Trump, "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. " ifadelerini kullanmıştı.
ABD-İran görüşmelerinde son durum
ABD ile İsviçre'de, mutabakatın uygulanması amacıyla müzakere yürüten İran heyetinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı tehdidinin ardından müzakere alanını terk ettiği iddia edilmişti kısa bir süre sonra Axios muhabiri Barak Ravid'e konuşan diplomat iddiaları yalanladı. Öte yandan İran, görüşmelerle ilgili İran petrolüne yönelik yaptırımların geçici olarak kaldırılmasına ilişkin taslak metin nihai hale getirildiğini bildirdi
İranlı heyet, ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı kullandığı "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. Pezeşkiyan ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz” ifadelerinin ardından müzakere alanını terk ettiği iddia edildi.
İDDİAYA YALANLAMA
İran heyetinin, mutabakatın uygulanması amacıyla yürütülen müzakere alanını ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı tehdidinin ardından terk etmediğini ve görüşmelerin devam ettiğini öne sürdü.
Ravid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın İsviçre'de süren müzakerelere ilişkin haberine yönelik paylaşım yaptı.
Müzakerelere katılan bir diplomattan aldığı bilgiyi aktaran Ravid, "İranlılar ayrılmadı ve ABD ile aralarındaki görüşmeler devam ediyor." ifadesini kullandı.
İRAN: CİDDİYE ALMIYORUZ
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidine ilişkin, “ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz.” dedi.
Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından ABD Başkanı Trump’a cevap verdi.
Ülkesinin tehditlere karşı boyun eğmeyeceğine vurgu yapan Kalibaf, “Tehditleri bir sonuca ulaşsaydı bugünkü çaresizliğe düşmeyeceklerini hiç düşünmüyorlar mı? ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kalibaf, ABD’li yetkililerin açıklamalarına dikkat etmeleri gerektiğini, İran Silahlı Kuvvetleri’nin tehditlere farklı şekilde karşılık vermeye hazır olduklarını belirtti.
YAPTIRIMLARIN GEÇİCİ OLARAK KALDIRILMASI İLE İLGİLİ TASLAK NİHAİ HALE GETİRİLDİ
İran müzakere heyeti üyesi Hüseyin Kurbanzade, İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılması ile ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini söyledi.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Kurbanzade, İran-ABD görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Lübnan'da savaşın sona erdirilmesi konusu kesinleşmedikçe, mutabakat zaptının diğer maddelerinin de uygulama aşamasına girmeyeceğini vurgulayan Kurbanzade, İsviçre’de ana müzakere görüşmelerinin yanı sıra teknik konularda da farklı görüşmeler yapıldığını söyledi.
Kurbanzade, teknik konularda yapılan görüşmelerde İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılmasıyla ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini belirtti.
İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması hususunda da Katar heyeti ile görüşüldüğünü söyleyen Kurbanzade, ikili ve çok taraflı toplantıların en önemli konusunun, mutabakat zaptının 13. maddesi olduğunu dile getirdi.
HİZBULLAH: KABUL EDİLEMEZ
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Lübnan'da İsrail'e hareket serbestisi tanıyan bir ateşkesin "saldırıların devamı" anlamına geleceğini ve bunun "kabul edilemez olduğunu" belirtti.
Hizbullah lideri Kasım, yaptığı televizyon konuşmasında, Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin başkenti Washington'da yapılması planlanan doğrudan müzakereler hakkında açıklamalarda bulundu.
Kasım, Beyrut'un Tel Aviv ile müzakerelerini eleştirerek, "Düşmanla doğrudan müzakere, tavizlerden başka ne kazandırdı?" diye sordu.
"İsrail, Lübnan'da kalmayacak." ifadeleriyle İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerektiğini vurgulayan Kasım, "Ateşkesin herhangi bir şekilde ihlal edilmesine karşı koyacağız." dedi.
Kasım, "İsrail'e hareket özgürlüğü tanıyan bir ateşkes, saldırıların devamı anlamına gelir ve bunu kabul etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada ise Lübnan heyetinin katıldığı doğrudan müzakerelerin Lübnan'ı "boyun eğmeye ve teslimiyete zorlamayı hedeflediği" ve "ülke egemenliğini ihlal ettiği" savunuldu.
