Dünyanın en iyi köyleri belli oldu: Türkiye’den dört yer listede
Dünyanın en iyi köyleri listesi açıklandı, Türkiye bu yıl dört farklı noktasıyla dikkat çekti. Doğası, kültürü ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla öne çıkan köyler arasında Ege'den Akdeniz'e uzanan adresler yer aldı. Uluslararası listede kendine yer bulan bu köyler, sahip oldukları doğal güzellikler ve yerel yaşam kültürüyle dünya çapında öne çıkmayı başardı.
Dünyanın en iyi köyleri belli oldu, Türkiye’den dört yer listeye girmeyi başardı. UN Tourism tarafından açıklanan Best Tourism Villages listesinde bu yıl toplam 52 köy yer alırken, Muğla’dan Akyaka, İzmir’den Barbaros, Mardin’den Anıtlı ve Antalya’dan Kale Üçağız Türkiye’yi temsil eden noktalar oldu. Seçilen köyler; kültürel mirası koruma, sürdürülebilirlik ve turizm potansiyeli kriterleriyle öne çıktı.
Listeye girmek göründüğü kadar kolay değil
Bu listeye girmenin tek ölçüsü köyün güzelliği değil. Kırsal turizmi nasıl yaşattığınız, doğal ve kültürel mirası nasıl koruduğunuz da tartılıyor. Bu yıl 29 ülkeden 270'i aşkın aday başvurmuş, elemeyi geçen 52 köy olmuş. Dördünün Türkiye'den çıkması, kırsalın turizmde son yıllarda aldığı yolu da gösteriyor
Türkiye’nin yavaş yaşam rotası: Akyaka neden farklı?
Dört köy içinde en tanıdık olanı muhtemelen Akyaka. Gökova Körfezi ile Sakar Dağı'nın arasında kalan bu kasaba, Türkiye'nin ilk Cittaslow, yani "sakin şehir" üyelerinden biri.
Ama Akyaka'yı ayıran asıl şey manzarası değil. Köyün içinde motorlu araç trafiği bilinçli olarak kısıtlanıyor ve ek olarak sahil şeridi yapıla konusunda sıkı kurallar mevcut. Bunun bir sebebi de coğrafya. Gökova, Akdeniz fokunun yaşadığı sayılı korunaklı koydan biri. Bu yüzden bölgedeki koruma kuralları başka yerlere kıyasla epey sıkı.
Barbaros'u "pembe köy" yapan o festival
İzmir Urla'ya bağlı Barbaros, taş evlerinin önündeki begonviller yüzünden çevrede "pembe köy" olarak anılıyor. Ama köyü asıl tanıtan, 2016'dan beri her yıl yapılan Korkuluk Festivali oldu. Köylüler tarladaki korkulukları renkli, kimi zaman iğneleyici figürlere çeviriyor, sonra sokaklara diziyor. Festival günü köyün içinde dolaşmak, dev bir kara mizah panosunda yürümeye benziyor.
Denizin dibinde antik kent: Kale Üçağız
Antalya Demre'deki Kale Üçağız ise antik Likya kenti Theimussa'nın üzerine kurulmuş. Evlerin arasında, denize bakan yamaçlarda kayalara oyulmuş Likya mezarları duruyor. Bazıları suyun içine kadar iniyor. Kekova'nın o ünlü batık şehrine de buradan açılıyorsunuz. Likya Yolu'nun durakları arasındaki köy, sakin koyları ve berrak suyuyla tam da listenin aradığı türden bir yer.
Anıtlı'da dokuz asırlık bir katedralin kalıntısı duruyor
Mardin Midyat'a bağlı Anıtlı'nın hikâyesi listedekilerin en eskisi. Köy, Tur Abdin denen ve yüzyıllarca Süryani Hristiyanlığının kalbi olarak görülen bölgenin tam ortasında.
Burada 2.000 yıllık olduğu söylenen bir Meryem Ana Kilisesi var. Asıl ağırlık ise Mor Sobo Katedrali'nin kalıntılarında. Bu yapı dokuz yüzyıl boyunca bölgenin dini merkezi olarak, metropolitlik makamı olarak kullanılmış.
Dar avlularda dolaşırken taşa işlenmiş o kadar çok geçmiş var ki, köy adeta taştan bir arşive dönüşüyor. Midyat'a son yıllarda akın eden ziyaretçinin köy ölçeğindeki yansıması da bu. Anıtlı'yı bu listeye taşıyan da o taşa kazınmış bin yıllık geçmiş.