Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Covid-19 döneminde ağız ve diş bakımı
0:00 / 0:00
AA

Pandemi herkesin hayatında büyük değişimlere sebep olurken, aslında birçok konuda da insanları daha titiz davranmaya itti. Çene Cerrahisi ve İmplantoloji Uzmanı Prof. Dr. Serhat Yalçın, "Biliyoruz ki, virüsün bulaşma yollarından biri de ağız mukozası ve tükürüktür. Virüs taşıyan kimselerin tükürüklerinde de virüs bulunmaktadır. COVID-19 gibi solunum virüslerinin, burun ve ağız boşluğunda, boğazda başladığını ve vücuda bu bölgelerden yayıldığının altını çizmek gerekir" dedi.

KORONA SÜRECİNDE AĞIZ HİJYENİ NASIL KORUNUR?

Prof. Dr. Yalçın, "Bu konu ile ilgili henüz bilimsel bir kanıt gösterilmese de; ağız bakımının düzenli olarak yapılması, alkollü gargaraların kullanılması, yani ağız hijyeninin iyi olması, ağız sağlığının korunmasını sağlayarak, asemptomatik taşıyıcı hastalardan bulaş ihtimalini azaltabilir. Bunun dışında ağız hijyeninin iyi olması, çürük ve bazı diş hastalıklarını da azaltmaktadır" diye konuştu.

"Koronavirüs salgınında ağız ve diş bakımı, en ideal şekliyle gerçekleştirilmelidir" diyen Prof. Dr. Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan araştırmaların sonuçları incelediğinde, virüsün kişiler arasındaki bulaşımın genellikle nefes yolu ile gerçekleştiği görülmektedir. Tükürük de en önemli bulaş yollarından biridir. Ağız ve dişler, bulaş bölgesinin başlangıç kısmında bulunur. Ağız ve dişlerin tümü, yeterli bakım ve hijyen sağlanamadığı takdirde, virüsün barınabilmesi için mükemmel bir ortam hazırlayabilir. İşte tüm bu nedenlerle, koronavirüs döneminde, ağız ve diş bakımına normalden daha çok önem verilmesi şarttır."

DİŞ FIRÇALAMA EN TEMEL TEMİZLİK ARACI

Prof. Dr. Yalçın, "Dişler günde minimum 2 veya 3 defa özenli bir şekilde fırçalanmalıdır. Her fırçalama en az 2 dakika boyunca devam etmelidir. Fırça hareketi diş etlerine zarar vermeden; diş etinden dişlerin bulunduğu yöne doğru yapılmalıdır.

Diş fırçalamaya ek olarak, günde 1 kez diş ipi, arayüz fırçası veya ağız duşu kullanılmalıdır.

Gün içinde alkollü gargara yapılmalıdır. (Çünkü tükürükte de virüs bulunur ve alkol virüsü etkisiz hale getirir)

Ağız hijyeninin kötü olması, virüsün çevreye yayılması konusunda tehdit teşkil etmektedir.

Diş ipi, gargara, arayüz fırçası ve ağız duşu istenilen hijyeninin sağlanmasına yardımcı olsa da, diş fırçalamanın yerine geçmez. Bu nedenle diş fırçalamak en temel temizlik aracıdır.

Coronavirüs salgınında ağız ve diş bakımı, doğru ve detaylı yapıldığı takdirde, bulaş riski azalacaktır. Aynı zamanda kişilerin diş sağlığına da olumlu yansıyacaktır. Unutulmamalıdır ki; sabah ve akşam yeterli sürede ayna karşısında yapılan temizlik ile sadece dişler değil, bununla birlikte tüm vücut sağlığı da korunmuş olur" dedi.

COVID-19 SALGININDA DİŞ FIRÇASI NE SIKLIKLA DEĞİŞTİRİLMELİ?

Coronavirüs salgınından bağımsız olarak, her kullanımdan sonra diş fırçasının temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Serhat Yalçın, "Kişilerin Covid-19 testinin pozitif sonuç vermesi veya bu hastalığı yendiklerinden emin olmaları da dahil olmak üzere, herhangi bir hastalığın iyileşme döneminde olanların, mutlaka ama mutlaka diş fırçalarını değiştirmeleri çok doğru bir davranış olacaktır.

Fırça değişimi fırça kıllarının deforme olduğu ve temizleme özelliğinin azaldığı zaman yapılmalıdır. Bu süre ortalama 2- 3 aydır. Eğer değiştirme imkânı yoksa bile, fırçayı kullanacakları süre boyunca yine her fırçalama işleminin ardından, bakterileri minimize etmeye yardımcı olmak için fırça başlığını detaylı bir şekilde dezenfekte etmek fayda sağlayacaktır" diye konuştu.

DİŞ KLİNİKLERİNİN HİJYEN KOŞULLARI ÇOK ÖNEMLİ

"Bu dönemde kişilerin evlerinde kendilerine uyguladıkları hijyen, temizlik ve bakımlarının yanı sıra, dişleriyle ilgili sağlık problemleri olanlar, tedavilerini mutlaka yaptırmalıdır" diyen Prof. Dr. Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii ki, salgının boyutu ve ciddiyeti düşünüldüğü zaman, diş tedavisi için seçilen kurumun koşullarının çok önemli olduğu gerçeği masaya yatırılır. Diş kliniklerinde mutlaka ortam dezenfeksiyonu yapılmalıdır.

Tedavinin gerçekleşeceği kurum ve bunu uygulayacak olan hekimin önlemler konusunda çok dikkatli olması gerekir...
Özellikle yaşı ilerlemiş olan hastaları, bekleme odalarında çok bekletmeden hemen tedaviye almaları gerekir. Tercihen sabah ilk randevu saatinde tedavileri yapılmalıdır.

Ağız bakımı kötü olan, diş eti enfeksiyonlarının, diş eti kanamalarının ve, diş çürüklerinin arttığı hastalara süre kaybetmeden bir tedavi haritası çıkarmaları gerekir.

Diş hastalıkları tedavi edilmediği durumda, diş kayıpları, diş eti iltihapları ve enfeksiyonlarına sebep olabilir.

Enfeksiyon immün sistemi de baskılayan bir sorundur. Diş eti enfeksiyonu yaşayan birinin üzerine bir de corona virüse maruz kalması, hastalığı daha sıkıntılı ve ağır geçirmesine neden olabilir.

Ağzında şişlik, tümör, kist gibi problemleri olan kişilerin, bunları fark etmelerine rağmen virüs tedirginliğiyle tedavi olmamaları bu tür hastalıklara teşhisin geç konulmasına sebep olabilir. Bu da hayati tehdit yaratan durumların oluşmasına olanak sağlayabilir.

Karantina sürecinde getirilen kısıtlamalar nedeniyle bazı hastalar psikolojik yönden de etkilendiler. Kliniğimize gelen hastalarda, diş sıkma ve gıcırdatma şikayetlerinde de artış yaşandı. Bu problemlerin de çözüme kavuşturulması için çeşitli çalışmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

Yukarıda verilen tüm bilgilerin sonunda şunu söyleyebilirim, Sıkı önlemler eşliğinde, uzman hekimlerin yer aldığı ve uygulamaları pandemi dönemine uygun olan kurumlarda diş tedavileri yapılmalıdır. Hastalarımız ağız sağlığı açısından tehlike arz eden durumlarda, kontrol ve tedavilerini aksatmadan yaptırmalıdır."

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.