Açıklamada, İsrail ile müzakerelerden "hiçbir fayda beklenmeyeceği" ifadeleri kullanılırken, söz konusu girişimin "kusurlu ve şüpheli" olduğu kaydedildi.
ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ
DHA'nın haberine göre ABD ile kalıcı barış anlaşmasına yönelik müzakerelere katılacak İran heyeti İsviçre'ye ulaştı. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İran heyetinin İsviçre’ye varışını memnuniyetle karşılıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
İran basını da gelişmeyi doğrulayarak ABD ile yürütülecek müzakerelerde Tahran’ı temsil edecek heyetin İsviçre'ye ulaştığını duyurdu.
Görüşmelerin Bürgenstock kasabasında yapılacağı belirtildi. İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf liderlik ediyor.
ABD BAŞKAN YARDIMCISI VANCE DE İSVİÇRE'DE
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance de, İran ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi.
İHA'nın haberine göre dünyanın gözü bugün İsviçre'de düzenlenecek ABD-İran müzakerelerinde olacak. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi. Vance'i taşıyan uçak, yerel saatle 05.59'da Emmen Hava Üssü'ne iniş yaptı. Barış müzakerelerine katılacak ABD heyetinde, JD Vance'in yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner de yer alıyor.
JD Vance, İsviçre için yola çıkmadan önce Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Havalimanı'nda gazetecilere açıklamada, "Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes meselesinde ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum. Bana göre odaklanacağımız iki büyük konu bunlar olacak" ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, müzakerelerin "birkaç gün" süreceğini belirterek, kendisinin İsviçre'de "bir ya da iki gün" kalacağını söyledi. Vance, müzakerelerin ilk turunun amacının "gerçek müzakere yapısını ve sürecini oluşturmak" olduğunu vurguladı. JD Vance ayrıca, üst düzey görüşmelerin ilk turu tamamlandıktan sonra da İsviçre'de devam edebilecek teknik uzmanlar düzeyindeki çalışma görüşmelerinin yapılacağını belirtti.
İRAN HEYETİNE GALİBAF LİDERLİK EDİYOR
İran medyasının bildirdiğine göre, İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf liderlik ediyor. Heyette ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi üst düzey isimler de yer alıyor. Öte yandan ABD ile İran arasındaki müzakerelere katılacak olan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir de İsviçre'ye ulaştı. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'nin de görüşmelere katılması bekleniyor.
HÜRMÜZ İDDİASI
ABD ve İran, müzakereler sürerken 60 günlük bir ateşkes üzerinde anlaşmış olsalar da, İran Devrim Muhafızları Ordusu dün İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağını duyurmuştu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin iddiaları reddederek, boğazın açık olduğunu belirtmişti. Hawkins, "Deniz trafiği akmaya devam ediyor ve ABD güçleri durumun bu şekilde sürmesini sağlamak için gelişmeleri izlemeyi sürdürüyor" demişti.
PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF DE KATILDI
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının devamı niteliğindeki teknik düzey görüşmelere katılmak üzere İsviçre'ye gitti.
Pakistan Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, ABD-İran görüşmelerine katılmak üzere İsviçre’nin Zürih kentine giden Başbakan Şahbaz Şerif’e, Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in eşlik ettiği bildirildi. Şerif ile Munir’in, Zürih’ten görüşmelerin yapılacağı Burgenstock kentine hareket ettiği kaydedildi.
GÖRÜŞME BAŞLADI
İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, ilk olarak Pakistan ve Katarlı arabulucular ile görüşeceklerini, öğleden sonra ise ABD-Pakistan-Katar'ın katılımıyla dörtlü toplantının gerçekleştirileceğini açıkladı. Katar Dışişleri Bakanlığı da, Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasındaki görüşmelerin başladığını duyurdu.
Bekayi, İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin ilk teknik görüşmeler hakkında açıklamalarda bulundu.
Sözcü Bekayi, İran müzakere heyetinin ilk olarak Pakistan ve Katarlı arabulucular ile bir araya geleceğini öğleden sonra da İran-ABD-Pakistan-Katar dörtlü toplantısının gerçekleştirileceğini belirtti.
