... Bizim buradaki çocuklarımızın içerisinden oyunculuğu meslek edinenler de çıkacaktır. Onlara yönlendirmelerimizi mutlaka profesyonel işleyişle yapıyor olacağız. Geleceğin sanatçıları buradan adım atmış alacaklar. Oyunculuk veya başka bir meslek. Çocuklarımız hangi mesleği seçecekse seçsin içtenliklerini ve gözlerindeki parlamayı kaybetmemeleri gerekiyor. Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi'nin misyonu da budur.

Onur Atilla: O tip kurslar olabiliyor, 'Mutlaka bir dizide veya filmde rol alır' diyerek ticari bir şey güden... Burada öyle bir anlayış kesinlikle yok. Onun da altını çizmek gerekiyor. Çünkü bazı veliler, çocuğunu bu amaçla da getirebiliyor. Onun yeri burası değil. Özünde eğitim vermek ve çocuklarda bir anı bırakmak istiyoruz.

Bülent Çatar: Evet oyunculuk zaten bu profesyonel bir iştir. Bir yapımın yönetmeni vardır, prodüksiyon sorumluları vardır. Buradaki çocukların bir yapımda rol alıp oyunculuk yapabileceğine karar verecek kişiler yönetmenlerdir. Ama şifre söz şu olabilir; çocukları uzman kişiler izleyecek. Biz çocuklarla çalışmaya başlamadan önce ebeveynleriyle toplantı yaptık. 'Beklentileriniz nedir, çocuklardan ne olmasını istiyorsunuz?' diye sorduk. 'Bir şöhret olma, BKM etiketiyle bir projede olma konularını ne olur kenara bırakın' dedik. Anne ve babalara bu durum gayet güzel anlatıldı. Hem fikir olduktan sonra bu çalışmaya başlandı.

Onur Atilla ile Bülent Çatar, Yaratıcı Drama Çocuk Atölyesi'nin en belirgin özelliklerinden birinin çocukların takım çalışmasına ve birlikte hareket etmesine yönelik eğitimler verdiklerini söyledi.