Görüşmelerin odak noktasının savaşın sonlandırılması ve mutabakat zaptının uygulanması olacağını kaydeden Bekayi, İsrail’in Lübnan’da ateşkesi ihlal ettiğini ve bu konunun görüşmelerde ele alınacak en önemli mesele olduğunu vurguladı. Bekayi ayrıca, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusu ve İran'a petrol satışı için gerekli iznin verilmesi meselesinin de görüşmelerde gündeme geleceğini dile getirdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı, Katar ve Pakistan’ın ara buluculuğunda ABD ile İran arasındaki görüşmelerin İsviçre’de başladığını duyurdu. Zirveye ABD, İran, Pakistan ve Katar'dan üst düzey temsilcilerin katıldığı belirtildi. Bakanlık açıklamasında, görüşmenin, 'mutabakat zaptında ele alınan tüm hususları kapsayan kapsamlı ve kalıcı bir anlaşmanın sonuçlandırılmasına yol açmasının umulduğu’ ifade edildi.
VANCE: TRUMP YENİ BİR SAYFA AÇMAMIZI İSTEDİ
Görüşmede açıklama yapan Pakistan Başbakanı Şerif, "Eve döndüğümüzde elimizde çok güzel bir anlaşma olacak." dedi. ABD Başkan Yardımcısı Vance de, "Barış her zaman çalışma ister. Büyük ilerleme kaydettik. ABD ve İran hiç bu kadar üst düzeyde buluşmadı. Hürmüz Boğazı'nın açılması önemli. Lübnan'da olanlarla ilgili çalışmaya devam edeceğiz. Trump yeni bir sayfa açmamızı istedi. İran halkıyla olan ilişkimizi dönüştürebiliriz." ifadelerini kullandı.
Vance, "Hürmüz Boğazı’nın açılması ve İran nükleer programının sona erdirilmesi zaten gerçekleştirilmiş şeylerdir. Şimdi soru, birlikte ne kadar daha fazlasını başarabileceğimizdir. Orta Doğu’daki ilişkileri kalıcı olarak değiştirebilir miyiz, yoksa eski yöntemlere geri mi döneriz; bu bizim tercihimiz değildir ancak kesinlikle gerçekleşebilecek bir durumdur." şeklinde konuştu.
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin ilk teknik görüşmeler, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda, İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında başladı.
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD-İran görüşmeleri için İsviçre'de bir araya geldi ve görüşmelerin ardından basın açıklaması yaptı.
ŞERİF: "BARIŞI VE REFAHI TEŞVİK EDECEK BİR ANLAŞMA UMUYORUZ"
Pakistan Başbakanı Şerif, "En içten duygularımla şunu ifade etmek isterim ki, bugün burada, bu toplantının gerçekleşmesini sağlayan vizyoner ve son derece dinamik liderliği dolayısıyla Başkan Donald Trump'a teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Şerif, burada, çok verimli sonuçlara yol açacağını umdukları, son derece yapıcı görüşmeler gerçekleştireceklerine inandığını dile getirerek, "ABD heyetine liderlik eden Başkan Yardımcısı J.D. Vance'a üstün liderliği için teşekkür etmek istiyorum. Katar Başbakanı benim çok değerli ve sevgili bir kardeşimdir. Elbette Mareşal Asım Münir'in de son derece istikrarlı bir rolü oldu. Kendisi büyük bir azim ve sabır sergiledi. Tüm bu çabaların sonucunda bugün burada, bu güzel Bürgenstock'ta bir araya geldik. Burada bulunmak gerçekten büyük bir mutluluk. Umarım evlerimize döndüğümüzde elimizde barışı, ilerlemeyi ve refahı dünya genelinde teşvik edecek çok değerli bir anlaşma olur" ifadelerini kullandı.
VANCE: "TRUMP, DİPLOMATİK ÇÖZÜM İÇİN BİZE YETKİ VERDİ"
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, "Her şeyden önce, burada bir araya gelen tüm değerli liderlere selamlarını gönderen ABD Başkanı'na teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Amerikan halkı için, ama aynı zamanda dünya için de önem taşıyan birçok konuda diplomatik bir çözüm bulmamız için bize yetki verdi" dedi.
Hürmüz Boğazı'nın açılması, İran'ın nükleer programının sona erdirilmesi konularının zaten başarıldığını söyleyen Vance, şöyle devam etti:
"Şimdi önümüzdeki soru, birlikte daha ne kadarını başarabileceğimizdir.Yeni bir sayfa açabilir miyiz? Orta Doğu'daki ilişkileri kalıcı olarak değiştirebilir miyiz? Yoksa eski yöntemlere geri mi döneceğiz? Bu bizim tercihimiz değil, ancak elbette gerçekleşme ihtimali bulunan bir durum.
Bazı teşekkür notlarım daha var. Öncelikle Pakistan Başbakanı'na teşekkür etmek istiyorum. Kendisi Başkan'ın yakın dostu, benim de yakın dostum. Liderliğiyle, dikkatli ve becerikli bir müzakereci olarak bizi bugün bulunduğumuz noktaya taşıdı. Pakistan'ın Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir'e de teşekkür etmek istiyorum.
Şunu söylemeliyim ki, Başbakan ile birlikte bizi İslamabad'da ağırladığından beri Mareşal Münir hakkında sık sık bir şaka yapıyorum. Hayatımda benim için çok önemli iki kişi olduğunu söylüyorum: Biri Hintli, diğeri Pakistanlı. Hintli olan eşim, Pakistanlı olan ise Mareşal Münir. Muhtemelen son üç ay içinde Mareşal Münir ile başka herhangi birinden daha fazla konuştum. Onun devlet adamlığı olmasaydı bugün burada olmazdık. Kendisi bir askeri liderdir, ancak aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nin olağanüstü bir dostudur ve bizi bu noktaya getiren sürecin önemli bir parçası olmuştur.
Bence sadece Amerikan halkı değil, dünyanın dört bir yanındaki insanlar da bizi bu ana getiren unsurları takdir ediyor. Başkan'ın liderliğini ve Ortadoğu'nun 10 yıl sonra, 10 yıl önce olduğundan çok farklı bir yer olması yönündeki vizyonunu. Burada başarmaya çalıştığımız şey aslında çok basit, diplomasi yoluyla, birlikte çalışarak Ortadoğu'yu dönüştürmek. İran ile Körfez ülkeleri, uzun yıllardır ya savaş halinde ya da son derece gergin ilişkiler içinde oldu. İran, bölgesel istikrarsızlığın önemli kaynaklarından biri olarak görüldü.
"ENERJİ FİYATLARININ DÜŞTÜĞÜNÜ VE BARIŞIN SAĞLANDIĞINI GÖRDÜK"
Şimdi ise herkesin birlikte çalışarak barışı ve refahı teşvik edebileceği bir gelecek görüyoruz. ABD'de şimdiden bunun sonuçlarını görmeye başladık. Enerji fiyatlarının düştüğünü gördük. Petrol ve doğal gaz akışının serbest şekilde devam ettiğini gördük. Barışın sağlandığını gördük. Şimdi ise bunun üzerine inşa ederek gelecekte daha iyi ve daha sürdürülebilir bir düzen kurup kuramayacağımızı görmek istiyoruz.
Bu tarihi bir toplantıdır. Son birkaç ay dışında, yani İslamabad ve buradaki görüşmeler haricinde, İran ve ABD liderlikleri daha önce hiçbir zaman bu kadar üst düzeyde bir araya gelmemişti. Başkan'ın bizden istediği şey yeni bir sayfa açmak, İran halkıyla ilişkilerimizi dönüştürmek ve uzatılmış bir dostluk eli sunmaktır. Bu mesaj İran halkına şunu söylüyor: Eğer liderliğiniz bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olmaktan vazgeçmeye istekliyse, eğer uzun vadeli olarak nükleer silah hedeflerinden vazgeçmeye hazırsa, Amerika Birleşik Devletleri de bu ülkeyle ilişkilerini köklü biçimde dönüştürmeye hazırdır. Bizim hedefimiz kesinlikle budur. Sadece son birkaç saat içinde bile önemli ilerlemeler kaydettik ve önümüzdeki saatlerde de ilave ilerlemeler sağlayacağımıza inanıyorum."
AL SANİ: "BU ANLAŞMA YALNIZCA BÖLGENİN DEĞİL, DÜNYANIN GÜVENLİĞİ İÇİN DE ÖNEMLİ"
Katar Başbakanı Al Sani de şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle Sayın Başkan Yardımcısı, Sayın Başbakan, sizi burada ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Sizin liderliğiniz ve Mareşal'in liderliği, bugün bizi burada buluşturan süreci başlattı. Sanırım hepiniz bu toplantının ne kadar önemli olduğunu, bu buluşmanın ne kadar tarihi bir nitelik taşıdığını ve bu anlaşmanın ne kadar büyük bir anlam taşıdığını vurguladınız. Bu anlaşma yalnızca bölgenin güvenliği için değil, dünyanın güvenliği ve küresel ekonomi açısından da büyük önem taşıyor. Başardığımız şeyleri, Sayın Başkan Yardımcısı, Sayın Steve Witkoff ve Jared Fischer'ın, Başbakan'ın ve Mareşal'in ortaya koyduğu özveri ve yoğun çalışma olmadan gerçekleştiremezdik. Aynı şekilde İran tarafında da Dr. Ali Bahador ve Dr. Arakçi'nin katkıları önemliydi. Hepinize liderliğiniz ve kararlılığınız için teşekkür etmek istiyorum. Bizi aynı masada buluşturan şey bu iradeydi. Ancak bugün asıl kutlama günü değil. Asıl kutlamamızı nihai anlaşmaya ulaştığımızda yapacağız. Umarım bu sadece bir başlangıçtır ve herkese en iyi dileklerimi sunuyorum. Katar, çözüme ulaşılıncaya kadar bu ortaklığı ve arabuluculuk çabalarını desteklemeye kararlılıkla devam edecektir. Bölgemize daha fazla barış, refah ve umarım daha iyi bir gelecek getirilmesi için her zaman bir ortak olmaya devam edeceğiz."
VANCE: "LÜBNAN'DAKİ ATEŞKESİN KORUNMASINDA ÖNEMLİ İLERLEME SAĞLANDI"
Açıklamaların ardından gazetecilerin soruları yanıtlandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, bir soru üzerine, Lübnan'daki ateşkesin korunması konusunda son günlerde önemli ilerleme sağlandığını belirterek, ABD'nin hedefinin, tam kapsamlı bir bölgesel ateşkes ve kalıcı barış olduğunu söyledi. Vance, Lübnan'daki ateşkesin korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında son birkaç gün içinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade etti.
Ateşkes süreçlerinin karmaşık olduğunu belirten Vance, son aylarda ve son haftalarda bölgede kayda değer gelişmeler yaşandığını söyledi. ABD Başkanı'nın kendilerini tam kapsamlı bir bölgesel ateşkes sağlama hedefiyle görevlendirdiğini belirten Vance, Katar, Pakistan ve İsrail ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını kaydetti.
Bölgesel barış için çaba gösterdiklerini vurgulayan Vance, taraflar arasında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşanabileceğini ancak Lübnan konusunda gelinen noktadan memnun olduklarını ifade etti. ABD'nin son aylarda Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesi için yoğun çaba harcadığını söyleyen Vance, bu yöndeki çalışmaların süreceğini belirtti.
"BUGÜN İTİBARIYLA TEKNİK MÜZAKERELER BAŞLADI"
Barışın emek ve karşılıklı fedakarlık gerektirdiğini dile getiren Vance, ABD Başkanı'nın yalnızca ABD ile İran arasında değil, bölgesel ölçekte de barışın sağlanmasına kararlı olduğunu söyledi.
İsviçre'de başlayan görüşmelere de değinen Vance, bugün itibarıyla teknik müzakerelerin başladığını belirterek, sürecin tüm anlaşmazlıkları kısa sürede çözmeyeceğini ancak tarafların öncelikli meseleleri belirleyerek çözüm üretmesine imkan sağlayacağını ifade etti. Vance, görüşmelere katılan siyasi liderlerin teknik müzakerelerin çerçevesini oluşturmak ve müzakere heyetlerine destek vermek amacıyla bir araya geldiğini kaydetti.
İRAN'DAN LÜBNAN AÇIKLAMASI
İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi de, mutabakat zaptına ilişkin İsviçre’de yürütülen görüşmeler hakkında, “Lübnan dahil bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesi hükmü uygulanmadığı sürece nihai anlaşma için müzakerelerin başlaması mümkün değil.” dedi.
Bekayi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının mutabakat zaptının beş maddesinin yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirten Bekayi, “Mutabakat zaptının 13. maddesine göre, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının, ABD’nin 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelere dayalı yükümlülüklerinin yerine getirilmesine bağlıdır. Özellikle 1. maddede belirtilen, Lübnan dahil bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesi hükmü uygulanmadığı sürece müzakerelerin başlaması mümkün değil.” ifadelerini kullandı.
Bekayi, ülkesinin, mutabakat zaptındaki taahhütlerinin hayata geçirilmesi hususunu ciddiyetle takip ettiğini hatırlatarak, İsviçre’deki görüşmelerin odak noktasının, savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sonlandırılması, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve İran’ın petrol ihracatı yapabilmesine ilişkin gerekli düzenlemeler olduğunu söyledi.
Bekayi daha önce yaptığı açıklamada, İran müzakere heyetinin ilk olarak Pakistan ve Katarlı arabulucular ile bir araya geleceğini öğleden sonra da İran-ABD-Pakistan-Katar dörtlü toplantısının gerçekleştirileceğini belirtmişti.
"KATAR'DA BLOKE EDİLEN 6 MİLYAR DOLARIMIZ GERİ DÖNECEK"
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da, ABD'yle varılan mutabakat metnindeki maddelerin ülkesinin lehine olduğunu belirterek, Katar'da bloke edilen 6 milyar doların İran'a döneceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, başkent Tahran'daki Merkez Bankası konferans salonunda düzenlenen 33'üncü Para ve Bankacılık Politikaları Sempozyumu'nda konuştu.
ABD'yle varılan mutabakat metnindeki maddelerin ülkesinin lehine olduğunu ifade eden İran Cumhurbaşkanı, "Müzakere sürecinin bugün başlamasıyla, Katar'da bloke edilen 6 milyar dolarımız geri dönecek." dedi.
ABD'nin tek talebinin "İran'ın nükleer bomba sahibi olmaması" olduğuna işaret eden Pezeşkiyan, bu konunun eski ülke lideri Ali Hamaney tarafından defalarca dile getirildiğini ve bunun zaten İran'ın istemediği bir husus olduğunu yineledi.
"URANYUM ZENGİNLEŞTİRME HAKKIMIZDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ"
Ülkesinin nükleer faaliyetlerinin devam edeceğini dile getiren Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı:
"Kesin olan şudur ki uranyum zenginleştirme hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz ve karşı taraf da bunu kabul etmek zorunda kalacaktır. Geçmişte bize füzelerimizden vazgeçmemiz gerektiğini söylüyorlardı ancak bugün İran halkının bu hakkını kabul etmiş durumdalar."
ABD yaptırımları nedeniyle İran’ın bazı ülke bankalarındaki petrol satışlarından sağladığı paraları bloke edilmişti. Tahran yönetimi ABD’yle görüşmelerinde yaptırımların kaldırılması ve bloke edilen paraların serbest bırakılmasını istiyor.
"HALKIN SOKAĞA ÇIKMASINDAN ENDİŞE EDİYORUM"
Tahran'daki başka bir programda konuşan Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'daki toplumsal birlik ve beraberliği hedef aldığını vurgulayarak, söz konusu toplumsal birliğin ABD'yi müzakereye mecbur bıraktığını savundu.
Eski Savunma Bakanı Mustafa Çamran'ın 45. ölüm yılı münasebetiyle düzenlenen törende konuşan Pezeşkiyan, "Düşman, halk arasında birlik ve beraberliğin oluşacağına inanmıyordu. Toplumsal birliğimiz ABD'yi müzakereye mecbur etti. En büyük gücümüz halkımızın birliğidir." dedi.
İran'da halkın ekonomik sorunlar nedeniyle sıkıntı içerisinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı, "Halkı memnun edememekten ve insanların protesto için sokaklara çıkmasından endişe ediyorum." ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, halkın sorunlarını çözmekle yükümlü olduğunu bu sorumluluğun kendisine ait olduğunu kaydetti.